ALKIŞ
*Ramazan ayı münasebetiyle fakir fukaraya yardım yapmaya başlayan kurum, kuruluş ve şahıslara,
DUYDUNUZ MU?
*Ramazan ayında sıcakların etkili olduğunu,
*Kocasinan Belediyesi iftar çadırının vatandaşlar tarafından beğenildiğini,
*Yargıtay Başsavcısı’nın Ak Parti hakkındaki Deniz Feneri Davası ile ilgili iddia dosyalarında en ufak bir bağlantı bulamadığını ve kapatma davasının açılmasının mümkün olmadığını,
*MHP’nin son derece sert tavrının ters tepebileceğini,
*Son günlerde kaçırma, yaralama gibi haberlere sık rastlanır olduğunu,
*Erciyes Feneri iftar çadırındaki dünkü iftara Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın katıldığını,
*İlk günlerdeki trafiğin korkulacak kadar olmadığını,
*Son zamanlarda Darvincilerin seslerini yükseltmeye başladıklarını,
*Mustafa Sarıgül’ün şimdiden kendisini Başbakan ilan etmesinin kendi kişiliğini iyice yerlere düşürdüğünü,
ÇAYIRALAN ERMENİSİ
Ergenekoncular alem doğrusu. Fişlemedikleri adam, takmadıkları isim kalmamış. Kimine Ninja kaplumbağa kılıklı ihtiyar denilmiş kimine Çayıralan Ermenisi. Evet yanlış duymadınız, hem de MHP Genel Başkan Yardımcısını demişler. Ergenekonun kilit sanıklarından İbrahim Şahin, şu Kayseri’ye sık sık gelen Fatma Cengiz ve Fahri Kepekle birlikte yakalanan İbrahim Şahin MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır için “Kendisini Yozgatlıyım diye övünür, oysa Çayıralan Ermenisidir” şeklinde fişlemesi her şeyi ortaya koyuyor. Türk Metal’deki Mustafa Özbek ise evlere şenlik. Sendikanın adı bile Metalfiş sendikası haline gelmiş. Fişlemedikleri kimse kalmamış. Adam yolsuzlukları anlaşılmasın diye hesaplar incelenmesin diye rüşvet bile dağıtmış.
KESKİN SİRKE KÜPÜNE ZARAR
MHP Lideri Devlet Bahçeli son günlerde anormal derecede sert sözler sarf ediyor. Sadece Başbakan ve Ak Parti’ye değil, askere, sivile, MGK’ya Cumhurbaşkanına velhasıl bu kürt açılımına kim destek veriyorsa hepsine topyekûn savaş açmış ve çok ağır sözler sarf etmeye başlamış görünüyor. Ama bence çok acele ediyor. Bu kadar sert ve ağır sözler sarf etmesi haklılık payını azaltıyor. Keskin sirke küpüne zarar derler. Başbakan’a bilmem ne diyerek kükrüyor, Cumhurbaşkanına bilmem ne? Kardeşim bu memlekette senden başka herkes satılmış mı, vatan haini mi? Hem bir ortaya çıksın iyi bir şey midir kötü bir şey mi? Şimdiye kadar terörden beslenenlerin malzemelerini elinden alacak milletimizi rahatlatacak bir şey ise o zaman söylenilen laflardan insanın yüzü kızarır.
Bahçeli o kadar kızmış ve o kadar kızmış ki Cumhurbaşkanı Köşk’e davet ettiği halde protesto etmiş gitmemiş, tabiri caizse küsmüş. Küsmekle de kalmamış ihanetle suçlamaya başlamış. MHP ve Bahçeli’nin bu kadar sert çıkışının kendilerine partilerine zarar verecek boyutlara geldiğini görmeleri gerekmiyor mu?
