Son 7 yıldaki ülke genelinde ve şehrimizdeki değişimin dayanılmaz görüntüsünü görmeyip ‘ne değişti ki ya?’ diyenler, farkında olduğu halde sadece siyasi nedenlerle ya da kişisel sebeplerle ‘hiçbir şey değişmedi’ diyenler fena halde yanıldıklarının sanıyorum farkına varacaklardır.
Aman bugün hangi belediye başkanı tutuklandı, hangi dindar hapse atıldı, hangi tarikata baskın yapıldı, hangi bürokrat gözaltına alındı, hangi siyasetçiye ne linçler yapıldı diye bekliyordu. Başbakan, Cumhurbaşkanı, bakan, mecliste hangi vekilin eşinin başı örtülü bunlar deşifre ediliyordu. Bu süreç bin yıl sürecek deniliyordu. Tanklar yürüyordu, Başbakan olmuş zatı muhtereme bile ‘p…k’ diyecek paşalar çıkıyordu. Saymakla bitmez ama genel olarak ifade edecek olursak muhafazakâr ve dindar kesimin tüm değerleri darmadağın edilip üçer beşer imha ediliyordu. YÖK’ü, Cumhurbaşkanı, koalisyon iktidarları, bakanları, emniyet güçleri, Jitemi, Mit’i, nasıl bir pozisyon almıştı hatırlayın.
Bakın 10 yıl önce dost sigorta olayıyla başlayan ve şehrimizde de şok etkisi yapan bir sürecin başlangıcından sonra neler yaşanmıştı neler. Muhafazakâr ve dindar camia korkudan tarumar olmuş, her akşam o zamanın televizyon ekranlarından bu camiayı karalayan, yaralayan, korkutan sindiren yüzlerce haber fışkırıyordu.
Bugüne baktığımızda ise dayanılmaz bir değişimi görmemek için kör ve sağır olmak lazım. Cumhurbaşkanı, Başbakan, One minuteler, İçişleri, Adalet, dışişleri Bakanları, Başbakanlık Müsteşarı, YÖK’ü, Çankaya’sı, MGK’sı, güvenlik güçleri, yargı, adalet, maliye, eğitim, sağlık ve bunların bakanlıkları, TRT’si, özel kanalları, ATV’si, Sabah’ı, Star’ı 24’ü, son alınan katsayının tarih olması kararı, Ergenekon’un dalga dalga gelen operasyonları, çeteler ve mafyalara vurulan darbeler, devlet içinde örgütlenen gizli yapıların deşifresi, çıkarılan ancak AYM tarafından iptal edilen başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliği, sağlıktaki muazzam dönüşüm, Sosyal Güvenlikte ki çağ atlama, iletişim ve teknolojideki büyük değişim, Türkiye’nin dünyadaki ağırlığı ve karizması, neyi sayayım, hangisini sayayım. Artık Anadolu insanı kendisini daha güvende ve rahat hissetmiyor mu? On yıl öncesine göre bazı korkuların yerini umutlar almamış mı? Karşıt cenahların vaveylaları bunu göstermiyor mu? Bir TRT Genel Müdürünü değiştirmek bile ne kadar zor oldu hatırlayın. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortalığı ana baba gününe çevirenleri düşünün, darbe çağrılarını, kışkırtmaları hatırlayın. İlla da bizim bir şey olmamız mı şart. Hayır, elbette değil. Yapıyorlar bir şeyler. Yanlışı olmuyor mu? Tabi ki oluyor, ama sayamadığım sadece az bir kısmını saydığım bu değişimi görmemek, duymamak, inkâr etmek ve hiçbir şey değişmedi, ne değişti ki? Demek bence insafsızlık ve vicdansızlık olur. Türkiye şartlarını, yerleşik yapıyı, bunun millet iradesi ile değiştirilmesinin ne denli zor olduğunu bilenler iyi bilir. Dün bu millete kan kusturanların bugün mahkemelerde sanık ve şüpheli olarak ifadeler vermezi, gözaltında veya tutuklu olması sizce hiçbir şey ifade etmiyor mu? Çok şey değişti çok. Bu değişime direnenler bunu çoktan gördü ama bizim insanımız bir türlü görmek istemiyor. Her şey zamanla. Bakınız bir tek katsayı değişikliği için yıllarca Cumhurbaşkanının değişmesini beklemedik mi? Cumhurbaşkanı değişecek ki YÖK Başkanı olarak bu milletin içinden çıkmış bir Anadolu insanını atayacak, yeni üyeler atayacak, sonra o YÖK Başkanı bu katsayıyı kaldıracak. Allah kolaylık versin. Zor ve uzun bir işin yarısına gelindi. Bu vatan hepimizin, vatanımızı çok seviyoruz ve onun için canımızı da elbette veririz. Milletimizi de ülkemizi de çok seviyoruz. Her şey daha ileriye gitmek için. Şehit torunu bu vatanın evlatlarının gerçek hâkimiyeti için… Dua edin, vicdanlarınızı bir yoklayın, nereden nereye gelindiğini görün ve önyargılardan sıyrılın. İnşallah ülkemiz çok daha demokrat, çok daha özgürlükçü, çok daha ilerlemiş ve büyük güç olmuş bir duruma gelecektir. Türkiye büyük olmalı ki dünyadaki Müslümanlara ve Türklere yardım edebilsin. Dış düşmanlarımız bunu bildiği için içerdekilerle sürekli ülkemizi güçsüz kılmaya çalışıyordu, ancak bu engel çok şükür aşıldı.
|