DUYDUNUZ MU?
*Ermenistan Protokolünde Karabağ’ın sorun olduğunu, Ermeni basını ve Diasporasının protokole imza atanları ihanetle suçladığını,
*Türk Milli Takımının minderden çekildiğini ve resmen havlu attığını,
*Salih Kapusuz’un Ak Parti yönetiminde halkla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı olduğunu,
*Cumhurbaşkanı Gül’ün dün öğle saatlerinde Kayseri havalanına geldiğini bu akşam ise Sanayi Gecesi yapılacağını,
*Kayseri’den sonra Konya’nın Kulu İlçesinde de üç çocuğun kaybolduğunu,
*Kayıp çocuklarla ilgili fısıltı gazetesinin basından daha iyi çalıştığını,
*Fatih Terim’in istifa etmesiyle milli takıma yeni hoca arandığını,
*Yabancı basın’ın Ermenistan Protokolü ile ilgili olarak Türkiye başarı kazandı şeklinde yorumlar yansıttığını,
*İsrail ile Türkiye arasında tatbikat Krizi yaşandığını,
TERİ
M’İN MAAŞININ ZEKATI
Fatih terim geldi geleli Milli Takımımız Dünya Kupası elemelerine katılamaz oldu. Dört yıl öncekine de katılamamıştık şimdi de Bosna gibi bir takımın 7 puan gerisinde üçüncü olarak havlu attık. Gelene yenildik gidene yenildik. Estonya’yı yenemedik, Bosna’yı yenemedik, Belçika’ya yenildik. Türkiye böyle mi olmalıydı? Şenol Güneş zamanında dünya üçüncüsü olan Türkiye ne hallere düştü? Sadece Avrupa Kupasında biraz başarı gösterebildik ancak dünyü kupasına hiç gidemez olduk. Yaz aylarında yapılacak dünya kupası finallerinde Türkiye yine yok. Tabi ki Federasyonun da büyük başarısızlığı sözkonusu ancak en önemli neden Terim’in kaprisleri. Falanca futbolcu ile atışmış onu kadrodan çıkar, falancayı sevmiyormuş hiç kadroya alma, doğru dürüst bir tane forvetimiz kalmadı. Türkiye’de bir tek forvet oyuncusu kalmadı. Paraysa para imkansa imkan. Türkiye her türlü fedakarlığı yaptı. Ayda Terim’e 260 milyar yani 260 bin lira maaş ödeniyor. Hem de yıllardır. En az 10 trilyon para aldı Terim. Sonuçta fiyasko. Madara olduk. Ne demek Bosna’nın 7 puan gerisinde. Hem de ikincinin 7 puan gerisinde. Gurup da öyle ahım şahım bir gurup olsa. Guiza’nın İspanyası, Bosna, Ermenistan, Estonya falan filan…. Türkiye gibi büyük bir ülke, geçmişte dünya üçüncüsü olmuş bir ülke nasıl olur da bu hallere düşer. Efendim neymiş, Terim istifa ederek büyük bir serveti tepmiş. İstifa etmese imiş 2012 yılına kadar 8 trilyon daha maaş alacakmış. Yok artık etmeyeydi canım. Türkiye’yi küme düşürüp hem de 8 trilyonu alıp çatır çatır yiyeydi. Bizden 7 puan önde ikinci tamamlayıp dünya kupasına gidecek olan Bosna’nın 74 yaşındaki hocası Fatih Terim’in aldığı maaşın 40’ta biri kadar maaş alıyormuş. Yani Terim’in maaşının zekatı. Söylenecek çok şey var ancak artık nafile. İş işten geçmiş durumda. Türkiye gelecek yıllarını da kaybetmek istemiyorsa doğru dürüst bir teknik drektör bulmak durumunda.
