Erciyes Üniversitesi güçleniyor, büyüyor, diğer üniversiteler arasında saygın bir konuma doğru ilerliyor. Yeni Rektör Fahrettin Keleştemur’un geldiği günden bu yana yaptıkları takdir ediliyor. Kendisi seviliyor, saygı duyuluyor. Öyle ki rektörlük seçimlerinde karşısında en güçlü aday olan Hukuk Fakültesi Dekanı İsmail Kayar’ın dekanlık süresini bile uzatıyor. Üniversite’de birtakım olumlu şeyler oluyor, görevleri yetkileri dekanlara dağıtıyor. Erciyes üniversitesi belki de ilk defa şehre, halka, topluma yakın duran, onların beklentilerine kısmen de olsa cevap verebilecek bir rektörle tanışıyor. Buraya kadar güzel. Ama geçtiğimiz günlerde de verdiğimiz bugün de manşetimizde yer alan haberde konu olan öğrenci evi adı altında lojman yasağının delinmesi hadisesi ve bir tür hileye Rektör Keleştemur nasıl bir tavır takınacak? Öğrenci evi tabelasının arkasına gizlenmiş 198 adet lüks lojman uygulamasına dur demeyecek mi? O da bu hile-i lojmaniyeye ses çıkarmadan tabi mi olacak? Rektör Keleştemur vicdani bir sınavdan geçiyor. Kendisinden önceye ait bir planlamaya ya ses çıkarmayıp bu hileye ortak olacak, ya da bu oyunu bozup “olmaz böyle şey, öğrencievi tabelasının arkasına lojmanı gizleyemezsiniz, burası madem öğrencievi olarak yapıldı öyle kalacak” diyecek. Ancak burada da bir sorun ortaya çıkacak. Çünkü yapılan sözde öğrenci evi 150 metrekarelik lüks lojman şeklinde olduğu için buralarda öğrenci nasıl kalacak? Bir daireye 10 öğrenci mi yerleştirilecek? 198 adet bu lüks lojmanlar ne yapılabilir? Bence satılabilir. Satılıp geliri ile öğrencilere yurt yapmak en doğrusu gibi görünüyor.
Aslında şunu söylemek istiyorum. Bulum yuvası olarak bilinen bir kurumun, toplumun aydınlarının yetiştiği ve yaşadığı bir kurumun halkı ve devleti aldatacak, tabelanın arkasına başka şeyler gizleyecek duruma düşmesi gerçekten üzüntü verici bir durum. Kimler oturacak buralara? Evi olmayan, asgari ücretle çalışan fakir fukara mı? Hayır. Şehrin dört bir yanında birkaç dairesi kirada bulunan, geliri gayet yerinde, refah seviyesi yüksek kıdemli öğretim üyeleri oturacak. Onların boşaltacağı önceki lojmanlara da lojmanda oturmamış öğretim üyeleri oturacak. Benim içime sinmiyor doğrusu. Öğrenciler yurt bulamazken, ev bulamazken, hatta okuyacak parası yokken, kapı kapı burs ararken zengin öğretim üyelerine lojman yapılacak. Sanıyorum rektör Keleştemur’un da içine sinmiyordur. O halde buna dur demesini bekliyoruz. Aksi takdirde sorunlar çıkacak, bu hile-i lojmaniye Başbakan’ın kulağına kadar gidecektir. Söylemesi benden.
Öte yandan Rektör Keleştemur’dan beklenen ikinci bir şey daha var. Yıllardır beklenen ama bir türlü gerçekleşmeyen bir olay. Şimdiye kadar üniversite halktan tamamıyla kopuktu. Halktan ve toplumdan, hatta diğer kamu kurumlarından tümüyle kopuk, kendi başına bir feodaliteydi sanki. Yeni rektörümüzün bu tabloyu değiştirmesi için çaba sarf etmesini bekliyoruz. İhalelerin daha şeffaf, şartnamelerin daha adilane hazırlanmasını, rantçıların üniversiteden uzaklaştırılmasını, üniversitenin toplum sorunlarına karşı birçok konuda görüş bildirmeye başlamasını bekliyoruz. Ha unutmadan bir konuyu da vurgulamak istiyorum. Bir üniversitede Mimarlık Fakültesi binasının en modern ve mimarisi en güzel olması gerekmez mi? Adı üstünde mimarlık fakültesi. Ama gelin görün ki bizim fakülte binalarımız arasında Mimarlık Fakültesi en kötü, en berbat ve en ucube görüntüsüyle dikkat çekiyor. Mimarlık Fakültesine bu bina yakışmıyor. En acil bu binanın ya yıkılıp yerine yeni bina yapılması ya da ıslah edilerek modern görünümlü güzel binaya dönüştürülmesi şart görünüyor.