ALKIŞ
*Sıcağın altında akşama kadar çalışıp oruç tutanlara,
DUYDUNUZ MU?
*İsraillilerin Kayseri’de modernize ettikleri tankların kusurlarının teker teker ortaya çıkmaya başladığını,
*Millilerin stadyum tesislerinden memnun ayrıldıklarını,
*Cimlerdeki bozukluk dışında stadyumun bir de dik oluşunun gündeme geldiğini, bunu da bizzat Başbakan’ın gündeme getirdiğini,
*Stadyum müdürünün görevden alındığını, bundan böyle stadyumu BEF’in işleteceğini,
*Başbakan’ın Kayseri’de 5 bin kişinin katıldığı halk iftarına eşlik ettiğini, huzurevi sakinleri ile iftar açarak halk adamı olduğunu bir kez daha kanıtladığını,
*Kayseri’ye cezaevi yapılması ile ilgili kararın şehirde suçluların çoğaldığı imajını da doğurduğunu,
*Türk-Kürt gerginliği çıkarmaya çalışan Ali Kırca hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu,
*Yapılan son ankette Kürt açılımının Ak Parti’yi daha da güçlendirdiğinin ortaya çıktığını,
*Erciyesspor’un son dakikada beraberliğe razı olduğunu,
*Pastırmacıların maç öncesi ve sonrası satışlardan memnun kalmadıklarını,
1 MİLYAR DOLARIMIZ İSRAİLE PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLDİ?
Kayseri’de Anatamir Fabrikasında tam on yıldır süren sözde bir modernizasyon var. 1999 yılında başlanılan tank modernizasyonu halen bitirilebilmiş değil. 1 milyar dolarlık bir anlaşmaydı. Bizim bilmediğimiz belki daha sonra artırımlar da olmuştur nereye çıktı bilmiyorum ancak geçen süre ve Türkiye’nin milyar doları harıl harıl İsrail’e taşındı. Kayseri’de Hilton otelinin belli katları onlara tahsis edildi, fabrikada onların bölümüne kimse giremez oldu, sanki Kayseri’de ayrı bir İsrail devleti kurmuş gibiydiler. Sözleşmenin süresi aştıkça aştı. Bu zamana kalmamalıydı. Bir türlü modernizasyon tamamlanamadı. Öğrenildiğine göre şimdi bir de arıza tesbit süresi 2 yıl daha uzatılmış. Aksaklık ve kusurlar ise şok edecek cinsten. Tanklar geri gitmiyormuş. Yapacağı da buydu zaten Yahudinin. Hem milyar dolarımızı al, hem yıllarca oyala sonunda da kusurlu çıksın. Bir de kusur tesbit süresini uzat. Bu anlaşmayı zamanında kim yaptıysa ve daha sonra gelenler de bu anlaşmayı nasıl feshetmediyse 70 milyon insanın tamamının vebali var üzerlerinde. Hatta bu da yetmez birbuçuk milyarlık İslam Aleminin de vebali var üzerlerinde. Çünkü buradan giden paralar milyarlarca dolarlar mermi oldu havan oldu füze oldu Müslümanların üzerine yağdı.
TANKLARIN YAPILMADAN ÖMRÜ DOLDU
11 sene süren modernizasyon ve iki sene daha opsiyon etti 13 yıl. 13 yılda modernize edilen tanktan hayır mı gelir. Ne işe yarayacaktır bu saatten sonra. Zaten 13 yıl içinde modası geçmiş, modeli eskimiş, çok daha yeni teknolojiler çıkmış olduğu için verilen para da boşa gidecektir. Hem şu hadiseye bir bakalım. Türkiye uzun yıllardır sıcak bir resmi savaşın içinde olmadı. Bir ülkeyle savaşmadı. Önümüzdeki dönemde de görünmüyor. Nerede kullanıyorduk tankları PKK ile mücadelede. Kürt açılımı ile dağdan teröristler de inerse düşük profilli mücadele şeklindeki savaş da ortadan kalkacak ve tanklar sadece yerinde duracak. Kullanılmayacak. Şimdiye kadar 11 sene boyunca modernizasyon diyeceğimize hazır son teknolojili tank alsaydık ve teröristlerle mücadele etseydik daha güzel olmaz mıydı?