EVRENESOGLU’NUN ADAMLARI KONFERANS VERİYOR
Son birkaç gündür Kayseri’de İskender Evrenesoğlu’nun adamları başka bir görüntü ve ad altında konferanslar verip çıkışta katılımcıların ellerine bir bildiri tutuşturuyorlar. Bu afiş ve bildiride MPL TV’nin reklamı yapılıyor. MPL Televizyonu kimin diye baktığınızda ise karşınıza İskender Evrenesoğlu ve Mihr Vakfı çıkıyor. Belsin Beyazşehir’de Osmanlı Kültürünü Yaşatma Derneği adı altında çalışan Evrenesoğlucular “kur’an ışığında hayat konulu panel ve konferanslar vererek vatandaşa yakınlaşmaya çalışıyorlar. İddialara göre Evrenosoğlu’nun son zamanlarda “Sahte Peygamber “şeklinde yıpranmasından dolayı eskiden açıkça onun propagandasını yapanlar şimdi ise yıprandığından dolayı takiyyeli bir şekilde propaganda yapıyorlar. Kayseri’deki konferansta da hiç Evrenesoğlu’ndan bahsetmeyip sadece dağıttıkları afiş ve broşürde MPL televizyonunun yani Evrenesoğlu’nun televizyonunun reklamını yaparak vatandaşı o kanalı izlemeye çekmeye çalışıyorlar.
Kayseri’de konferansı veren ise Cebrail Koç. Dün bizi arayan birçok okuyucumuz Evrenesoğlucuların konferans verdiğini, konferansın adı ve konusunun Evrenesoğlu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını ancak dağıtılan afiş ve broşürlerde onun televizyonu olan MPL televizyonunun reklamının yapılması ile anlaşıldığını, Osmanlı kültürünü yaşatma derneği adı altında konferanslar tertiplediklerini Mihr Vakfının adamları olduğunu iddia ettiler.
KANDAN BESLENENLER
Bazıları vardır ki terör hiç bitmesin ister. Kimileri vardır toplumdaki kavga durmasın, ülke güvenli bir ülke olmasın ister. Çünkü kavganın bitmesi, terörün bitmesi onların işlerini sekteye vuracaktır. Örneğin Uyuşturucu sektörü, silah kaçakçılığı sektörü. Bu işleri yıllarca istihbarat örgütlerinin de yardımı ile yapan çevreler trilyon dolarlar kazanmışlardır ve güvenli bir ülkede bunları yapamayacakları için ülkenin özellikle sınır kesimlerinin çatışmalı bir ortamda olmasını tercih ederler. Silah kaçakçıları teröristlere silah satarlar. Uyuşturucuyu beraber yaparlar. Yıllarca PKK ile aynı şeyleri yapanlara söylüyorum. Şimdi bunlar tertemiz, hür, özgür, yasalara bağlı, kardeş kardeşe yaşayan bir ülke insanı isterler mi? Aman mal elden gidiyor derler. İşimiz kesada uğrayacak terör bitiyor demezler mi? Bunlar para kazanırken bu işlerin siyasi tarafı da vardır. Oylarını gerilimden alanlar yok mudur? Kürt Türk çatışmasının bir tarafını tercih ettiği için oylarını onlardan alan yok mudur? Örnek mi DTP. Sadece Kürtlerini oylarını almak için kurulmuş, bu yüzden sürekli gerilimi tırmandırma eğilimi göstermiştir. İkinci örneği söylememe gerek yok sizler zaten biliyorsunuz. Günlerdir yırtınanları görmüyor musunuz? Aman oylarımız, yani şimdiye kadar yaptığımız propaganda malzememiz elden giderse biz ne yaparız diyenleri görmüyor musunuz? Yazık çok yazık.
Kardeşim otur konuş, kafana yatmayan bir şey olursa o zaman hep beraber yeri göğü inletelim. Daha görüşme davetini bile reddedenler neyi çözecek?
MIŞ
*Ak Parti bu kez mutlaka kapatılır, ikinci kapatma davası açılmak üzere diyenlerin hevesi kursağında kalmış. Yargıtay Başsavcısı Deniz Feneri E.V davasında hiçbir kanıt bulamamış ve dava açmaya gerek yoktur demiş.
DAMLA
Hayat sanki bir arıdır, kimi balını yer kimisi de iğnesini.