Nereye varsam, kime faydalı olmaya çalışsam, tecrübelerimden, bilgi ve görgülerimden, birşeyler anlatmaya kalksam, ziyaret ettiğim insanlar sanki bin kontör hediye gelmiş telefon gibi dolu. İçini boşaltacak adam arıyor. Karşısında hazır filozofu da bulmuşken, kendisini büyük bir kültür salonunda zannediyor ve başlıyor nutuk atmaya. Size ne konuşma hakkı tanıyor nede cevap hakkı tanıyor. Konuşması bitince de, ben acele bir yere yetişmem lazım diyor ve beni selamlıyarak hemen yanımdan ayrılıyor. İşte böyle. Bütün bu sıkıntıların sebebi ise, işsizliğin, yoksulluğun çoğalması ve had safhaya yükselmesi, üretimin iyice düşerek insanların geçinemez hale gelmesinden kaynaklanıyor. Çünkü, üreten insanların eli ve cebi güçlenir. Üretmeyen insanların ise, eli cebi zayıfladıkça, çenesi çoğalır. Evinde ailesini ve çocuklarını çenesiyle rahatsız eder. Çevresindeki insanları bıktırır. Bu yüzden bütün kötülüklerin anası üretmeden boş gezmek, bütün iyiliklerin anası da, üretmek ve çalışmaktır. Bu itibarla birbiri-mize yapacağımız en büyük iyilik şu olmalıdır. Babadan, dededen kalma büyük bir miras sahibi olsak bile hiçbir servet el emeği ve göz nuru ile kazanılarak yenen nimetin yerini tutmaz. Çünkü, dünyada en tatlı ve en hayırlı rızık elin emeğidir. Sağlam kaynaklardan aldığımız bilgilere göre, Çin’de üretmeyen bir kişiye dahi rastlamak mümkün olmadığı gibi dört-beş yaşındaki çocukları bile üretmeye alıştırıyorlar. Onların eğlenerek yapacağı ve morallerinin yüksek olacağı işleri veriyorlar. Mesela, çocuk oyuncaklarının parçalarını montaj ettiriyorlar. Böylece çocuklar hem eğleniyor, hemde üretiyorlar. İşte Çinliler yeni nesillerine henüz çocuk yaşta üretimi sevdirmişlerdir. Bu itibarla bizlerde dünyada gördüğümüz her iyiliği bizim bir yitiğimiz olarak alıp, birbirimize üretimi sevdirecek ve üretim imkanı sağlayacak hizmetlerle faydalı olmalıyız diyorum. Çünkü, dünyada en hayırlı insan, önce kendisine sonrada bütün insanlara ve bütün canlılara faydalı olan insandır.
Günün Sözü :
KÜLTÜR NEDİR:
Kültür; Yüce Allah’ın yarattığı bütün nimetleri ve insanlığı
ürettiği bütün eşya ve vasıtayı yine insanlığın ve bütün
canlıların hizmetine adil olarak sunmaktır.
İnsan ne kadar
çok üretirse, o kadar az konuşur. Ne kadar az konuşursa, o kadar çok üretir. Çünkü, çalışmayıp,
üretmeyip boş gezen insanın çenesi güçlenir. Çalışan, üreten insanın da eli ve cebi güçlenir.