Bayramdan önce bir haber yazmıştık, ‘Ergenekoncunun avukatı medya patronu’ diye. ‘O’ haber ve yazı ete dokunmuş olacak ki; Osman Çiftçi, kendinden geçmiş bize söylemediğini bırakmamış, ne müfterilimiz kalmış, ne cahilliğimiz. Ağzını bozdukça bozmuş. Bozsun ona da zaten o yakışır.
Bir kere şunu iyi bil ki Çiftçi kardeş senin birikimin ve kültürün benim gazeteciliğime dil uzatmaya yetmez. Daha sen kısa donla dolaşıyorken ben Ankara’da Başbakanlık muhabirliği yapıyordum. Bakanlara İllallah çektiriyordum. Sen sanayideyken ben şu Ergenekoncu Tuncay Özkan’la aynı sınıfta birbirimizi kovalıyorduk. Şamil Tayyar’la, eski RTÜK üyesi Şaban Sevinç ile şimdiki RTÜK üyesi Esat Çıplak’la siyasi tartışmalar yapıyorduk.
Eğerki işsiz kaldığım dönemde Kayseri’ye gelip imam hatip mezunu olduğum için bir dönem imamlık yaptığımı başıma kakıyorsan çok şükür ondan da gurur duyuyorum.
Gelelim Ergenekon meselesine. Biz Ergenekon’u da çok iyi biliyoruz, Ergenekoncuları da. Türkiye genelindeki Ergenekoncuları da Kayseri’deki Ergenekoncuları da.
Doğru şu anda Temizöz davası Ergenekon’dan ayrı yürüyor, farklı davalar gibi görülüyor ancak Tayyar’ın Ergenekon kitabında yazdığı gibi Ergenekon Silivri’den ibaret değildir, Ergenekon devlet içine yapılanmış derin bir organizasyondur. Bunlar batıda şu andaki Ergenekoncuları kullanmışlar, doğuda ise Jitemi. Ergenekon devlet içindeki bazı odakların devlet gücünü ve dokunulmazlığını kullanarak yürüttükleri kanlı operasyonlarla kendini göstermiştir. Ergenekon denilince akla devlet içindeki bazı önemli kamu görevlilerinin siyasete müdahale anlamında kendi çıkarları doğrultusunda rutin dışına çıkması olarak algılanıyor. Bu bağlamda gayrimeşru hareketlere halk arasında da Ergenekoncu tabiri kullanılıyor. Biz de haberde bir örgüt olarak değil bu derin anlam çağrıştırdığı için bu başlığı kullandık.
Şimdi sorum şu: Albay Temizöz şimdi neyle suçlanıyor? Çok sayıda faili meçhul cinayetlerle. Hem de tam 9 kez müebbetle yargılanıyor. Gazetecilik yaptığını zanneden kardeş neden halen Kayseri Jandarma Alay Komutanı sıfatını taşıyan bu devlet görevlisinin davasına kendi patronunuz Olcayto Özhan’ın avukatlığını üstlendiğini haber yapmıyorsunuz? Olur olmadık uyduruk kaydırık şeyleri bile şok haber olarak büyüten sizler neden bu büyük hadiseyi yazmıyorsunuz? Oğuz Memiş’in sıradan bir yemeğe katılmasını bile büyük haber gibi verenler neden patronunuzun Temizöz davasının avukatı olduğunu yazamıyorsunuz? Haber değeri mi yok, yoksa çekindiğiniz için mi? Yahut da sansürleniyor musunuz?
Kendisi Temizöz davasını takip ediyormuş da biz etmiyormuşuz da… Nereden çıktı takip etmediğimiz, o kadar takip ediyoruz ki bak senin yazamadığın, Temizöz davasının avukatını bile yazdım. Laf arasındayken şunu da sormak gerekir, Tabiî ki avukatlık mesleğini sürdüren birisi herkesin avukatı olabilir, ancak devletin bağımsız yargısının bağımsız Cumhuriyet savcılarının çok sayıda cinayetle suçladığı, 9 kez müebbet istediği bir Albay’ın avukatı olmak tesadüfî bir şey mi yoksa daha öncesinde bir bek raundu var mı? Bunu bence şeffaf bir şekilde açıklayın aksi takdirde olur ya ileride birileri başka şeyler açıklar…
Çitçi kardeş, bak ben kardeş diyorum ama sen ağzını bozmuşun, tıpkı Ergenekoncu gazetecilerin ağızlarının bozuk olduğu gibi. Sen devletin bağımsız yargısının bağımsız savcılarının cinayetler işledi dediği ve tutukladıkları bir zatı öyle göklere çıkarıyorsun ki kahraman ilan ediyorsun. Madem bu kadar kahramandı da görev başındayken neden tutuklanıp Diyarbakır’a götürüldü?
Sen benim gazeteciliğime dil uzatıyorsun ancak senin de nasıl haberler yaptığını, gazetecilik mantığını bir zamanlar seninle daha yakın çalışan Ahmet Zorlu daha iyi bilir. İstersen ona sor anlatsın…
Gazeteci müsveddesi diyorsun, müsvedde görmek istiyorsan aynaya bak