GERİLLADAN YÜRÜYÜŞE
GÜLEN’DEN DEMOKRASİYE
BİR ŞEYLER OLACAK
BUNU HİSSEDİYORUM…
Kayseri, milliyetçi ve muhafazakâr bir şehir. Aynı zamanda her zaman söylediğim gibi en önemli özelliği Cumhurbaşkanının memleketi. Dün bir protesto yürüyüşü vardı. PKK’lıların pervasız şovuna karşı Anadolu’nun ortasından Cumhurbaşkanının memleketinden yükselen “kahrolsun PKK” sloganlarının yükseldiği bir yürüyüş. Yaklaşık on bin insanın katıldığı bu protesto bence kayda değer. Her ne kadar MHP parti olarak bu protestoya katılmadıysa da partililerden katılanlar elbette vardı. Bahçeli’nin hem fitili yakıp hem de daha sonra “provokasyonlara dikkat bizim olmayan organizasyonlara katılmayalım” mealindeki teşkilatlara gönderdiği emir etkili oldu sanıyorum. Bahçeli elbette ki bir kardeş kavgasının çıkmasını istemiyor, böyle bir sürece zemin olacak şeylerden uzak durmak istiyor. Sadece bu süreci iyi kullanıp Ak Parti’ye siyasal alanda mağlubiyet tattırmak niyetinde.
Gerilla meselesine gelince… Başkan Özhaseki’nin dağdan inmeler karşısında zafer kazanmış gerilla edasında gösteri yapıyorlar manasına gelecek sözler sarf etmesi sanki Başkan’ın örgüt mensuplarını terörist olarak görmediği şeklinde yanlış yorumlandı. Şimdi düşünün Mehmet Özhaseki gibi hem siyasette hem de yerel yöneticilikte engin bir tecrübenin sahibi sorumlu bir siyasetçi PKK’lılara “bunlar terörist değil gerilladır” diyebilir mi? Böyle bir şey mümkün mü? Şimdi hatırlıyorum da geçmişte diyelim on yıl önce TRT haberlerinde bile “PKK militanları ile çıkan çatışmada” diye başlayan haberler verirdi. Militan ile gerillanın, eşkıya ile teröristin ne farkı var ki? Bu manada kullanılmış bir sözü eğip bükmenin de olsa olsa art niyetle izahı olabilir. Çünkü ülkücü kökenden gelmiş aslında milliyetçi bir siyasetçi asla teröristi teröristlikten çıkaracak şeyler söylemez. Hele bölücü terörü kesinlikle. Herkes neyin ne olduğunu çok iyi biliyor ve anlıyor. Ben de yazdım, kanıma dokunuyor ama dedim, başkan da söylüyor, eğer terör bitecekse, bundan sonra şehit vermeyeceksek, yuvalara ateş düşmeyecekse, bir kardeşlik projesi yürüyorsa elbette bunu desteklemekten başka ne yapabiliriz ki? Buna destek olmamak yanlış olan değil midir? Kimsenin vatan sevgisi tartılamaz. Kimseninki kimseden az veya çok olamaz. Bu vatanı hepimiz seviyoruz ve sahipleniyoruz.
Son günlerdeki demokrasiye darbe, kaos planı ile ilgili orijinal belgenin savcılara ulaşmasının ardından tartışmalar yine alevlendi. İnanmak istemeyeni asla inandıramazsın sözü gerçekten yeniden tezahür etti. Belgenin aslı, Adli tıbbın onaylı raporu imzanın Çiçek’e ait olduğu yönünde olmasına rağmen bir kısım guruplar hayır olamaz, yok makineydi, kalemdi, kağıttı diye kaçamaklara başvuruyorlar. Hırsızı değil polisi mağduru suçluyorlar. Darbe yapmak isteyeni savunup demokrasiyi linç etmeye kalkışıyorlar. Suçluyu değil polisi karalıyorlar. Ama artık bu davranışların pirim yapmadığını da görmeleri lazım. Türkiye çok enteresan bir sürece girdi. Bir şeyler olacak bunu hissediyorum. Memleket ya makus talihini yenecek, ya da yenecektir. Takmışlar vitesi Gülen gurubuna “ Gülen gurubu şöyle böyle ” diye sızlanıp duruyorlar. Kardeşim bu Gülen gurubu çok mu kötü bir gurup, bunlar kötü olarak ne yapıyorlar, kimin malını çalıyorlar, kimleri öldürüp canına kıyıyorlar, hangi toprağı kime satıyorlar, vatandaşa işkence mi yapıyorlar, dolandırıcılık mı yapıyorlar, mafyalıkla iş mi yürütüyorlar? Okul açıyorlarmış, üniversite kuruyorlarmış, her yere sızıyorlarmış. Sızıp da ne yapıyorlarmış? Milletin canına, malına, namusuna, ırzına göz mü dikiyorlarmış? Hayır, tam tersi. Türkiye’nin büyümesi ve güçlenmesi için tüm dünyada lobi yapıyorlarmış. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Evlatlarımıza kötü örnek mi oluyorlar, onları ahlaksızlığa mı, fuhşa mı teşvik ediyorlar, onları uyuşturucu ve alkole mi müptela ediyorlar? Hiçbirisi, hatta tam tersi, böyle olanları kurtarmaya çalışıyorlar. Bırakın millet zaten her şeyi biliyor. Kimin iyi kimin kötü olduğunu çok iyi biliyor. Kimlerin kan emici, kimlerin ülkenin önünü tıkayıcı, kimlerin milletin değerlerine savaş açtığını çok iyi biliyor.
Artık Türkiye’de tam demokrasi için önemli bir süreç başlamış görünüyor. Bunun hayra vesile olacağını ümit ediyorum… İsrail’e meydan okuyabiliyorsak, Amerika’nın her türlü baskısına karşı dimdik ayakta durup İran ile büyük anlaşmalar yapabiliyorsak, Suriye ile kardeş olduysak, Pakistan’da darbeyi önlemeye çalışıyorsak bunun bir anlamı olmalı herhalde.