ALKIŞ
*Vakıflar Bölge Müdürlüğü görevine başlayan Ali Veral’a,
DUYDUNUZ MU?
*Kriz var iddiası devam ederken lüks cep telefonları satışlarında patlama yaşandığının açıklandığını,
*Vural Savaş hakkında soruşturma açıldığını,
*Can Dündar’ın Mustafa filmine verilen takipsizlik kararını Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kaldırdığını, davanın devam edeceğini,
*İktidarın açılıma devam düşüncesinde olduğunu,
*DTP’lilerin BDP partisini kurduklarını ve Meclis’e geri dönme sinyalleri verdiklerini,
*33 Er davasının yeniden incelemeye alındığını,
*Muş’taki saldırı olayının yürekleri ağza getirdiğini,
*İran’ın İsrail’i vuracak füze yaptığını açıklamasıyla Batı’nın büyük bir paniğe kapıldığını,
*Önümüzdeki yaz Kayseri’nin Dünya Basket Şampiyonasına ev sahipliği yapacağını,
*Emniyet Genel Müdürlüğünün tüm illerdeki birimlere acil provokasyon uyarıları yaptığını,
*Aydın Doğan’ın Star, Vatan ve Milliyet’i satmak üzere olduğunu,
*YÖK’ün katsayı kararını bugün belirleyeceğini, onbinlerce gencin bu alınacak kararı dört gözle beklediklerini,
*Kayseri’nin şu anda büyük sorununun trafik sıkışıklığı olduğunu, park sorunlarının da had safhaya çıktığını,
MERKEZ BANKASI SOYULURKEN MİLLİYETÇİLİĞİNİZ NEREDEYDİ?
Başbakan Erdoğan önceki gün Meclis’te öyle bir konuştu ki hem Baykal’ı hem de Bahçeli’yi fena bozdu. Baykal’a belgeler gösterdi, 1996’da kürt raporu hazırladığını kürsüde belgeyle ispatladı. Hem de bu kürt raporunda neler yoktu ki? Tabi Baykal işi geçiştirmeye “bırak bu işleri” demeye çalıştı ancak Erdoğan üzerine üzerine gitti. CHP’yi kendi hazırladığı kürt raporu ile vurdu. Bahçeliyi ise daha can alıcı bir noktadan ateşledi. “Merkez bankası soyulurken, Türkiye’nin 57 milyar doları hortumlanırken sizin milliyetçiliğiniz neredeydi, o zaman iktidardaydınız neden bunu seyrettiniz? Bu mu milliyetçiliğiniz” mealindeki sözlerle adeta mahvetti. Henüz hafızalardan silinmemiş bir tabloyu milletin gözleri önüne bir kez daha serdi. Hatırlayalım o günleri 2000-2001 yıllarını. Gece yarısı bankalardan çuvallarla kaçırılan paralar, batırılan ve yükü milletin sırtına yüklenen bankalar….. O zaman kim Başbakandı? Ecevit. Kim en yakın yardımcısı ve ortağıydı? Bahçeli…..Ne çabuk unuttuk o günleri…
EKRANLARDA HIRSIZLIĞI TEŞVİK EDEN DİZİLER VE REZİL PROGRAMLAR
Bu RTÜK ne işe yarar bilmiyorum. Ekranlar öylesine kirlenmeye başladı ki anlatamam. Sadece tesadüfen rast gelip izlediğim iki diziden bahsedeyim. Birisi Es-es.. Diğeri Küçük kadınlar… Her iki dizide de hırsızlık meşru gösterilmeye çalışılıyor. İlaç parası bulamayan birine yardım için hırsızlık, dükkanı kapanmakta olan birisine yardım için hırsızlık. Araba hırsızlığı, çanta hırsızlığı… oysa hırsızlığın her türlüsü kötüdür. Fakire yardım etmek için hırsızlık mazur gösterilebilir mi? Sinsi kafalar milletin malını çalmayı bu şekilde meşru göstermeye kalkışıyor. RTÜK bu dizileri incelemiyor mu? Geçmişte Arka sıralar dizisinde de benzeri kanunsuzluklar meşru gösteriliyordu ancak daha sonra düzelttiler işi.
BELDEN AŞAĞI PROGRAMLAR
Sadece bu diziler mi? Bakın son zamanlardaki ekranlardaki dizilere ahlaksızlık almış başını gidiyor.Konular hep birbirine benzer. Gayrimeşru, ahlakdışı ilişkiler, hatta ensest ilişkiler, Aşk”ı memnu, yaprak dökümü gibi diziler milletimizin genel ahlaki yapısını ve aile hayatını son derece olumsuz etkilemeye başladı. Hele bir de izdivaç ve evlilik programları var ki iğrenç mi iğrenç. Daha bitmedi. Müjde Arların, Hülya Avşarların belden aşağı programları, prezervatif sohbetleri artık Müslüman Türk milletinin asabını bozmaya başladı. RTÜK ne için vardır, ne işe yarar, sadece reklamların yayınlanma süreleri ile mi ilgilenir, reklam paylarını mı alır, neden bu dizilere programlara müdahale etmez?
MIŞ
*BBP’nin bu seçimde en büyük riski DTP’nin yerine kurulan BDP ile harf benzerliği yaşaması olacakmış.
DAMLA
Çalışan arı, balı yapan arı. Hindi düşünse, ne düşünür? Ya arpa düşünür ya darı…