ALKIŞ
*MHP Büyük Kurultayı’nda yeniden güven tazeleyerek Genel Başkanlığa seçilen Devlet Bahçeli’ye,
DUYDUNUZ MU?
*Kayseri’de bir avukatın bir kuruma kestiği yüklü miktarlardaki faturaların kulislerde konuşulduğunu,
*Ermeni Kilisesi’nin açılış törenine protokolden sadece CHP milletvekili Şevki Kulkuloğlu’nun katıldığını,
*Bir avuç suda fırtına koparmak isteyenlerin toplumun hafızalarına kazındığını,
*En son yapılan ankette Ak Parti’de 4 puanlık düşüş MHP’de ise 3 puanlık yükselişin ortaya çıktığını,
*Cumhurbaşkanı Gül’ün memleket ziyaretleri ile takdir toplamaya devam ettiğini,
*MHP Kurultayında aday adayı Yılmaz’ın adaylıktan çekilmek zorunda kaldığını,
*Türk Dış politikasının en hareketli ve bereketli dönemini yaşadığını,
*Başbakan Erdoğan’ın el Beşir’i savunduğunu,
*Erdoğan’ın TRT’de askere göndermeler yaptığını,
*Kayseri’de mazlum-Der’in düzenlediği “demokrasiye darbe belgesi ve açılım konulu panelin oldukça yoğun ilgi gördüğünü,
*İHH’nın kurban atağına hazırlandığını,
*Erkan Mumcu’nun bu kez de MHP’ye geçtiğini,
*Domuz gribinden ölenlerin sayısının her geçen gün arttığını,
BİR AVUÇ SUDA FIRTINA KOPARANLAR
Ermeni kilisesinin açılışına kim gidecekti, ayine katılacaklar mı, protokolden vali ve belediye başkanları katılır mı katılmaz mı, katılırsa şöyle yazacağız, katılmazlarsa böyle yazacağız şeklinde ortada fol yokken yumurta yokken bir avuç suda fırtına koparanlar, Kayseri’yi velveleye vermeye kalkışanlar şimdi yaptıklarına pişman mı onu bilmem. Katılan sadece CHP’li milletvekili Şevki Kulkuloğlu olmuş.
ŞEKERLE BESLENMEK
Geçtiğimiz günlerde şeker komasına ve şeker hastalığına dikkat çekmiştim. Bayramın yaklaştığı şu günlerde şekerle beklenmenin çok tehlikeli olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Genellikle şeker hastalığı orta yaşlarda başlıyor. Kandaki şeker miktarının hayatı tehdit edecek noktaya ulaşması ise şeker koması adını alıyor. Şeker hastalığına yakalananlar ve şeker komasına girenler ne kadar para biriktirse ne kadar mal yığsa da artık onu yiyemez hale geliyor. Katlar ne villalar, ne cipler hiçbirisi işe yaramaz oluyor. O yüzden siz siz olun şekerden uzak durun. Her an hayatınızı zehir edebilir. Sürekli insilün almak durumunda kalabilirsiniz. İnsilünle beraber yaşamayı öğrenmek durumunda kalabilirsiniz.
ERKAN MUMCU RAHAT DURACAK MI?
İstikrarsızlık en büyük yıpratıcı özelliklerden biridir. Siyasette istikrarsızlık insanların siyasete güvenini de tümüyle sarsan bir olay. Zamanında fırıldak kubi lakaplarının nasıl takıldığını kimse unutmadı. Erkan Mumcu da siyasette istikrarsızlık örneği sergileyen isimlerden bir tanesi. Zamanında Özal’la mesut Yılmazla Anavatan Partisinde siyaset yaptı. Sonra orası tükenirken terk edip yeni kurulan Ak Parti’de önemli bir görev aldı. Yıllarca bakanlık yaptı. Sonra Ak Parti’den de istifa etti ANAVATAN’a geçti. Sonra ANAP DP birleşmesi için hareket başlattı. 27 Nisan sınavında çok büyük yara aldı, sonra ANAVATAN’dan da ayrıldı, siyaseti bıraktı denildi. Oysa şimdi MHP’ye geçmiş ya da geçiyormuş. MHP’de ne kadar kalıcı olacaktır onu zaman gösterecek. Ama o zikzaklı çizgiler Mumcu’yu siyasette köreltmiş durumda. Bir tek şansı vardı o da 27 Nisan bildirisi sırasında sağlam dursa şimdi çok değişik yerlerde olma ihtimali güçlüydü.
