ALKIŞ
*BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’ya,
DUYDUNUZ MU?
*Başbakan Erdoğan’ın dinlemeler karşısında “Beni de 6 yıl boyunca dinlediler, kimsenin sesi çıkmadı” dediğini,
*Telefon dinlemeler nedeniyle Ak Parti hakkında Yargıtay Başsavcısının inceleme başlattığını,
*Yeni bir ihbarcı subayın 3 bin belgeyi kapsayan belgeleri hem savcılara hem de devletin yetkililerine gönderdiğini,
*Cumhurbaşkanı Gül’ün telefon dinlemeler ile ilgili olarak duruma el koyduğunu, tarafları dinlediğini,
*Ergenekon savunucusu Eminağaoğlu’nun Yarsav’a seçilemediğini, Eminağaoğlu’nun neye uğradığını şaşırdığını,
*BBP Genel Başkanı Topçu’nun MHP ve CHP için “bunlar plaza partileri” dediğini,
*Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk’un MHP ve CHP’nin liderlerinin meclisteki konuşmalarını beğendiğini söylediğini,
*Cep telefonlarının beyinde tümör riskini beraberinde getirdiğini ve riski % 120 artırdığını,
*Ağustos ayında işsizlik oranında artış görüldüğünü,
Son ihbar mektubunda bazı gazetecilerin psikolojik harekatta kullanıldığının ortaya çıktığını,
*Panko’da Yavuz Karaçavuş’un denetimden atılmaya çalışıldığını,
*Okulların domuz gribi tatili olması nedeniyle televizyonlardan eğitim desteği verileceğini,
CİVANIM DELİKANLIM NE HALE GELDİ
Bu cümleler Bülent Arınç’a ait. Bahsettiği kişi ise Başbakan Erdoğan. Erdoğan’ın 7 yıl öncesi hali ile bugünkü fiziki durumu arasındaki bir kıyaslama. Civa gibi delikanlı iken 7 yıllık büyük sorumluluk ve yük altında koşturmaca ile geçen, uykusuz geçen günler nedeniyle artık gözlerinin altı morarmış, şişmiş, yıpranmış bir görüntü arzettiğini vurguluyor. Gerçekten de baktığımızda 7 yıl önceki Tayyip Erdoğan’dan eser kalmamış durumda. Sorumluluk ve ağır yük insanı yıpratır. Ülke meseleleri insanı yıpratır. Arınç’ın dediğine göre günde en fazla 2 saat uyku uyuyormuş Başbakan. Oysa muhalefet ne güzeldir. Baksanıza Baykal’a! Bunca yaşına rağmen hiç yıpranmamış durumda. 8 saat uykusunu uyuyor, sabah sporunu, yürüyüşünü yapıyor, zamanında kahvaltısını yapıyor, sorumluluk yok, görev sadece hükümete yüklenmek. Her yaptığını tu kaka diye eleştirmek. İşin en kolay yanı. Ağzına geleni söyle, her şeyi ve her yeri eleştir. Her defasında da hedefe Başbakanı koy. Tüm sorumluluğu ona yükle. Böyle muhalefeti kim istemez. Ne güzel. Görevin sadece iktidarı eleştirmek.
BBP GENEL BAŞKANI TOPÇU REİS’İN YOLUNDA
BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu milletin içinden çıkmış, duygusal, içli, imanlı, ihlaslı, cesur bir genel başkan. Rahmetli Reis’in çizdiği yolda ilerliyor. Milletin menfaatine olan şeyleri söylemekten çekinmiyor. Açılımla ilgili olarak o da çıkıp bir ton laf söyleyebilirdi. İktidara yüklenip vatanı satıyorlar, bölüyorlar, ihanet ediyorlar diye esip yağabilirdi. Ama o da tıpkı Rahmetli Yazıcıoğlu gibi hoşuna gitmese bile milletin ve devletin menfaatine bir şey varsa ona destek olmaya devam ediyor.
