ALKIŞ
*Babası ve annesini ziyaret için Kayseri’ye gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e,
DUYDUNUZ MU?
*Cumhurbaşkanı Gül’ün Kayseri’de bulunduğu sırada Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da memleketi Kayseri’de bulunmasının ilginç olduğunu,
*Ergenekoncuların son umudunun HSYK üyeleri olduğunu bizzat açık açık söylemeye başladıklarını,
*HSYK’nın bugünkü toplantısında Ergenekon savcılarının akıbetlerinin karara bağlanacağını,
*Cindoruk ve Kanadoğlu’nun aynı çizgide ilerlemeye devam ettiklerini,
*Köksal Toptan’ın da Cindoruk’a yakın olması nedeniyle Ak partililer tarafından pek de fazla sevilmediğini,
*YAŞ kararlarının merakla beklendiğini, kamuoyunda son derece yıprananların terfi edip etmeyeceklerinin cevap bulacağını,
*Kayseri’de yaz sıcağının yeni yeni görülmeye başladığını,
*Kürt açılımının oldukça gürültülere neden olabileceğini,
*PKK’lılara af gelme ihtimalinin yüksek olduğunu,
*Siyasette Kayseri ekolünün yükselmeye ve güçlenmeye devam ettiğini,
*Kanadoğlu’nun damadı olan rektörün bile katsayı konusunda YÖK’e destek verdiğini,
*Maliye’nin sürücü kurslarını fena yakaladığını ve vergi kaçıranların canlarını acıttığını,
SON UMUTLARI HSYK İMİŞ
Vural Savaş bizzat açık vermiş. Son umudumuz HSYK demiş. Bir tarafta siyasette Ergenekon’un avukatı olduğunu defalarca söyleyen Baykal, diğer yanda başta Cumhuriyet gazetesi olmak üzere bazı medya gurupları, hatta dünkü yazısına göre Oktay Ekşi bile bu gurubun içinde olduğunu bizzat ortaya koymuş, diğer tarafta eski 28 şubatçı yeni Ergenekoncu isimler, Vural Savaş, Osman Özbek, Cindoruk, Atatürkçü Düşünce Derneklerinin önde gelen isimleri, bazı kendilerini laiklik arkasına saklayarak, onu kalkan olarak kullanan ve millete veryansın eden isimler ve en önemlisi Ergenekon şüphelilerinin son umutları HSYK imiş. Ertosun’a güveniyorlarmış. Ertosun ne yapacakmış? HSYK’daki kritik görevini kullanarak Ergenekon savcı ve hakimlerinin yerini değiştirip davanın seyrini mutlak surette çizgisinden çıkaracakmış. Daha önceki Şemdinli olayına döndermenin hesaplarını yapıyorlarmış. Bir ülkenin kaderi, bir ülkenin çetelerden mafyalardan gizli oluşumlardan kurtulma sürecinde HSYK’deki üçbeş kişinin eline bırakılması ne garip değil mi? Ben bir vatandaş olarak buna isyan ediyorum. Ülkenin kaderi üç yargıcın elinde olamaz. Olmamalı. Hem de konu çeteler, mafyalar, demokrasi dışı darbe oluşumları olunca. Bakalım bugünkü toplantı nasıl sonuçlanacak?
DÜĞÜN SAHİPLERİ MAĞDUR OLUYOR
Şehrimizde konvoy ve korna yasağı var. Düğünlerde şehrin işlek caddelerinde konvoy oluşturmak, korna çalmak yasak. Ama şu düğünlerin son derece fazla olduğu, sıcakların sinir bozduğu sıralarda uygulamada biraz tolerans göstermek de elbette polisin elinde. Bu konuda çok şikayetler yansıyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir düğün töreninde gelin arabası tam 2 saat bekletilmiş. Önce konvoy durdurulmuş, gelin arabası, gelin damat bir tarafa çekilmiş, ortamda tartışma meydana gelince düğün 2-3 saat gecikmiş, gelin damat ortada kalmış, tatsız olaylar meydana gelmiş. Tamam şehrin gürültü ve görüntü kirliliğinden kurtulması lazım ancak çok absürt olmadığı ve aşırı rahatsız etmediği müddetçe de görevlilerin biraz müsamahakar davranmasında fayda var. Adam çocuğunu evlendiriyor ama sanki cenaze evi gibi olmasını bekleyemeyiz. Elbette mahallesinde konvoy yapıp taşkınlık yapmadan kornasına da basıp düğün evi olduğunu etrafa göstermek durumundadır. Sessizce mi gelsinler, düğün mü var yoksa cenaze mi var bilinmeyecek kadar sessizliğe mi bürünsün? Biraz insaflı olmak lazım. Ha bunu derken elbette taşkınlık yapan, şehrin her tarafında trafiği kilitleyen, kornaları yarım saat çalan görmemişlere de izin verilsin demiyorum. Bunun bir ortayolu ve makulu vardır. Bu makulu koruyalım diyorum.
BÜYÜKŞEHİR YAYINLARI
Cuma günü Büyükşehir Belediyesi yayınları tarafından çıkan yeni kitapların tanıtım toplantısına katıldım. Kayseri’de yazar çizer, düşünür kim varsa çoğunlukla oradaydılar. Kayseri’nin tarihi ve tarihteki sosyal kültürel hayatı ile ilgili çıkan yeni kitaplar önemli bir açığı kapatıyor. Belediye’nin son yıllarda kültüre ve kitaba ne kadar önem verdiğinin de bir sembolü olarak görülebilir. Bence artık Belediye’nin bir Kültür A,Ş kurması zamanı gelmiştir.
MIŞ
Kayseri araştırma Hastanesi’ne Doçent bir başhekim atanmış ve hastanenin ikinci bir tıp fakültesi gibi çalışmasının önü açılmış.
DAMLA
Mal ve para baştaki külah gibidir. Külaha sığınan ise keldir. Güzel saçları olan kişiye gelince, külahı giderse ona dah hoş gelir.
|