ALKIŞ
*Yaptığı yetimler buluşması organizasyonu ile Kayseri’ye damgasını vuran İHH Kayseri Şubesine,
DUYDUNUZ MU?
*TRT’de İsraili kızdıran Ayrılık dizisinin ikinci bölümde bazı sahnelerinin sansürlendiğini,
*MHP Lideri Bahçeli’nin açılıma karşı daha da sert sözler söylemeye devam ettiğini,
*Teslim olan örgüt üyelerinin şov yapmak için il il gezdiklerini,
*Türk milletinin sabırlarını zorlamaya devam ettiklerini,
*Üniversite öğrencileri arasında yapılan son ankette CHP’nin bir statüko partisi olduğu yönünde ağırlıklı görüş ortaya çıktığını,
*Kayseri’deki astsubaylara hipnozlu ifade alındığı yönündeki iddiaların AİHM’ye taşındığını,
*Saatlerin bu haftasonu bir saat geri alınacağını,
*Azarbeycan’ın Türk bayrağı ile dalga geçtiğini bir indirip bir kaldırdıklarını,
*Ahmet Davutoğlu’nun milletvekili olmamasına rağmen bakan olmasının ardından şimdi de Erdoğan’ın halefi olarak görülmeye başlandığını,
*Emniyet’te Ramazan Akyürek’in görevden alınmasının ardından kurumda güç mücadelesinin başladığının ileri sürüldüğünü,
*Kanal 7 yöneticilerinin deniz Feneri davasında ifade verdiklerini,
VALİLERİN BİRBİRİNİ TUTMAYAN İFADESİ
Yazıcıoğlu kazası ile ilgili Meclis komisyonu önceki gün hem Kayseri Valisi Bilici’yi hem eski emniyet müdürümüz Orhan Özdemir’i hem de Kahramanmaraş Valisini dinledi. Benim bu köşede aylar öncesinden yazdığım doğru çıktı. Ne yazmıştım “Yazıcıoğlu’nun yaşadığına dair Vali’nin açıklaması bir istihbarat bilgisine dayanıyor, o bilgi Kahramanmaraş emniyet istihbarat müdürlüğünden çekilmiş bir fark demiştim. Kayseri emniyet istihbarat müdürü faksı hemen Özdemir’e verdi, o da olay sıcak olduğu için anında Vali Bilici’ye ulaştırdı” demiştim. Kayseri Valisi Bilici Meclis Komisyonuna aynen benim aylar öncesinde yazdığımı söyledi. O fark olmasaydı zaten hem Özdemir hem de Bilici çok ama çok zor durumda kalacaklardı. İşin garibi Kahramanmaraş Valisi başka söylüyor. Böyle bir bilgi notu ve fakstan haberim yok diyor. Onu çeken görevliyi görevinden aldım diyor. Bence durumu idare edebilmek için ancak böyle söylenebilir. Şimdi Kahramanmaraş Valisi dese ki; Evet bu bilgi notundan haberim var bizim Kahramanmaraş emniyetinden çekilmişti dese kendisi büyük bir sorumluluk altına girecek. Haberim yoktu daha sonra haberim olunca habersiz farks çeken kişiyi görevinden aldım diyerek durumu izah ediyor. Valilerin birbirinden habersiz olması da bence düşünülemez. Bu kadar önemli bir konuda çok önemli bir bilgi gelmişse hele televizyonlar o günlerde Kayseri Valisi sağ olduğunu açıkladı dediği anda Kahramanmaraş Valisi Kayseri Valisini arayıp hiç sormamış mı? Nereden aldınız bu bilgiyi diye? Mutlaka konuşmuşlardır. Hatta benim bilgime göre İçişleri Bakanı’na bile bu yazılı bilgi notu ta o gün ilk dakikalarda fakslanmış ve gösterilmiş. Bence asıl kaynağa inilmeli. Kahramanmaraş emniyet istihbarattaki o yetkili(faksı çeken yetkili) mercek altına alınmalı ve bu bilginin nereden geldiği ona sorulmalı.
