Ekim ayında yani bayramdan biraz sonra Kayseri’de Pastırma-sucuk-mantı festivali yapılacakmış. Bu konudaki en önemli itirazım Kayseri’nin adının yine pastırma ve sucukla mantıyla anılması, dünyaya, Kayseri dinilince akla pastırma ve sucuğun geldiği bir şehrin gelmesi için yapılacak olması. Ben bir Kayserili olarak bunun şehri küçülteceği kanaatindeyim. Bu tabi ki benim görüşüm. Ticaret Odası Başkanına, Belediye Başkanı’na Cumhurbaşkanına, Vali’ye göre falan da şehrin daha iyi tanıtımı olarak yorumlanabilir ki onun için festival yapacaklar.
Kayseri son yıllarda şehircilik, siyaset, sanayi ve sporda çok önemli başarılar elde etti. Siyasetteki başarı Cumhurbaşkanlığına kadar gitti, spordaki başarı Türkiye kupasını almaya kadar ulaştı, şehircilikte model şehir haline geldi, sanayide ise 144 fabrika ile Guinness’e girdi. Oysa eskiden şehir sadece pastırma ve sucukla tanınırdı. Mantı bile sonradan mantısına dönüştü. Bir şehrin pastırma ve sucukla tanınmış olması o şehre hiçbir özellik katmaz. Önemli kılmaz. Sadece Kayseri’nin neyi meşhur denilince pastırması derler o kadar. Bir zamanlar dediğim gibi sadece pastırma ve sucukla meşhurduk, ama son on onbeş yılda bunu perdeleyen ve büyük bir açılım sonucunda model şehir, güzel şehir, yaşanacak şehir, sanayi şehri, Cumhurbaşkanının şehri, Üniversite şehri, Kayserisporun şehri şeklinde algılamalar yükseldi ve Kayseri tüm yerli ve yabancıların gözünde çok önemli bir Büyükşehir şekline büründü. Bunu belediye başkanları, siyasetçiler, sanayiciler ve yurtdışına çok gidenler daha iyi bilir. Kayseri’nin itibarının nasıl arttığını. Ama şimdi görüyorum ki Kayseri yeniden pastırma ve sucukla tanınmak istiyor ve hatta uluslar arası festival düzenliyor. Tamam, Ticaret odası da ticareti güçlendirmek, mamulleri tanıtmak için kendi üyelerinin krizde sıkıntılarını satışlarla aşması için birtakım bir şeyler yapacak, festivale de dönüştürecek ama lütfen şu hassasiyete dikkat edilsin, Kayseri sadece pastırma ve sucukla anılmasın. Çünkü bu tür girişimler ve algılamalar şehri sıradanlaştırır, hiçbir özelliği olmayan tek özelliği baharatlı ve sarımsaklı üç gıda pastırma, sucuk ve mantı olan şehir özelliğini kazandırır.
Şimdi Büyükşehirlere bakıyorum ne tür festivaller yapıyorlar ki? Mesela Ankara, Denizli, Adana, İzmir, Bursa… Neyin festivalini yapıyorlar? Şehirlerini bununla özdeşleştiriyorlar mı? Daha ziyade bu festival furyası küçük düşünen ama büyük düşündüğünü sananlar tarafından yaygınlaştırılmış ve halen tüm ilçelerimiz, köylerimiz festival yapmaya başlamışlar. Yoğurt festivali, üzüm festivali, patlıcan festivali, dana festivali, elma festivali, armut festivali, kabak festivali aklına ne gelir her şeyin festivali. Tıpkı köylerin pilav günleri köy şenlikleri gibi. Onların da sıkıcı olmaya başladığını, faydadan çok zarar getirdiğini artık insanların bilmesi gerek. Hem zaman hem para israfından ve insanlara eziyetten başka hiçbir şey kazandırmıyor. Köy şenlikleri de ilçe festivalleri de köy festivalleri de. Şimdi Koca Kayseri olarak dünya şehri olarak çıkıp pastırma sucuk festivali yaparak şehri yanlış tanıttığımızın farkında mıyız? Bir sucuk firması diyelim Şahin çıkar ve Pastırma sucuk festivali yapar özel bir şirkettir ve kendi alanı ile ilgilidir, bunun hiçbir zararı olmaz. Bir lokanta firmasıdır diyelim kaşıkla… Mantı festivali düzenler sanatçılar getirir devletten destek alır falan bu da normal. Ama şehrin en ileri gelenleri ve yönetimi, siyasetçisi, bürokratı, vekili başkanı hepsi bir şehir adına pastırma sucuk festivali yaparlarsa bu doğru olmaz. Çünkü bu büyük düşünüldüğü zannedilen ancak küçük düşünülen bir sonuçtur. Benim derdim kimsenin işine leke sürmek, pişmiş aşa su katmak falan filan değil. Tek derdim İstanbul’da, Bursa’da, Konya’da, Adana’da, Muğla’da bir Kayserili ile konuşulurken “ha Kayseriliyim dedin de aklıma pastırma ve sucuk geldi” denilmesin, Kayseri akla sadece sucuk ve pastırmayı getirmesin.
|