YARIYIL TATİLİ ERKENE ALINABİLİR
Milli Eğitim bakanlığı yayılan domuz giribi nedeniyle bu sene okullarda yarıyıl tatilini erkene çekebilmenin yolunu arıyormuş. Bu anlamda bir çalışma başlatmış. Tabi ki eğitimin aksaması karşısında ne tür tedbirler alınacak asıl konu da bu. Yarıyıl tatilini erkene alıp uzatmak, bir aya çıkartmak seçenekler arasında. Bu durumda müfredatta değişiklik de yapmak gerekiyor. Yazılıları peşpeşe yapmak, ağırlaştırılmış bir müfredat yüklemek şart görünüyor. Okulların yaz tatiline geç girmesi de seçenekler arasında. Örneğin 15 haziranda tatil olacaksa 5 temmuza almak, ya da 15 temmuz’a kadar okullarını devam etmesini sağlamak gibi. Yaz tatilinin geciktirilmesi fazla bir yarar getirecek gibi görünmüyor. Çünkü yazın o sıcağında eğitim ve öğretim yapmak bir hayli zor. Milli Eğitimin bu yıl işi gerçekten zor. Fakat sağlık çok daha önemli. Her şeyden önemli.
YARGI YARGIYI DİNLEYİNCE…
Bazı savcılar, hakimler, yüksek yargı organlarının yine yargı organlarının kararı ile telefonları dinlenince kıyamet kopmuş. Yasadışı bir dinleme mi yapılmış? Hayır tamamen yasal. Mahkeme kararı ile alınmış bir dinleme. Peki yargı içinde sıkıntılı insanlar yok mudur? Elbette vardır. Tıpkı Emniyetin tepesinde suça karışmış, şebeke elemanlarına haber uçuran onlarla ortak iş yapan yüksek emniyet bürokratları olduğu gibi. Bu emniyet bürokratları ne yapıldı? Telefonları dinlendi ve suçüstü yapılarak görevden alındı cezaevine konuldu. Peki yargıda da az da olsa suça karışabilecek insan olamaz mı? Tabi ki olabilir. Bu ülkede Başbakan Erdoğan 6 yıl boyunca hem de hiçbir yargı kararı olmaksızın tamamen illegal olarak telefonları dinlendiyse ve kimsenin sesi çıkmadıysa şimdi yargı kararı ile yapılan dinlemeye neden ses çıkarıyorlar? Efendim yüksek yargının telefonu dinlenemezmiş. Neden? Bu ülkede dokunulmazlığı mı var? Hadi diyelim ki yüksek yargıda çetelerle ilişkisi olan bir yargıç var, buna hiç mi dokunamayacaksınız? Ne yapalım bu adam yüksek yargıç deyip geçeçek misiniz? Madem hukuk devletinde yaşıyorsak, hukuki olarak elbette kimse dokunulmaz olmamalıdır.
CHP’DE DERSİM KRİZİ
CHP içinde krizler bitmek bilmiyor. Son olarak Onur Öymen’in çıkıp Meclis’te Dersim ayaklanmalarını bastıran Atatürk suçlu muydu? Mealindeki sözler söylemesi başta Aleviler olmak üzere Dersim’lileri ayaklandırdı. Kendi partisi içinde de sesler yükselmeye başladı. Kılıçdaroğlu açıkça Öymen’in istifa etmesi gerektiğini söyledi. Onur Öymen geri adım atmadı ve atmıyor, bakalım bu krizin sonu nereye varacak?
KAPATMA DAVASI AK PARTİYİ GÜÇLENDİRİR
Telefon dinlemelerin her ne kadar da yasal zeminde yapılmış olsa da Yargıtay’daki rahatsızlık işi farklı boyutlara taşımaya aday görünüyor. Özellikle Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Ak Parti hakkında bu konuda inceleme başlatmış. Kimilerine göre bu inceleme kapatma davasının açılmasını da getirebilir. Peki bu ne getirir ne götürür? Bence Ak partiye açılacak her kapatma davası partinin millet nezdinde daha da güçlenmesini sağlar. Açılacak bir kapatma davasından sonra genel seçimler gelir ve seçime gidilirse Ak Parti yine aynı çoğunlukla iktidara gelir.
MIŞ
*Bir zamanlar CHP’yi çok seven Alevilerin şimdilerde CHP’ye bayrak açmış olması enteresan bulunuyormuş.
DAMLA
Küçük şeylere fazla önem verenler ellerinden büyük şeyler gelmeyenlerdir.