ALKIŞ
*Anadolu Gençlik yurdunda öğrencileri ücretsiz barındıran hayırsever Müslümanlara,
DUYDUNUZ MU?
*Yapılan bir araştırmada kadınların erkeklerden daha dindar çıktığını,
*İstanbul’daki sel felaketinin tüm dünya basınında çok geniş şekilde yer aldığını,
*Kürt açılımı olayının Türkiye’deki selden ve şehit haberlerinden sonra yerini suskunluğa bıraktığını,
*Bekir Coşkun denilen millete sürekli hakaret eden Hürriyet yazarının Hürriyet’ten ayrıldığını, daha doğrusu kovulduğunu,
*Aydın doğan’ın çeşitli hilelerle vergi kaçırdığının ortaya çıktığını,
*Sel sonrası ortaya çıkan yağma görüntülerinin utanç verici olduğunu,
*Vicdandan yoksun sözde insanların Zonguldak’tan dolmuş tutarak yağmaya geldiğini,
*Selin mübarek ayda milletin yüreğini yaktığını,
*Erciyesspor yöneticisi Sabri Büyükbahçeci’nin kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldığını, Melikgazi Belediyesi’nin ikinci kalp krizi nedeniyle dikkat çektiğini,
*Buğdaylı Elagöz yolunun tamamlandığını ve Kocasinan belediyesi’nin seçim sonrası önemli çalışmalara imza atmaya devam ettiğini,
ERDEM KEMALOĞLU STAD MÜDÜRÜ OLDUYSA!
Enver Kemaloğlu’nu kişi olarak severim. Halim selim, kendi halinde, kimseyi kırmaz incitmez. Uzun süre Büyükşehir Belediyesinde görev yaptı Genel Sekreter Yardımcılığı yaptı, aynı zamanda Erciyesspor Başkanlığı da yaptı. Geçen yıl emekli oldu ve istirahata çekildi. Enver Kemaloğlu’nun bir de oğlu var, Erdem Kemaloğlu. Pek samimiyetim yok, oturup konuşmuşluğumuz da yok. Ancak kamuoyundan takip ettiğim kadar tanıyorum. Babası Erciyesspor Başkanı iken oğlu da menajerlik yapıyordu. Erciyesspor menajeriydi. Spor kamuoyu bilir ki 20 kişilik bir kadroyu yönetmekte Erdem Kemaloğlu zorlandı. Genç bir çocuk. Şimdi duydum ki Erdem Kemaloğlu stat müdürü olmuş. Osman Kayaalpten boşalan müdürlüğe Erdem Kemaloğlu getirilmiş. Tabi sorumluluk BEF’te. Yusuf Eken’de. Kayseri’de kimse kalmamış da araya araya Kemaloğlu’nu zor bulmuşlar galiba… Ne diyelim hayırlı olsun.
TÜRK-SEL
Marmara ve Tekirdağ’daki sel felaketi sonrası ulusal gazeteler çeşitli manşetler atmış. Birçoğu Tusinami gibi başlığını kullanmış. İki gazete ise orijinal başlık atmış. Birisi Vatan Gazetesi. Bu gazete “Nuh Tufanı gibi” başlığını kullanmış. Araçların evlerin suya gömülü olduğu bir resim koymuş tam sayfa. İkinci gazete ise Yenişafak. Bu gazete çok daha değişik bir başlık atmış. “TÜRK-SEL” Elbette Türksel firmasıyla uzaktan yakından alakası yok ama benzerlik olsun diye dikkat çekici olur ilginç olur diye bu başlığı atmışlar. İlginç olmaktan öte hiçbir derin manası ve mecazi anlamı yok. Fakat çok dikkat çekici ve ilginç. Türkiye’nin seli Türksel….