Kİ
Mİ İHANET DİYOR KİMİ BAŞARI
Türkiye ile Ermenistan arasında uzun uğraşlar sonunda imzalanan protokol bir hayli tartışma konusu. Hem ülke içinde hem uluslar arası planda. Hatta Ermenistan’da. Türkiye içinde bu anlaşmaya karşı çıkanlar ihanet projesi, Türkiye’nin yüz karası, Azarbeycanı sattılar, Ermenistana teslim oldular, soykırımı tanıdılar şeklinde ağır eleştirilere neden olurken dış basında tam tersi yorumlar çıkıyor. Türkiye zafer kazandı diyen İngiliz ve Amerikan gazetelerinin dışında AB’den övgüler geliyor. Ermeni basını ve Diaspora ise kendi Cumhurbaşkanlarını hükümetlerini yerden yere vuruyor onlar da kendi yöneticilerine bu ihanet projesi diye çıkışıyorlar. Anlaşılmaz bir durum. Bir gerçek var ki Ermeniler Karabağ’dan çekilmedikleri müddetçe bu protokol Meclis’te onaylanmayacak. Burası bir güvence.
Türkiye’nin menfaati sadece uluslar arası alanda oldu. AB müzakere sürecini hızlandırabilir, raporlar olumlu gelebilir, Amerika Türkiye’ye daha fazla sempati ile bakabilir. Ancak içerde de sorunlar çıkacaktır. Bu protokolü ülkeyi satmakla değerlendirenler seslerini daha da yükseltebilir. Aslına bakılırsa halkımız bunlarla ilgilenmiyor. Milletimizin derdi iş ve aş.
PAMUKOĞ
LU BU KAFAYLA NEREYE?
Cuma akşamı Habertürk televizyonunda Yiğit Bulut’un programında enteresan bir tartışma vardı. Siyasete adım atan, parti kuran emekli Pamukoğlu Paşa izleyicilerin gözünde adeta bitti. Karşısında Kayserili hemşehrimiz başörtülü Ayşe Böhürler vardı. Pamukoğlu Böhürler’in başörtüsüne taktı kafayı. Kendisinin de başörtüsüne geçit vermeyeceğini söyleyerek Anadolu insanının gözünde adeta bitti. Hele Altan Tan’ı azarlar gibi konuşması ve Atatürkü tanrılaştırmak tartışmasındaki tavırları Pamukoğlu’nun ne kadar dar bir gözlükle dünyaya baktığını ortaya koydu. Hiçbir alternatif getiremedi. Aslında Siyaset Pamukoğluna göre de değil. Olmadığını anlaması lazım artık. Ayşe Böhürler hanımefendi bir tavırla tartışmada söyleyeceklerini söyledi. Ama karşıdaki sesini yükselttikçe Böhürler mazlum duruma düştü. Gördüğüm şudur ki Pamukoğlu bu kafayla hiçbir yere varamaz. Hiç kimseyi inandıramaz.
KURTLAR VADİ
SİNDE RTE PLAKASI
Şamil’in yazdıkları doğru çıkmaya başladı. Her ne kadar Pana film ateş püskürse de Star’a geçtikten sonra dizide önemli değişiklikler olmaya başladı. Bakınız şimdiye kadar devleti ele geçirmeye çalışan kötü roldeki İskender’in şimdi arabasının plakası RTE….. RTE lafını kimler kullanıyor? Ergenekoncular. Başbakan Erdoğan’ın adını RTE olarak kısaltmışlar ve ona Tayyip Erdoğan dememek için RTE diyorlar. İşte Kurtlar vadisindeki bu küçük ayrıntı kendisini ele vermekte yetiyor.
MI
Ş
*Cumhurbaşkanımız Gül’ün Kayseri’ye geliş gidişleri çoğaldıkça şehrimiz daha avantajlı duruma geliyormuş.
DAMLA
Yeteri kadar AZ, azdı
racak ÇOK’tan hayırlıdır.
ALKIŞ
*Kayseri’ye gelerek açılış ve temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e,
*MHP’li Ekici’nin çok ağı
r hakaretlerle konuştuğunu,
*Aydın Doğan’ın şirketlerine kesilen vergi cezasını halka sormak için anketler yapmaya başladıklarını,