Nihayet beklenen gün geldi ve Türkcell Süper Lig’de haftalar sürecek zorlu maraton başladı. Temsilcimiz Kayserispor, galibiyet beklentisiyle gittiği Başkent deplasmanında Gençlerbirliği karşısında golsüz beraberlikle 1 puana razı oldu. Yani bir diğer deyişle evdeki hesap yine çarşıya uymadı !
Bunun böyle olacağı zaten taa başından belliydi. Çünkü, temsilcimizin gol yollarında etkili isimlere sahip olduğu söylenemez. Transfer döneminin başından beri alınacağı dillendirilen golcü oyuncu da ilk hafta maçına yetişmeyince beklenen sonuç ortaya çıktı. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Bence, izlediğim kadarıyla Kayserispor Ankara’da aldığı bu 1 puana şükretmeli. Çünkü, rakip Gençlerbirliği’nin kale çizgilerinden kurtarılan topları var.
Bizim Yönetim’i anlamak mümkün değil… Siz profesyonel ve çağı yakaladığını iddia eden bir kulüp olarak nasıl oluyor da sezon içerisinde eksiklerinizin farkında olamıyorsunuz ? Kayserispor geçtiğimiz sezon da az gol atan ama o oranda da az gol yiyen bir ekip görüntüsü vermişti. Bir türlü alınamayan golcü oyuncunun bence taa geçen sezon bitimine yakın tespit edilip transferi gerekirdi. Ama ne hikmettir bilinmez, bizimkiler sanki piyangodan çıkarcasına gidip Bolton Wanderers’ta üstelik kiralık oynayan ve ne yapacağı belirsiz olan bir oyuncuyu almak gibi bir yanlışa düşüverdiler !!!
Bu oyuncu eğer iyi olsa idi kulübü onu kiraya verir miydi ?
Bir diğer deyişle iyi bile olsa bizim takımımıza adapte olmasının zaman alacağı gerçeği nasıl unutulur ?
Bu adam kamplara katılmamış, arkadaşlarıyla uyum içine girememiş… Maradona olsa, bir yerde zorlanır.
Bence Kayserispor yanlışlarda ısrar ediyor. Bildiğimiz o yanlışları hemen her sezon gündeme taşıyor. Kurumsallaştığı iddia edilen temsilcimizin transfer gibi hayati bir pozisyonda bu yanlışlıklara asla düşmemesi gerekirdi çünkü şu aşamada yapılan tüm işler amatörce…
Bir diğer konu da Yönetim ile taraftarların arasında soğuk rüzgârların esiyor olması..
Bir kulübü başarıya taşıyan en önemli faktör tribündeki taraftarının desteğidir. Bu destek olmadan başarıya ulaşmayı beklemek hayalcilik olur. Süratle yönetim- taraftar soğukluğu giderilip barış sağlanmalıdır.
Kayseri Erciyesspor hakkında şu aşamada fikir belirtmek anlamsız olur. Ancak, geçtiğimiz sezon ligde kılpayı tutunan o takımın bu sezon hayli zorlanacağı ve belki de dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkabileceği gerçeğini de unutmamak ve ona göre radikal tedbirler almak şart !
Bir de sık sık gündeme getirilen ve yurtdışında yaşayan biz gurbetçilerin katılamayacağı bazı gerçekleri burada zikretmekte yarar var :
Şehrimizin model şehir olduğunu ileri sürenlere sormak gerek ..
Böyle bir trafik keşmekeşi acaba Avrupa’da hangi ülkede var ?
Düvenönü ve eski Terminal yanındaki kavşaklar hemen gün boyu inanılmaz tıkanıklıklara shne oluyor ama bizim yetkililerin belki de bunu bildikleri bile yok.
Vatandaş bu kavşaklarda dakikalar boyu beklemekten bizar oluyor. Çünkü , her yöne ışıklandırma sistemi konulmuş. Sürücü hangi ışığı bekleyecek, hangisine uyacak ?
Raylı sistemi göklere çıkartanlar acaba bu güvenlik görevlisi sistemini çok mu aradılar ?
Adamın işi sadece orayı beklemek.. Bilet satmak yok, gecenin bilmem ne saatinde bir yabancı bu sistemden yararlanmaya kalksa, ne yapacak ?
Bu duraklara pekala birer bilet otomatiği konulabilir ve insan faktörü devreden çıkartılabilirdi. Kontroller raylı sistem araçlarının içinde de yapılıp biletsiz binene ağır ceza uygulanabilirdi. Bu iş dünyada böyle ama bizde çok ilkel.
Bir başka konu da dünyanın hiçbir yerinde metro denilen sistem şehir terminali- hastaneler ve üniversite gibi sürekli hareket halinde olan, inilip binilen gelinip gidilen yerlere uğramadan gitmez. Ama bizde Organize Sanayi’de başlayan, stadı gören devlet hastanesi ve üniversitenin çook uzaklarında kalan bir sistem var. Bu çok yanlış bir uygulama. Bu projeyi hayata geçirenler acaba o ülkelere hiç gidip görmemişler mi ?
Bu nasıl bir raylı sistem projesidir ki hayati önemdeki yerlere uğramıyor ?
Son söz olarak kuruluşu taa Atatürk dönemine kadar uzanan demiryolu güzergahının şehir dışına çıkartılması kadar yanlış ve saçma sapan bir proje düşünülemez. Gidin bakın başta ülkelere.. Hangisi demiryolunu şehir merkezinin dışına taşımış ?
Şahsen bu konuda vatandaşın çok daha duyarlı olup sesini yükseltmesi ve yapılan bu yanlışa karşı tepki koyması gerektiği düşüncesindeyim.
Bir tarih bu şekilde yok edilemez !