ALKIŞ
*Bir Ramazan boyunca hem iftar yemekleri ile hem de teravih sonrası programları ile Kayseri’nin dikkatlerini çeken İlim Yayma Cemiyeti’ne,
DUYDUNUZ MU?
*12 eylülün yıldönümünün tepkilerle hatırlandığını, tepki vermedik kimsenin kalmadığını,
*Türkeşin sırlarının ortaya döküldüğünü,
*31 kişinin hayatını kaybettiği sellerin Kayseri’de yetkililerin gözünü korkuttuğunu ve bu yüzden birçok önlemin alındığını,
*Konya’nın depremlerle sarsıldığını, halkın, günlerce geceyi park ve bahçelerde geçirdiklerini,
*Hükümet ve memurun nihayet zam konusunda anlaştığını,
*Türkiye’nin 8 milyar dolarlık silah alımı yapacağını,bunun da tarihin en büyük silah alımı olarak dünyanın dikkatini çektiğini,
*Kontör sorununun kökten çözüleceğini, artık kontör devrinin kapanacağını ve yeni gelecek sistemde kontör yerine kaç dakikalık konuşma yapılacağının kıstas olacağını,
*Kayseri’nin kurnazlığının 87 yıl önce tiyatro oyununda bile sergilendiğini,
*Sağlık Bakanı’nın tüm özel ve devlet hastanelerine ajanlar görevlendireceğini söylediğini,
*Şehit cenazelerinde kışkırtıcılık yapmak isteyenlerin fırsat kolladıklarını,
*Mehmet topuz’un sakatlığı geçtikten sonra yavaş yavaş medyaya demeçler vermeye başladığını,
RAMAZAN GİDİYOR BAYRAM GELİYOR
Göz açıp yumana kadar bir Ramazan ayı gelip geçiyor. Dün yeni başladı diyorduk bugün beş gün kaldı diyoruz. Önümüzdeki Cumartesi günü Arefe, Pazar günü ise bayram. Bugün pazartesi. Kalan gün (Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi) Ramazan gidiyor Bayram geliyor. İşte ömür de bunun gibi hızla akıp gidiyor. Ölüm döşeğinde hayatın boş olduğu, göz açıp kayana kadar geçen basit bir süre olduğu açıkça ortaya çıkıyor ancak iş işten geçtikten sonra idrak edilebiliyor. Hayatımız da Ramazan ayı gibi geçiyor. Dün çocuktuk, hayallerimiz vardı, ideallerimiz vardı, bugün ise yarıyı geçmiş ve geri sayıma başlamış koca bir adama olarak hızla ölüme doğru yaklaştığımızın idrakindeyiz. Çocuklarımız da öyle. Dün bebekti, küçük bir sabiydi, bugün ise boyumuzu aşmış hatta kimileri evlenmiş çocukları bile olmuş. Ne amansız bir zaman. Hızla akıp gidiyor.
KADİR GECESİ
Yarın geçeyi Çarşambaya bağlayan gece Mübarek Kadir Gecesi. Elbette net değil, Kadir Gecesinin hangi gün olduğunu Allah’tan başka hiç kimse bilemez. Hatta Peygamberimiz bile. Efendimiz SAV Kadir gecesini Ramazan ayının son on gününde arayın buyuruyor. Yani şu gün veya bugün olduğunu demiyor. Hatta biraz daha çerçeveyi daraltıyor son on gününde tek gecelerde arayın diyor. Kadir Gecesi Kur’anı Kerimimin inmeye başladığı gecedir. Onun için kıymetli gecedir. Kur’anda açıkça bu gecenin bin aydan yani 80 yıllık bir ömürden daha kıymetli ve hayırlı olduğu yazılıdır. Belki yarın gecedir belki bu gece, belki de ertesi gece. Ama bu içinde bulunduğumuz gecelerden biri olduğu kesin. Bu Kadir gecesini de tıpkı önceki Kadir gecelerimiz gibi ihya etmeye çalışalım.
PUSULALI SECCADE VE SARAY HALI
Nerede orijinal, enteresan, dikkat çekici, akla hayale zor gelen bir şey var mutlaka onu Kayserililer icad eder. Bu yüzden zeki ve kurnaz oldukları ta yüz yıl önce tiyatrolarda bile vurgulanmıştır. Bakın son olarak Saray Halı’nın icadettiği seccadeye bakın. Pusulalı seccade. Her gittiği yerde kıbleyi kendisi otomatik olarak gösteren seccade. Müthiş bir ihtiyaç aslında. Şimdiye kadar kimsenin aklına gelmemiştir belki fakat çok önemli bir ihtiyaç. Seyahatlerde, otellerde, yurt dışlarında, hatta mesire alanlarında, yolculuklarda gerekli bir alet. Özellikle yurt dışında. Örneğin Biz İtalyaya Roma’ya gittiğimizde kıbleyi bulma konusunda bir hayli zorluk çekmiştik. Her gittiğimiz otelde kıble yeri soruyor ancak cevabını alamıyorduk. Şimdi Saray halının seccadesi Türkiye içindeki seyahatlerde pusulanın güneyi gösterdiği yer kıble olduğu için müthiş kolaylık. Yurt dışında da gidilecek yere göre değişir. Örneğin Çin’e gidenler için Kıble batıda, tam batı olmasa bile güney batıda Avrupa’da tam güneydoğuda, Rusya’da Güneyde… ülkeye göre biraz değişiyor ancak zaten pusula var ve kıble yönünü gösteriyor. Saray Halı güzel bir iş yapmış.
