İşte bu olmadı Sayın Genelkurmay başkanım…
Bu güne kadar ne Ergenekon davası ile ilgili, ne de TSK ile ilgili kamuoyu gündemine düşen hiçbir konuda olumlu-olumsuz bir yorum yazmadım.
Çünkü TSK’nin Devletin en öneli kurumlarından birisi olduğu bilincindeyim.
Bu sebeple mümkün olduğu kadar TBMM ve TSK gibi kurumlar hakkında yazmam.
Hele tahfif eden yazılar iki tarafı keskin bıçak gibidir.
Ancak Türkan Saylan’ın cenazesine tam tekmil bütün kuvvet komutanları ile beraber katılacaksın ve fakat rahmetli Kıbrıs gazisi, Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı emekli Albay Ali Belgütay Varımlı´nın cenazesine katılmayacaksın…
Bu en hafifinden bile ayıp bir şeydir.
Ne teamüllere uyar ne Milli geleneklerimize uyar.
Türkan Saylan’ın Cenazesine tam tekmil katılanların, iman-inanç-ideoloji bakımından birçok şeyi onunla paylaşıyor olmaları gayet normal ve insani bir şeydir.
Hatta Leyla Umar Hanım Efendi gibilerin yemek davetlerine tam tekmil katılmanın, konusu ne olursa olsun orada hoş bir sohbette bulunmanın ayıplanacak hiçbir tarafı yok.
Hatta bende bazen düşünmüyor değilim, bir Çerkez tavuğu yaptırsam, Sayın Genelkurmay başkanımızı-
Sayın Cumhurbaşkanımızı-Sayın Başbakanımızı, bir hafta sonu mütevazı evimize davet etsem diye…
Ayrıca onlar içinde farklı bir iletişim imkanıda benim davetim oluşturmuş olurdu.
Bir insan üzerinde bütün kuvvet komutanlarının sevgisini muhabbetini celb edebilecek meziyetlere sahip bir insanın cenazesine katılmak elbette en azından bir gönülden aht-ı vefa örneğidir.
Bununda kınanacak bir tarafı yoktur.
Ancak daha alt rütbede asker cenazelerine katılanlar acaba neden rahmetli (Rahmetli diyorum çünkü intihar etmemişte olabilir ihtimalini göz ardı etmemek lazım)Varımlı’dan esirgediler.?
***
Akşam Gazetesi
‘Bir Dava İki İntihar’ manşetiyle haberi veren akşam gazetesinin aynı haberin yanında neredeyse haberle iç içe,
Neredeyse anadan üryan bir bayanın çırılçıplak resmi var.
3 milyon dolarlık göğüsler başlığıyla.
Akşam gazetesi gibi birçok benzer gazete de aynı mantıkla yayımlanmakta.
Hele Web üzerindeki sanal gazeteler gazete değil porno dergisi.
Denilecek tek söz kalıyor okuyucuya –Çüşşş-
İçinizdeki öküze oha deyin kardeşim.
Haber okuyacağız diye sizin hafif meşrep zevklerinizi, kişisel cinsiyet hastalıklarınızın ürünlerini görmek zorundamıyız.
Diğer yandan kadının cinselliğini bir ticari meta haline getirip pazarlamak kadar ahlaksızca bir şey olur mu?!
Halk dilinde sizin yaptığınızı yapana ‘Penzevek’ denir.
Bu anlamda TARAF gazetesini takdir ediyorum.
Okuyucusunu enayi yerine koymayan belli ahlaki ve toplumsal değerleri gözeterek yapmış olduğu yayın çizgisinden dolayı.
***
Hazine Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
‘Sadettin Tantan, DSP-MHP-ANAP iktidarı dönemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakanı iken çok araştırma yaptığını, başka araştırmalar için projeler hazırladıklarını ancak engellendiklerini söyleyen Sadettin Tantan, şunları söyledi: "Türkiye´de kirli ve kimliksiz sermayenin ve siyasi yapının ortadan kalkması için yapmak istediğimiz en büyük projelerden birisi Hazine Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü´nün denetlenmesiydi. Bugüne kadar bu kurum hiç denetlenmemiş. Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit´ten onay almıştık bu kurumun denetlenmesi için. Çünkü bugüne kadar yurtdışından hazine garantili özel ve kamu bütün bağlantılar, finans aktarımı, ekonomik aktarım ve bu milletin karşılıksız ödediği, ne olduğu belli olmayan bütün projeler araştırılacaktı. Batı mali sistemine göre bütün komisyonlar ve dünyadaki bütün bankalardan gelen aktarımlar kayıt altında olduğu için, kaybolan bütün dosyalar, şişirilmiş dosyalar ortaya çıkacak, milletin hakkı ortaya çıkacaktı. Gasp edilen haklar ortaya çıkacaktı. Gasp eden aktörler ortaya çıkacaktı. Kamu çalışanı, bürokrat, siyasetçi, işadamı herkes ortaya çıkacaktı. Biz uygulama aşamasında engellendik…’
***
Hürriyet gazetesi de patronu gibi…
Aydın Doğan Bey, uzun zamandan beri kamuoyunda battı-batıyor, gümledi-gümleyecek gibi gündemden düşmediği için mi yoksa bir hastalığı varda ondanmıdır bilinmez hep düşünceli ve melankolik bir ruh halini yansıtmakta.
Bu melankolik ruh hali gazetelerine yansımış olmalı ki şu gündem yoğunluğunda manşet yapacak bir şey bulamamış gibi Zaman gazetesinin 15 gün önceki bir haberini manşete taşımış.
DTP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan´ın "etnik sayım yapılsın" önerisi bugünkü Hürriyet gazetesinin manşetinde yer aldı. Aynı haber 6 Kasım Cuma günü zamanda yayımlanmıştı. Diye de zaman gazetesi dalga geçiyor.
Ama zaman gazetesi yanılıyor.
Bu değil ki Hürriyetin manşeti…
Asıl manşeti;
‘VAHŞİ KEDİ’
Bu manşetten doğan boşluğu sizin haberle doldurmuş…