Günümüz dünyasında var olan kaynaklar sınırlı. Var olan kaynakları en iyi şekilde kullanmanın gereği her geçen gün daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. İnsan olmanın erdemliklerinden biri de eldeki imkânları en iyi şekilde kullanmaktır. Verimli kullanım sonunda, elde edilen belirginlik çevreye net bir şekilde yansımalıdır. Verimliliğin getirileri yazılı kaynaklara açık seçik aktarılabilmelidir.
Gelişen dünyada medeni olmanın gereği ise eldeki değerleri çok iyi kullanmaktır. İnsanımız bunu başarmak zorundadır. Bu başarı, insan olmanın haklı gururu olarak gerçek yaşantımızda görülmelidir. Eldeki değerleri limitsizce kullanmak hataların en başıdır. Bizim başlatmış olduğumuz bu hata çevremize hatalar zinciri olarak yayılmaya başlar. Bireyden çevreye yayılan savurganlık sonuncunda, savurgan bir toplumun ortaya çıktığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Savurganlıkla ilgili hepimiz yeter derecede bilgi sahibiyiz.
Farkındayız ama nedense bu durum bizleri rahatsız etmiyor. Çevremizde gördüğümüz her yanlışa karşıda duyarsız kalıyoruz. Oldu mu bu? Tabiî ki olmadı. Savurganlığa müdahale etsen sen ne karışıyorsun? diye size bir karşılık gelebilir. Hatta daha da kötü bir karşılık gelebilir. Burada yapmamız gereken bizim örnek olmamızdır. Bizim davranışımız yakınımızda ki insanlara yansıyacaktır. Üç bireyi kazanamasak, en az bir birey bizim yaptığımız doğru davranışı onaylayarak, kendi davranışına yakıştıracak ve elinden geldiğince bu alışkanlığı, yaşamında sürdürecektir.
Güzel ve geniş olan ülkemizde, savurganlığı daha belirgin bir şekilde devlet kurumlarından ortadan kaldırabiliriz. Tasarruf için elden gelenin en iyisini yapabiliriz. Devlet kurumlarında tasarruf için gerekli tedbirleri yerine getirebiliriz. Tasarruf alışkanlığının uygulamaya konulacağı kurumlar arasında en başta gelen kurumlar ise okullardır. Boşa akan musluklar, gereksiz yanan lambalar çok kolay yapılacak tasarruflardandır. Tasarruf sonunda elde edilecek birikimler, bu şehrin çocuklarına farklı eğitim araçları olarak dönebilir. Okullarda yapılabilecek geri dönüşüm çalışmaları içinde, akla gelen ilk çalışma kâğıt ve plastik toplamadır. Bu uğraş kolay gibi görünse de pekte kolay değildir. Özverili bir çalışma gerekiyor. Her şeyden önce kurum yöneticilerinin savurganlığı önleme konusunda samimi bir kimlik takınmaları gerekir. Tasarrufun gerekli olduğuna inanmaları gerekmez mi? Tutumlu ve olumlu örnek bireylerin çoğalması için görev sorumluluğunu genişletmek gerekmez mi? “Balık baştan kokar “atasözü yapılan yanlışın en yetkili kişi tarafından çok rahat bir şekilde hayata yansımasını ifade eder. Sorumlu insanımız kaynakların en uygun şekilde tüketilmesini sağlamıyorsa tasarruf bunun neresinde? Koca bir ilin tasarruf konusunda elde edilecek yansımaları da kocaman olmalıdır. Ülke içinde ses getirmelidir. Savurganlık eğitim işi ise
İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu çalışmanın neresinde? Tasarrufla yapılan çalışmalar nelerdir? Toplumla paylaşılan projeler nerede? Çocuklar sadece sınava hazırlanarak mı eğitim öğretim sürecini tamamlayacaklardır? Bu durumda ki bir öğrenci öğrenmeyi başarabilir. Sorarım size hanginiz öğrendiklerini unutmadı? Eğitimle kazandırılan davranışlar ise yaşam şeklimiz olmadı mı?
Öyleyse gelin tasarruf için üzerimize düşen, insan olma sorumluluğunu yerine getirelim ve bir yerden başlayalım. Birlik olursak çok büyük işleri başarabiliriz. Ortaya çıkacak güzel uğraşları her güzel insanımızın destekleyeceğine inancımız tamdır. Güzel ülkemize yarın için bugünden örnek davranışlar kazandırmanın haklı gururunu yaşamalıyız. Birlik olalım. Güzel ve takdir edilecek örnek kaynak kullanımını güzel bireylerimize kazandıralım. Unutmayalım, eğitime yapılan her katkı kültüre taşınan bir tuğla gibidir. Eğitimde amaç güzeli, iyiyi başarmak, var olanı geliştirmek ise kurum yetkililerinin de kurumunda bulunanları hedefe doğru yöneltmek ve desteklemek zorunluluğu vardır. Geride kalanına destek ve cesaret vermek zorundadır. Tasarrufla ilgili çalışmaların şehir gündemine Kayseri Gündem’le oturması ve büyük bir tasarruf hareketinin başlaması dileğiyle.