FELAKETLER VE RAMAZAN AYI
Bazı yıllarda felaketler Ramazan ayı falan dinlemiyor. Vakti saati geldiğinde hiç beklemiyor. Tıpkı ecelin bir saniye bile beklemediği gibi. Bu Ramazan ayında da batıda Marmara’da seller özellikle İstanbul’u tarumar etti. 31 kişi hayatını kaybetti. İnsanların evleri, işyerleri sele kapılık gitti. 21. yüzyılda dünya kültür başkenti olan İstanbul’da bile sel geliyor önüne ne çıkarsa katıp götürüyor. Olabilir mi? Olabilir. Doğal afetler ne gelişmişlik dinler ne başka bir şey. Hele selin önüne kimse duramaz. Deprem için haydi diyelim binaları sağlam yaptılar. Çelik konsorsiyumlarla 7 şiddetindeki depreme dayanıklı binalar yaptılar, devasa selin arabaları, yolları, köprüleri sürükleyip götürmesine nasıl engel olacaklar ki?
Seller Ramazan ayında vurdu ülkemizi, bir de Konya’da deprem müthiş derecede Konya halkını korkuttu. Hiç deprem olmaz denilen Konya’da teravih vaktinde ve sahur vaktinde iki kez salladı. Konya’daki akrabalara telefon açtım müthiş korkmuşlar. Geceleri dışarıda kalıyorlarmış. Tıpkı Marmara depremi gibi salladı diyorlar. Tabi onlara öyle gelmiştir ancak biraz fazla olmuş deprem. Bu ramazan ayında da deprem ve sellerle uğraştı Türkiye. Allah sonumuzu hayra getirsin.
HASTANELERE AJAN YERLEŞECEK
Sağlık Bakanı acaip bir adam. Şimdi kafayı hastanelere takmış. Diyor ki tüm hastanelere ajanlarımızı yerleştireceğiz ve ne olup bitiyor, neler eksik, hangi doktor geliyor gelmiyor, ne kadar katkı payı alınıyor, fazla tetkik yapılıyor mu yapılmıyor mu bunları hiç kimsenin haberi yokken anında o ajanlarımız vasıtasıyla haber alacağız kayda geçireceğiz diyor. Vatandaşa nasıl davranıldığından polikinliklerde neler olup bittiğine kadar her şey ajanlar vasıtası ile gözetlenecekmiş.
DOMUZ GRİBİ YAYILACAK
Domuz gribi geçti, aşısı çıktı falan derken Sağlık Bakanlığı inanılmaz bir uyarı yapıyor. Okullar açıldıktan sonra domuz gribinin on katı daha fazla yayılacağı vurgulanıp deniliyor ki 23 milyon Türk vatandaşı bir anda domuz gribine yakalanabilir, her üç kişiden birine domuz gribi bulaşabilir diyor. Bu ne demek? Türkiye’nin tamamı imha olacak demektir. Bu denli yüksek perdeden uyarılar insanların morallerini de bozuyor inandırıcılığını da kaybediyor. Eeee millet ne yapsın? Madem okullar açılınca ülkenin üçte biri domuz gribine yakalanacaksa ne yapsın vatandaş? Çözümünü de beraberinde söyleyin o zaman. Madem yetki sizde o zaman okulları bu dönem açmayın. İkinci dönem açılsın okullar. Ya da iş yerlerini tatil edin.
8 MİLYAR DOLARLIK PATRİOT
*Türkiye 8 milyar dolarlık patriot füzelerini kimin için alıyor acaba? 8 milyar dolar denilen para ülkenin yarısına yetecek bir paradır. Bu paranın sadece kalkan füzesine gitmesi her şeyden önce günahtır günah… paraları Amerikaya aktaracağız hepsi bu. Daha önce de tank modernizasyonu deyip birbuçuk milyar doları İsrail’e aktardığımız gibi. Bu tüyü bitmedik fakir fukaranın parasını yabancı kontrolündeki silahlara vermek büyük bir vebaldir.
MIŞ
*Minikler bugün ders başı yapmış, bayram sonu ise normal sınıflar dersbaşı yapacak. Vatanda ve öğrenciler okullar açılacak diye büyük bir tedirginlik yaşıyormuş.
DAMLA
Şefkat-ü merhamette güneş gibi ol,
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol,
Sehavet-ü cömertlikte akarsu gibi ol,
Hiddet-ü asabiyette ölü gibi ol,
Tevazuu mahviyette ölü gibi ol,
Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol.
|