Malum ülke genelinde bu günlerde büyük bir rahatsızlar korosu görmek mümkün. Bu koroda kimler var şöyle bir göz atalım dilerseniz. Şimdiye kadar ülkeyi babalarının çiftliğiymiş gibi görenler, pervasızca at oynatanlar, dokunulması mümkün olmayanlar, ayrıcalıklı durumlarının adım adım ortadan kalktığını görenler, enflasyondan, dövizden, kaçakçılıktan, uyuşturucudan, hortumculuktan, ihalecilikten, kaos ortamından, terörden nemalananlar. Memlekette kardeş kavgası çıkarmayı bir türlü başaramayanlar, demokrasinin gelişmesi ve yerleşmesinden rahatsızlık duyanlar… Birtakım kurumlara arkasını yaslayıp millete demediğini bırakmayan tamtamcılar… Felsefesini bile anlayamadıkları Atatürk’ü istismar edenler, laikliği, cumhuriyeti istismar edenler… Bu değerler üzerinden millete zulüm yapmayı marifet sayanlar… Halkın bir önemi yok, yüzde doksan dokuz oy alsan bile bir şey yapamazsın diye meydan okuyanlar, devlet ile millet arasına kalın duvarlar örenler… Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve milletimizi potansiyel suçlu görenler, terörden beslenenler, kaostan nemalananlar, darbeleri teşvik edenler, her menfaati zedelendiğinde ordu göreve diye pankart asanlar bugün rahatsız. Partiler kapatıldığında, muhtıralar verildiğinde, meşru iktidarlar alaşağı edildiğinde sevinçten zıp zıp zıplayanlar bugün rahatsız. Çünkü oturdukları zemin görüyorlar ki altlarından kayıp gidiyor. Onun içindir ki bas bas bağırıyorlar, memleket satılıyor, hainler, ülkeyi böldüler parçaladılar, vatan elden gidiyor diye feryat ediyorlar. Uzun süredir bağırıyorlar. Ülke satıldı diye. Bakıyoruz ülke de yerinde duruyor, memleket de… Mayınlı araziler dediler bir yaygara kopardılar vatan toprağını İsrail’e satıyorlar dediler hiç öyle olmadı. Kıbrısı sattılar diye yaylım ateşi yaptılar Kıbrıs yerinde duruyor. Ülke bölünüyor dediler tam tersine şimdi Türkiye’nin topraklarının büyümesi tartışılıyor. Bu feryat edenler bir zamanlar da İran ile Türkiye’yi neredeyse savaşa sokacaklardı. Her faili meçhul cinayeti İran’a yüklüyorlardı. Suriye ile savaşa sokacaklardı. Kardak-mardak krizleri çıkararak Türkiye’nin komşuları ile devamlı bir husumet içinde olmasını sağlamaya çalışıyorlardı. Şimdi komşularla iyi ilişkiler kurdukça, içerdeki sorunların çözümü için el atıldıkça yine aynı nakaratla koro bağırıyor. Vatan elden gidiyor, vatan satılıyor, ülke bölünüyor, memleket elden gidiyor… Yahu kardeşim bir tane örnek göster ne gitti? Neresi gitti, hangi vatan toprağı satıldı? Türkiye nereye peşkeş çekildi? 7 yıldır bir tek örnek göster… Bir karış vatan toprağının düşmanların eline geçmesine hangi Türk evladı rıza gösterebilir? Yoksa giden menfaatler mi, çıkarlar mı, ayrıcalıklı ve dokunulmaz zümrelerin durumu mu? Urfa ve civarı İsrail’in eline geçiyor diye yaygara yaptılar, İsrail’in bugün Türkiye’den ne kadar rahatsız olduğu meydanda. Memleketimizin güneydoğusu Barzani ve Talabani’ye bağlanacak diye yaygara yaptılar gelinen noktada kuzey Irak’ın Türkiye’ye bağlanması tartışılıyor. Türkiye yok oluyor, ecdat yadigârı topraklarımız elden gidiyor denildi oysa şimdi haritalarda Türkiye neredeyse Osmanlı topraklarına yakın büyüyen coğrafyalarla gösteriliyor. Türkiye nüfuzunu artırıyor, Türkiye güçleniyor, Türkiye söz sahibi olmaya çalışıyor, ama rahatsızlar korosu bildik telden çalmaya devam ediyor…
|