AK PARTİ’NİN OYU DÜŞTÜ MÜ?
Anketler bir yana bana göre de açılım olayı ve beraberinde gelişen hadiseler Ak Parti’nin oylarını Anadolu’nun belli bölgelerinde kısmen azalttı. Karadeniz, Ege ve İçanadolu’nun bazı yerlerinde tepkiler beklenenden fazla oldu. Dağdan inme görüntüleri haklı tepkilere yol açtı. Ak Parti üçbeş puan aşağı çekildi. Tabi bu açılım sürecinin en badireli
en kötü dip noktasıydı. Henüz proje yeni başlıyor. Eğer ki terör tamamiyle bitirilir, PKK tasfiye edilirse o zaman bu kısmi düşüş yerini yeniden yükselişe bırakabilir. Ama bu dönemde provokatif hareketler de önemsenmeli, bir kıvılcımın nerelere kadar gidebileceği hesabedilmelidir. Açılımın ilk raundunda MHP oylarını artırdı diyebiliriz. Milliyetçi camia oraya sığındı. Ancak yeniden söylüyorum terörün bitmesi ve meselenin hallolması durumunda yeniden eski seviyeye gelme durumu halen mevcuttur. CHP’de ise durum zaten belli. Ne artar ne de fazla eksilir. Çünkü onların oyları zaten sadece muhafazakar karşıtı oyların birleştiği adrestir.
ASKER KENDİ KENDİNİ YIPRATIYOR
Son olaylara bir baksanıza. Genelkurmay’ın bilgilendirme toplantısında Hıfzı Çubukçu Paşa gazetecilere bu sözkonusu irticai internet sitelerinin andıçlanması ve karşıt siteler kurulması konusunda Başbakanlık istedi biz yaptık şeklinde konuşunca Başbakanlık biz böyle bir şey istemedik dedi. Genelkurmay’dan bir açıklama daha geldi ve 2000 yılındaki bir genelgeydi dedi. Bu nasıl bir şey böyle. Hele bir başka generalin durumdan vazife çıkardık demesi evlere şenlik. Bu şu demektir 200 yılındaki Ecevit hükümeti zamanında bir tamimden dolayı böyle yaptığını söyleyenler şimdi bir hareket çekseler ve 28 şubat dönemindeki bir tamimden kaynak ve yetki alarak bunu yapıyoruz deseler ne yapacağız? Ayrıca Genelkurmay bir belgeyi reddederken aynı itiraftaki diğer andıcı kabullenerek adeta kendi kendini ele verir duruma düşmüştür. Diyeceğim şu ki vay efendim asker yıpratılıyor şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Asker kendi kendini yıpratıyor.
BEŞİR OLAYI VE TÜRKİYE’NİN RESTİ
Sudan Devlet Başkanı El Beşir’in Türkiye’ye gelişi hem AB hem de ABD tarafından eleştirildi. Türkiye içinde aynı şekilde tepki gösterenler oldu. Ancak başta Cumhurbaşkanı ve daha sonra da en net bir şekilde Başbakan Erdoğan El Beşir’e sahip çıktı. Bir Müslümanın soykırım yapması asla mümkün değildir diyerek de olayı kestirdi attı. Bu gelişmeler gösteriyor ki Türkiye bundan sonra dik duracak ve Müslüman dünyayı etrafına toplayacak.
MIŞ
*Dışişleri Bakanı Ahmet davutoğlu geleceğin Başbakanı olarak görülüyormuş.
DAMLA
Dünyanın en yoksul insanı paradan başka hiçbir şeyi olmayan insandır.