ALKIŞ
*Liderliğe alışan ve zirveyi bırakmamakta kararlı görünen Kayserisporumuza,
DUYDUNUZ MU?
*MHP mitinglerle Ak Parti ve Başbakan Erdoğan’a en ağır bir şekilde yüklenmeye devam ettiğini,
*DTP’nin kapatılmasına halkın büyük bir kesiminin destek verdiğini, bir kısmının ise karşı çıktığını,
*DTP’nin kapatılmasının PKK’ya can simidi olduğunu,
*Yüzüne maske geçirip halkı tahrik eden provokatörlerin mutlaka deşifre edilmesi gerektiğini,
*Kayseri’de Apo asılsın diye ölüm orucuna başlayan şahsın da bu memlekete iyilik etmediğini,
*Domuz gribinin yaygınlaşması ile aşılara talebin yeniden canlandığını, aşı tartışmalarının ise geride kaldığını,
*Yamula barajında balık tutmaya çalışırken ölenlerin sayısının kabarmaya başladığını, yetkililerin bu duruma bir çözüm bulması gerektiğini,
*MHP mitinginde 10. yıl marşının çalındığını,
*Türkiye’de kanlı bir iç savaş çıkarmak isteyenlerin karanlık emellerini devreye sokmak için her fırsatı değerlendirdiklerini,
BİLETLER GEÇEN MAÇA DÖNMESİN
Kayserispor’un bu hafta sonu yani Cumartesi günü saat 13,30’da yapacağı Antalya maçı öncesi maç biletleri milletin kafasında soru işareti olarak duruyor. Geçen Bursa maçında bir lira iki lira olan biletleri satın almak vatandaşa ne yazık ki nasip olmadı. İlk gün satışa çıktı bitti denildi, gerçek taraftar bilet bulamadı. O maçta görüldü ki Kayserispor’un sessiz, sakin, çekirdek çiterek maç seyreden taraftardan ziyade takımı ateşleyecek taraftar lazım. Bunun yolu da biletlerin normal yollardan satışa sunulması ve gerçek taraftarın maç biletlerini alarak takıma 12. adam olarak destek vermesi gerekiyor. Bir lira iki lira olayından vazgeçip biletleri makul bir seviyede, benim tavsiyem 5 lira 10 lira olarak satışa sunmak. Bu şekilde olduğu zaman gerçek seyirci ortaya çıkacaktır. Bedava biletin yanlış bir uygulama olduğu zaten öteden beri bellidir.
PASTA YERİNE ŞAPKA VE ATKI
Kayserispor zirveyi yakaladı ve bir daha bırakmaması gerekiyor. Takım güzel bir havaya girdi. Şimdi sıra taraftar ve yönetimin üzerine düşen görevi yerine getirmesidir. Nedir bunlar? Yönetim ve Kayserispor’un onursal başkanı Antalya maçı öncesi büyük bir hazırlık yapmalı, tüm taraftarlara Kayserispor şapkası ve atkısı dağıtmalı. Geçen maçta Bursa taraftarını gördük. Hepsi tek tipti. Yeşil beyaz şapka ve atkılar müthiş bir gösteri ortamı hazırladı. Kayserispor’u düşündüğümüz zaman 30 bin taraftarın sarı kırmızı şapka ve atkılarla takımı coşturduğunu düşünürsek müthiş bir şey olur. Çok da masraflı bir şey değil. Topu topu şapka ve eldivenlere 50–60 bin lira yeter. Gerekiyorsa altına da küçük bir sponsor ismi yazılarak sponsora bunun masrafı yüklenebilir.
Taraftara düşen görev ise daha da önemli. Yepyeni sloganlar üretilmeli. En kısa sürede. Yepyeni bir liderlik, şampiyonluk marşı, şarkısı yazılmalı çizilmeli, söylenmeli. Öyle birbaba hindi falan hiç yakışmıyor. Onlar geride kaldı ve çirkin oluyor zaten. Anadolu efsanesi, Türkiye, Türkiye duy bu sesi, bu gelen Kayseri’nin ayak sesleri, 3 büyük yok tek büyük var, savaşçı Kayseri, Geliyor, geliyor, Kayseri geliyor, Erciyesin zirvesi, ligin zirvesi, Haydi aslanlar zirve aşkına, dağ başını duman almış, her yer inlesin marşı…Şampiyoooon Kayseri, Şampiyooon Kayseri… Falan filan. Bunlar sadece şu anda yazı yazarken aklıma geldi. Düşünülse birkaç gün boyunca çok sloganlar üretilir. Ha bir de amigolar şart. Taraftarı galeyana getirecek, takımı ateşleyecek amigolar…. Hem Bursa hem İstanbul maçında bakıyoruz sanki maç liderin maçı değil de sıradan iki Anadolu takımı alt sıralar için mücadele ediyor. Yok böyle bir şey. Artık şuna inanalım biz lideriz ve liderliği bırakmamaya kararlıyız.