EMNİYETTE GÜÇ MÜCADELESİ
Dün Şamil Tayyar da yazmış. Emniyette bir güç mücadelesinin başladığını, Milli Görüşçüler ile Hocaefendi cemaati arasında bir nüfuz mücadelesinin olduğunu söylemiş. Ramazan Akyürek’in görevden alınmasının ardında da bu mücadelenin yattığını yazmış. Akyürek’in yerine geçen eski Konya Emniyet Müdürü’nün de Milli Görüş ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu ima etmiş. Son gelişmelere baktığımızda Tayyar’ın yazdıklarının biraz gerçeklik payı var gibi görünüyor.
DTP’LİLER ŞOV PEŞİNDE
Açılımı en çok baltalayabilecek gurubun DTP olduğu söylenmişti ve yazılıp çizilmişti. Dağdan inme olayında görüldü ki bu yazılanlar hiç de boş değilmiş. DTP’liler işin sadece siyasal şovu peşinde. Sanki bir zafer kazanmış edasıyla Türk milletini tahrik etmeye, bölgede nüfuzlarını artırmaya kalkışıyorlar. Samimi olmadıkları, yapıcı değil yıkıcı oldukları her halinden belli. Yüz bin kişi toplanıp mitingler yapmalar, karşılama konvoyları… ne yapmaya çalışıyorlar? İnen sadece başıbozuk 30 kişi…Anlaşılan o ki iktidarın açılımdan dolayı bölgede güçleneceğini gören DTP’liler hemen durumdan vazife çıkartıp sanki her şeyi kendiler yapıyormuş havasına girdiler. Dertleri birbuçuk yıl sonra yapılacak seçimlerde yeniden vekil seçilebilmek. Türkiye’yi falan düşündükleri yok. Barış marış hikaye. Asıl dertleri çıkar.
AZARBEYCANIN YAPTIĞI AYIP TARİHE GEÇTİ
Türk bayrağını bir indiriyorlar bir kaldırıyorlar. Bir gün gönderden indiriyorlar ertesi gün tepkiler oluşunca yeniden çekiyorlar. Neymiş efendim Ermenistanla protokol imzalamışmış…. Kardeşim sen Eğer Türkiye’yi düşünüyorsan, Türkiye’nin büyümesini ve uluslar arası bir güç olmasını istiyorsan bunu anlayışla karşılaman lazım. Bak Azeri kardeş 35 yıldır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye bir devlet var ve sen onu halen tanımamışsın. Türkiye bir gün sana stem etti mi? Neden Kıbrıs’ı tanımıyorsun dedi mi? Türkiye diyor ki Karabağ’daki işgal sona ermeden bu protokol onaylanmayacak diyor ama sen halen işin şovundasın. Azarbeycan unutmamalı ki Türkiye varsa o da var. Türkiye büyürse Azarbeycan da güçlenir. Türkiye güçsüz kalırsa Azarbeycan tümden güçsüz kalır. Azeri ermeni olaylarında, Azeri Rus olaylarında Türk halkının meydanları nasıl inlettiğini, nasıl feryadettiğini ne çabuk unuttular. Daha düne kadar düşmanı olan Rusya’nın kışkırtmasına geliyorlar. Türk bayrağını indirmek sadece Azarbeycanı küçültür.
ŞEHİT AİLELERİ NE DESE YERİDİR
Son dağdan inme girişimini DTP’li ve PKK’lıların şova dönüştürmesi en çok da şehit ailelerini yaralamıştır. Hazmedilmesi kolay bir şey değil. Düşünün sizin evladınız, eşiniz, kardeşiniz, babanız şehit olmuş, ama onu öldüren örgütün üyeleri dağdan şehre inerken törenler düzenlenmiş. Eşkıya zafer edasıyla şehre dönmüş ve birçok şehri otobüsün üstünde şov yaparak geziyorlar. Siz şehit ailesi olsanız bu duruma nasıl dayanırdınız? Ateş elbette düştüğü yeri yakıyor.
MIŞ
İçanadolu’daki 6 tane şeker fabrikası özelleşiyormuş. Buna da Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği talipmiş.
DAMLA
Herkesin birbirine benzediği yerde hiç kimse yoktur.