Makalemizin üzerinden 3-5 gün geçmedi ki matbuatımızı kırateyleyen okuyucularımız bu şifahane neredir diyerek kelam buyur muşlar? Onlara taze emareler, vesikalar verip fazlasıyla azab etmek istemeyiz.
Önceki Pazar ve ertesinde mesai dahilinde Şifahane’ nin mahzen katında cübni Mıstafa tarafından ( Ciğer Şifahanesinden Sarız Livası Şifahanesine sürgün eylenen Mıstafa ile aynısı) Uzunyayla’nın en yahşi sütlerinden imal edilmiş penirlerin büyük maşrapalara basılması, aynı Mıstafa’nın baştabip tarafından basılması ve parlatılması şifahanenin son müzevviratı. Son müzevverata göre Mıstafa Beg bu işi amel ederken acenteden çalışan şifahane amelelerini de yanında maşrapa yıkama ve basma amellerinde kullanırmış. Bu Mıstafa laf dinler mi? Dinlemez devam eylemiş penir basmaya. Şifahanenin mahzen katının mandıraya çevrilmesi şifahanenin mikrop yuvası olmasına amil olur mu bilinmez amma velakin Şifahanenin idare katının mevsim-i şitalık düdüklük penirleri bitmiş ola.
Nisaların, taze balaların ve yarımcıkların şifahanesinde pardon şantiyesinde nafia işlerinden sorumlu adam ve inşaiyye ile amel eden ameleler Nisa Cerrahhanelerinin yıkımı ile meşgul imişler. Rivayet olunanlar göre nisa kabinleri evvela yıkılıp sonra inşa edilmiş sonra mı yine tarumar edilmiş.. Yazık değil midir bu milletin akçelerine. Ortada dolanan Balaların tek hekimbaşı da bunlara zimmet gerek zimmet der dururmuş. Şifa bekleyen biçarelerin oturup soluklandıkları cem ettikleri yerlerde de inşaiyye işleri başlamış. Neymiş Baştabip bu şifahaneyi Istanbul’dan gelip eski memleket şifahanesini asri hale bine edenlerinki gibi bina etmek istermiş. Zor iş. Yapılan masraflar haram boyutunu çoktan aşmış. Şifahaneyi idare edenler israfın içindesiniz. Dün yapıp bugun tarumar ediyorsunuz. Kul sual etmezse Hak Teala bunun hesabını mutlak sual eder.
Balaların ve yarımcıkların Baştabibi son demlerde şifahaneyi terki diyar eyleyen Balaların Hekimbaşlarına veryansın eder dururmuş. Baştabip ve Çakma Baştabip oturmuşlar hasbihal ederken, Esas Baştabip feryat-u Figan ederek beni yalnuz başıma bıraktılar. Şehr-in ileri gelenlerinin her yeri yak yık amma velakin orayı tamir eyle dediklerini şu lahza da yalnız kaldığını beyan eylemiş. Çakma Baştabip de tasdik eylemiş.
Giden gün Baştabip’i ziyadesiyle okkalı ve ziyadesiyle ince balalara ve şeker hastalığından muzdariplerin hekimbaşı gider ve şifahanenin hekim eksikliğinden dolayı tutulan vardiya buhranlarında amil olan eksiklik ve aksaklıklardan bahsederken kendisinin de taze balaların kesif takiplerinde eksikliğinin olabildiğini itiraf eylerken Baştabip bu hekim ablaya teessür içine girme diğer şifahaneden gelenler senden daha fenadır ferman eylemiş. Ey Baştabip
orada şifa bulmayı bekleyenler kimden medet umar. Ey Allahım yardım eyle Bala ve yarımcıklara. Allah’tan Gevher Nesibe Şifahanesi var da fena balalar ve yarımcıklar oraya giderler.
Bu anlatılanlar tamamıyla doğru amma velâkin bu memlekette peynirlerin hangi mandırada doldurulacağını, basılacağını bilenlerin kayıtsız kalmaları nedeniyle sadece matbuat köşelerinde kalmaktadır. Türkçe feryat-figan eyledik anlaşılamadık. Cenab-ı Hak İnegöl, Tepecik, Zekai Tahir, Erciyes Şifahanelerinde görülen toplu taze bala ve yarımcıkların terki diyar eyledikleri gibi badireleri afetleri yaşatmasın. Bizden uyarması. Takdir vilayet makamınındır.