Önlenen Kafes operasyonu, psikolojik harekât ve medyanın kullanımı, asrın davası, ıslak imza tartışmaları, AKP ve Gülen’i bitirme belgesi, meçhul subay, yargının yargıyı dinlemesi, Dersim tartışması, domuz gribi, aşı yaptırmalı mı yoksa yaptırmamalı mı, darbeciler, derbiciler, GDO’lu ürünler… Tüm bunlar aynı anda gerçekleşiyor… Görünen o ki coğrafyamız yine kaotik günlerden geçiyor. Adamlar eğer kafes operasyonunu gerçekleştirebilseymiş şu anda Türkiye büyük bir badirenin içine düşmüş olacaktı. İngiliz gazeteci öteki taraftan hopluyor zıplıyor, Ergenekon operasyonunu durdurun diyor. Amerika’da Ergenekon lobisi boş durmuyor. İçerde, dışarıda kazan kaynıyor. Medyamız ikiye bölünmüş durumda. Kimine iktidar yandaşı denilirken kimine de Ergenekon dostu manasında dost medya adı takılıyor. Dost medya yargının yargıyı dinleme belgesini ele geçiriyor daha doğrusu onlara sızdırılıyor, bir tartışma oradan kopuyor, Yargıtay, barolar birliği sokağa dökülüyor. Öteki tarafta ise darbe planları ve kaos belgeleri sızdırılıyor, onlar da her gün yeni bir belge ve dosya üzerinden bilek güreşini sürdürüyor. Açılım karşıtı, açılımcı, grip aşısından yana, karşı tarafta, GDO yandaşı, GDO karşıtı, Ergenekoncu, Ergenekon karşıtı, darbe sever, darbe savar, derbici, karşıtları… Her kesim ikiye bölünmüş durumda. Amaç iktidarı devirmek ya da öteki taraftan bakarsanız iktidarı ayakta tutmak. Bir yanda Karaalioğlu ve benzerleri, diğer yanda Uğur Dündar ve onun gibiler. Bir tarafta Zekeriya Öz ve Ergenekon savcıları diğer tarafta Eminağaoğulları, Kaçmazlar. Bir yanda Baykallar diğer yanda Tayipler ve Tayyipçiler. Müthiş bir güç mücadelesi son hızıyla sürüyor. Darbeciler son güçlerini de kullanarak iktidarı devirmek için son bir kez daha hamle yapıyor, iktidar ise darbeci diye adlandırdığı gurupları tasfiye etmek için her yolu deniyor. Peki, halk ne diyor? Halk da tıpkı futbol takımı tuttuğu gibi partilerine göre görüşlerini şekillendiriyor. MHP’li ise görüşlerini Bahçeli’ye göre şekillendiriyor, CHP’li ise Baykal’a göre. AK Parti karşıtı ise zaten topyekûn karşı çıkıyor. Bu meselenin aslı iktidarı biran önce indirmek ve Ergenekon soruşturmasını inkıtaya uğratmak. Çünkü son üç yılda o kadar güçten düştüler ve o kadar deşifre oldular ki mesafe inanılmaz boyutlarda. Her oyun ve senaryoları deşifre oluyor, adım atacak halleri kalmamış durumda. Kendilerince son kale olarak gördükleri yerleri birer birer kaybettiklerine inanıyorlar… Bu gidişatın kendilerini bitireceklerine inanıyorlar. İktidarın bir köşesinden gedik açmak istiyorlar. Yerli yabancı dostlarını yardıma çağırıyorlar. Ama görünen o ki işleri hiç de kolay değil artık…
|