Taraftar artık yönetimle uğraşmayı tamamıyla terk etmeli, yönetim de taraftara artık el uzatmalı. Kayseri birlik olmalı. Topyekûn kilitlenmeli. Öyle guruplar oraya buraya dağılmamalı, parçalı bölüklü bir görüntü hiç kimseye yaramaz. Taraftar yönetim gerilimini ortadan kaldıracak bir slogan atılsa, Recep Mamur’u onure edecek bir slogan tüm taraftarlarca söylense bence bu iş biter. En büyük başkan Recep Başkan… Futbolcular tek tek anons edilirken her biri ayakta kuvvetli bir şekilde alkışlanmalı. En büyük Başkan Recep Başkan sloganı atıldığında Recep Mamur ayağa kalksa ve tüm taraftarı selamlasa kötü mü olur. Özlenen tablo bu işte. Bakınız tarihte ilk defa gerçekleşen bir olaya tanıklık ediyoruz. Lig lideriyiz iki haftadır. Bu büyük olay tüm kırgınlıkları ve dargınlıkları bence perdelemeli artık. Şimdi kenetlenme zamanı. Yönetimin de taraftara güven duyması lazım. Taraftarın da Yönetimle ilgili önyargıları artık kafasından söküp atması gerekiyor.
MEZARLIK HİZMETLERİ VE BİR BAKIŞ AÇISI
Kayseri’de Son birkaç yılda mezarlık hizmetlerinde önemli gelişmeler yaşandı. Hizmetler bir sisteme oturtulmaya gayret edildi. Önemli ölçüde mesafe kaydedildi, ancak yapacak henüz çok şey var. Neler mi? Birincisi mezarlıktaki müdürlüğün hizmet binası son derece yetersiz ve küçük kalıyor. On binlerce kişiye hitabeden ve önemli bir görevi ifa eden kurumun bir arşiv bölümü bile yok. Birkaç odaya sıkışmış görevliler. Hatta bir odada üç beş kişi. Acilen buna bir çözüm bulunması gerekiyor. Gerekirse üzerine kat çıkılmalı ve daha ferah, daha geniş bir alana kavuşturulmalı. İkincisi personel azlığı. Her gün en az on tane cenaze çıkıyor. Cenazeler toplumun hassas olduğu olayların başında gelen merasimlerdir. O yüzden bu hizmetlerin son derece iyi ve sorunsuz yapılmasında fayda var. Şunu söylemeye çalışıyorum. Bir sistem gerekli ki babası, annesi, kardeşi, eşi, çocuğu vefat eden bir vatandaşımız bir tek yere telefon açarak tüm hizmetlerinin görüleceği bir sistem. Acılı günde bir oraya koş, bir buraya olmuyor. Bir mezarlık alma işi, bir yıkama, taşıma işi, bir ölüm raporu alma işi, bir cenaze kıldırılma işi, hoca işi, ses düzeni işi, bakım işi… Birçok alanı var. Şimdi belediyemiz tamam cenaze aracı veriyor, mezar alma işinde yardımcı oluyor ama ya diğerleri. İnsanlar en acılı gününde bir de oraya koş buraya koş, ölüm raporu alındı mı, doktor geldi mi, cenaze camiye kadar nasıl taşınacak, hoca bulundu mu? Bu dertlerle uğraşmak zorunda kalmasın. Belediye’ye bir telefon yetmeli. Benim annem vefat etti, vatandaşlık numaram şu desin, telefonunu da versin. Belediye ölüm raporları işini kendi doktorunu bizzat mezarlıkta görevlendirerek çözmeli, yıkama işini organize etmeli, cenaze taşıma işini, camiye götürme işini, orada hoca bulundurma işini her şeyi üstlenmeli. Böyle bir düzen mutlaka şart. Her konuda lider olan Kayseri bu konuda eksikliklerle kıvranıyor adeta. Cenaze sahibi neden evden ya da hastaneden cenazesini bir Renault araca ya da bir pikaba atıp götürsün, bu yakışıyor mu? Koca bir tabut ve arabanın arkasında camiye götürülüyor. Bu Kayseri’ye yakışan bir görüntü mü Allah aşkına size soruyorum?
Belediyemizin mezarlık hizmetleri ile ilgili çok önemli bir karar alması ve bir telefonla tüm sorunların hallolacağı bir sistemi geliştirmesi gerekiyor. Hatta defin sonrası mezar bakım işini bile ya kendisi yapmalı ya da şirketlere yer tahsis edip bu hizmeti bile vatandaşa sunmalı. Cenaze merasimleri için mezarlığın yanına büyük bir cami bile yaptırılabilir. Bazı illerde böyle. Hem şehir trafiği rahatlayacaktır hem de insanlar cenaze hangi camideymiş karmaşasından kurtulur. Kılınır cenaze mezarlığın yanı başındaki bir camide, her şeyi mezarlık müdürlüğü ve belediye yürütür. Cenaze sahibi de Allah razı olsun bir telefon etmekle tüm işler yapılıyor diye dua eder…
MIŞ
*Başbakan Erdoğan açılımda ısrarcı olacakmış. Hayırlısı neyse o olsun bakalım.
DAMLA
Geriliğin belki en büyük sebebi, denenmemişin denenemeyeceğini savunmaktır.