BEKİR COŞKUN NİHAYET
Bekir Coşkun nihayet Hürriyet’ten istifa etti. Daha doğrusu kovulacağını anlayınca istifa etmek zorunda kaldı. Şimdi diyormuş ki hükümet Aydın Doğan’a 10 kişilik kovulması gerekenler listesi verdi ben de onlardan biriydim diyormuş. Hükümetle alakası yok kendisi millete yaptığı küfürler ve hakaretlerden dolayı vatandaşın tepkisi yüzünden gitti. Şimdiye kadar kaldığı zaten fazlaydı. Hiçbir özelliği olmayan sadece ve sadece ona buna hakaret edip sövmeyi gazete yazarlığı zanneden birisi. Millete bidon kafa dedi, göbeğini kaşıyan adam dedi, Türk insanını sürekli kötü gördü, köylü dedi, hakir gördü. Çok iyi yazılar yazdığı için kalmadı Hürriyette. Eskiden temsilcilik yaptığı için vefa duygusuyla yazdırıldı, çizdirildi. O da hükümete salladıkça kendi gibi düşünenlerin desteğini aldı. Ancak iş öyle noktalara gitti ki hakaret ve küfürlerin bini bir para.
Bekir Coşkun diyormuş ki artık yeni bir sistem geliyor bunu anladık. Gazetecilikte de yeni bir sistem ve devir geliyor yandaş medya düzeni geliyor, muhaliflerin temizleneceği bir sistem kuruluyor diyormuş. Evet görünen köy kılavuz istemez. Yeni bir sistem geliyor. Şimdiye kadar milleti sömürenlerin hem millete küfredip hem de onları sömürenlerin sistemi çöküyor daha adaletli ve milletten yana bir sistem geliyor. Medyada da geliyor başka alanlarda da….
11 EYLÜL’ÜN YILDÖNÜMÜ VE 09.09.09 FELAKETİ
Bugün 11 Eylül. Amerika’daki ikiz kulelerin uçakla vurulup yerle bir edilmesinin ardından on yıla yaklaştı. Tam böyle bir günde ikinci vakti tüm televizyonlar naklen yayına geçmişti. İşte o saldırıdan sonra Amerika’da sistem değişti. Amerika Neoconların elinde daha saldırgan ve daha İslam düşmanı bir hal aldı. Aradan geçen 9 senede ülke yani Amerika İslam dünyasının gözünde tam bir İslam düşmanı büyük şeytan olarak öne çıktı. Baktılar Amerikalılar ki bu iş böyle gitmiyor. Obama’yı getirdiler ve Neoconlardan kurtularak imajlarını düzeltmeye çalışıyorlar.
09.09.09
İstanbul ve Tekirdağ’daki sel felaketinin 09.09.09 tarihinde olması ilginç bir tesadüf galiba. Hani saat gece 24’ü geçince ertesi gün sayılır ya, işte bu yüz yılın sel felaketi de gece 24’ten sonra yaklaşık 03 civarında vurmuş evleri, işyerlerini tırları, arabaları… Yani tam 09.09.09 tarihine yeni girilen saatlerde olmuş. Dokuzuncu ayın dokuzunda ve iki bin dokuz yılında 09.09.2009.
ORUÇ TUTMUYORLARDI DİYEREK HIRSIZLIK
Televizyon ekranlarında ilginç bir görüntü ve söz Türkiye’deki halkın durumunu ortaya koyacak cinsten. Kanal D’de haberlerde dikkatimi çekti. Selde vatandaş ağlarken yağmacılar da bölgeye doluşmuş ne bulursa alıyorlar araçlara doldurup götürüyorlar. Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan, Bir de ne diyor hırsız biliyor musunuz? Bu selde ölenler evleri dağılanlar zaten oruç tutmuyordu Allah onlara bela verdi diyor. Hem adamların mallarını yağmalıyor çalıyor hırsızlık yapıyor hem de dinden imandan oruçtan bahsediyor. Böyle adamı tutacaksın kazığa oturtacaksın. Ulan hergele sen şu yaptığına bak. Bir doğal felakette evini yurdunu canını kaybetmiş feryadeden insanlara yardım etmek dururken onların mallarını çalmaya kalkışmak dinsizlik değil midir, imansızlık değil midir? Sen oruç mu tutuyorsun, oruç tutarak hırsızlık mı yapıyorsun. Terbiyesiz laf olsun diye söylüyor.
MIŞ
*Utanmaz arlanmaz hırsızlar. Sel felaketinde evleri işyerleri sele gidenlerin bu eşyalarını yağmalamak için araç tutup sel bölgesine gidenler varmış.
DAMLA » Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir
|