Tokat’taki hain pusu milletimizi ayağa kaldırdı. Yüreğimizdeki acıyla birlikte kafalarımız da son derece karışık. Cevap bekleyen sorular var. Başbakan Erdoğan’ın Amerika’ya gittiği gün, uçak henüz havada iken bu Tokat’taki saldırı gerçekleşti. 3 emekli kuvvet komutanının darbe iddialarından dolayı ifade verdiği günün ardından bu saldırı yapıldı. Açılımda tam ikinci hamleye geçilecekken bu saldırı yapıldı. Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatıp kapatmayacağının belli olacağı günün öncesinde bu saldırı yapıldı. Bunların herhalde tamamı tesadüftür. Kafa karıştıracak bir soru işareti herhalde hiçbirinde yoktur. Peki, neden Tokat? Tokat dediğimiz yer İçanadolu sayılabilecek bir coğrafya. Hemen şurası. Tokat’ta hain pusu 7 canımız, 7 yavrumuz şehit…
Dün haberlere baktığımda gördüğüm manzara daha da kafa karıştırıcı. Abdüllatif Şener diyor ki ‘Türkiye bu Başbakan’dan biran önce kurtulmalı.’ Bahçeli diyor ki ‘bu millet ayağa kalkarsa ne hükümet kalır ne başka bir şey’… Sanki diyor ki ‘ey millet ayağa kalkın ve bu iktidarı falan hepsini tepeleyin. ‘Baykal diyor ki ‘artık Türkiye kaos ortamındadır.’ DTP’liler ise daha sinsi, daha hain, daha kışkırtıcı ve mide bulandırıcı. Gülüyorlar. Bizim canlarımız giderken onlar gülüyorlar. Açılıma en fazla karşıt olan asıl DTP’li ve PKK’lılar. Çünkü oyuncakları ellerinden alınacak… Bu manzarayı umumiyeyi görünce elbette insan umutsuzluğa kapılıyor ve karanlık odakların işi tersine döndürmeyi başardığına inanası geliyor. Açık söylemek istiyorum bu milletin büyük bir çoğunluğu yorumunu kendi kafasında yapıyor. Bu işler de Ergenekonun kuyruğu diyor çıkıyor. Türkiye’de maalesef kimin eli kimin cebinde hiç belli değil. Millete komplo kuranlar, devlete komplo kuranlar, elbette askerimize de pusu kuranlarla aynı merkezden idare edilenlerdir. Bu pusu pusuda bekleyenleri de meydana çıkaracak, orta yere dökecektir. Her bir ağızdan niyetler ifşa edilecek, sokaklar yine dolup taşacak. İktidarın hiç mi suçu yok? Elbette var. Açılım diye bir şey çıkardılar ve iyi idare edemediler. Kolay sandılar. Yılların yerleşikliği bir çırpıda sökülüp atılır sandılar. Her şeyi biz yaparız zannettiler. Açılıma taraftar gibi görünen ama en fazla karşı çıkacak olan PKK’lıları hesap etmediler. DTP’lileri ve cani başını hesaba katmadılar. Pusuda bekleyen muhalifleri, Ergenekoncuların B planını hesap edemediler.
Artık bu işi kötüye gitmeye başladı. Tehlike çanları çalıyor. Kıvılcımlar işaret veriyor. Büyük bir fırtına gelebilir. Allah muhafaza şimdiye kadar yapılan olumlu şeyleri bir anda yok edebilecek bir fırtınadan söz ediyorum.
Türkiye büyümek istiyor, kabuğunu kırmak, dünyada söz sahibi olmak istiyor. Ama küçük olsun benim olsun diyenler de boş durmuyor. Büyüyünce kendi ellerinden çıkıp gideceğini düşünerek gizliden gizliye Türkiye’nin önünü kesmeye çalışıyorlar.
İçerde ve dışarıda.Sonuçta o erlerimizin anaları babaları gözyaşı döküyor. ‘Vatan sağ olsun’ diyor. Bir şehit babasını seyrederken gözlerim doluyor, seyredemiyorum.
Ve bir baba diyor ki: Bu kan dursun, bu savaş bitsin… Fazla söze hacet yok.
Allah’ım sen yardım et…