BENEKLİ MİNARE
Almanya’da yapılan bir caminin minaresi bu işin artık cozutma derecesine geldiğini gösteriyor. Kimi çilli minare diyor, kimi benekli diyor, kimi de futbol topu desenli minare yapıldı diyor. Gerçekten baktığımızda desenleri aynen futbol topunun yan yana sıralanmış şeklinden oluşuyor. Bir de yeşil beyaz. Sanki Bursasporlu birileri yaptırmış gibi. İşi başka noktalara dökmeye başladılar. Caminin minaresinin şekilden şekle sokulması estetiği de bozuyor, çiğ de düşüyor.
KÜRT NÜFUSU NE KADAR
Kürt açılımı başladı ya şimdilerde bir de kafalara bu soru takılıyor. Türkiye’de ne kadar kürt var. Tabi Kürtlere sorarsan çok çok fazla. Ülkenin en az yarısı kürt. Türklere sorarsan yüzde beşi geçmez. Batılılara göre de farklı farklı sonuçlar var ortada. Ama en sağlıklı istatistiklerden çıkan sonuçlara göre Türkiye’de kürt nüfusu ülke nüfusunun % 9’u kadar. Benim görüşüme göre ise % 13. Yani 70 milyonluk Türkiye’nin yüzde onüçü kürt kökenli vatandaşlarımızdan oluşuyor. Bunun da yaklaşık rakamı 10 milyon civarında. Az bir rakam da değil, ülkenin elbette çoğunluğu da değil. DTP’ye oy veren PKK sempatizanı olabilecek rakam ise her iki kişiden bir diyebileceğimiz bir oran. Bunu kanıtlamaya da gerek yok. DTP’nin aldığı oylar kürt nüfusunun yarısı kadar. Zorlama ve tehditle oy verenleri bir kenara bırakacak olursak kürt nüfusun üçte biri PKK’yı destekliyor diyebiliriz. Bunun rakamsal boyutu da az değil. 3-4 milyon insan demektir. Bir ülkede 4 milyon insan bölücü örgütü destekliyor ona kanı kaynıyor, onu kendi sözcüsü ilanediyor ise elbette büyük sorun var demektir. 4 milyon insan dile kolay, bir de bunların yakın ve uzak ilişkide olduğu çevrelerin etkileneceğini de katarsak içinden çıkılmaz boyutlara gelinir. Onun içindir ki Devletin ileri gelenleri bu meselenin barışla çözülmesi gerektiğini düşünüyorlar artık. 4 milyon insan öldürülemez. Türkiye demokratik bir ülke. AB’ye girmeye çalışan bir ülke. Saddam zamanı gibi değil.
PE-KE-KE AMCASIYMIŞ DAYISIYMIŞ
Ali Kırca’nın Siyaset meydanında kürt çocuklar ile Türk çocuklar birbirine girmişler. Gerilim artmış. Kürt çocuk diyor ki pe-ke-ke benim ablamdır, dayımdır, amcamdır. Doğru söylüyor. Bu bir gerçek. Abisi dağa gitmiş ve terörist olmuş bir çocuk abisinin hasretiyle yanmaz mı, onu örnek almaz mı, kiminin ablası dağda, kimisinin amcası dayısı. Bu bilinçle yetişiyorlar. Halkımızın haklarını savunmak için dağa çıkan gerilla diyorlar kendi kendilerine, özgürlük mücadelecisi diyorlar. Tamam biz terörist diyoruz. Teröristtir, ancak 9 milyon kürdün en az yarısı da biraz önce söylediğim gibi bakıyor olaya. Ve her birinden mutlaka bir tane dağa çıkmış var. Her aileden biri dağa çıkmış. Hal böyle olunca da bu aileler ister istemez örgüte sempati besliyorlar, destek oluyorlar, olmak zorundalar.
PKK’dan nefret eden, onlara evlat vermeyen aileler yok mu? Böyle Kürtler yok mu? Var elbette hem de çok. Zaten böylesi Kürtler de PKK’nın hedefindeki Kürtlerdir. Fırsat bulursa onlara saldıracaktır. Kürt nüfusumuzun yarıdan fazlası PKK’yı reddediyor.
MIŞ
*Kayseri’de Bünyan’da 13 yaşındaki bir çocuk anne olmuş.
DAMLA
Çözümde görev almayanlar, problemin bir parçası olurlar.
|