ALKIŞ
*Türkiye’nin hukuk devleti olması için yoğun gayret gösterenlere,
DUYDUNUZ MU?
*Eski DTP’lilerin ifadelerinin yine gündemden düşmeyen bir kriz haline geldiğini,
*Seferberlik Tetkik Kurulu aramasının yasalara uygun olarak yapıldığının kesinleştiğini,
*Hürriyet Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün nihayet görevi bıraktığını ve yerine Enis Berberoğlu’nun geçtiğini,
*Filistine yardım konvoyunun Suriye üzerinden Filistin’e ulaşacağını,
*Mısır’ın tıpkı İsrail gibi Gazze’ye ambargo uyguladığını,
*Genelkurmay’ın mahkemeye gönderdiği cevapta bir kez daha Jitem yoktur dediğini,
*Son zamanlarda yapılan operasyonları değerlendiren bazı köşe yazarlarının ordu içindeki bu tasfiyeyi bizzat ordunun kendisinin yaptığını ileri sürdüğünü,
*Kılıçdaroğlu’nun son belge olayında resmen çuvalladığını.
*Emine Ayna’nın ülkeyi germeye azami gayret göstermeye devam ettiğini, ifade vermeye gitmeyeceğiz dediğini,
*Türkiye ile İMF arasında yapılacak anlaşmanın mutabakatına varıldığını,
ÇÖLAŞAN FERYADEDİYOR "PAŞAM NE OLUR DARBE YAPIN"
Bir sivilin askerden daha çok askerici kesilmesi, darbeci generallerden daha fazla darbe hevesli olması gerçekten enteresan. Hem de bu sivilin bir gazeteci olması işin vehametini ortaya koyması açısından çok daha önemli. Yazdığı yazılarda sürekli asker yağcılığı yapmasıyla bilinen Çölaşan Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a yazdığı ikinci açık mektup başlıklı köşe yazısında okuyucularına “bu nasıl gazeteci” dedirtti. Paşam paşam paşam…. İki cümleden birisi bu. Yalvarıyor, yakarıyor, ne olursun paşam biran önce darbe yapın demeye getiriyor işi. Neden bu aramalar karşısında sessiz kalıyorsunuz, bir şeyler yapın diyor. Üstelik aramayı yapan bağımsız yargı olmasına rağmen. Bir hukuk devletinde hakimler ve savcılar önemli bir konuyu soruştururken ve arama kararı çıkartırken bir gazetecinin aman orayı aratmayın, darbe yapın paşam türünden yazılar yazması ne yazık ki sadece Türkiye’ye mahsus bir olay. Şimdiye kadar kendisini gerçek gazeteci, bağımsız gazeteci diye yutturan adamın ne menem bir darbe aşığı olduğunu ibretle görüyoruz. Asker darbe yapmam diye adeta direndikçe bu gibi gazeteciler lütfen, ne olursunuz hadi durmayın darbe yapın demeye çalışıyorlar. Hayret ve dehşet doğrusu….
AYDIN DOĞAN KELLE ALMAYA DEVAM EDİYOR
20 yıldır hürriyet Gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Ertuğrul Özkök dün itibariyle görevinden ayrıldı. Yerine Enis Berberoğlu getirildi. Yapılan yorumlarda Aydın Doğan’ın Başbakan ile barışmak için kelleler almaya devam ettiği söyleniyor. Özkök’ün yıllardır Başbakan’ın uçağına binemediği ve Doğan’ın da bundan rahatsız olduğu yazılıp çiziliyor. Doğan’ın son iki yıldır aldığı kellelere baktığımızda tabloyu daha net görebiliyoruz. Emin Çölaşan gitti. Bekir Coşkun gitti. Daha öncesinde Fatih Altaylı gitti. Sedat Ergin gitti. Son olarak da Ertuğrul Özkök gitti. Doğan Hükümetle ilişkilerini düzeltmek için elinden gelen gayretleri gösterdi diyebiliriz.
JİTEM YOKMUŞ, MİT DİNLEMEMİŞ….
Memleket komedi sahnesi gibi. Bakın yıllardır Jitem’den bahsedilir. Hatta Jitemin kurucusu şu albaydır, şu generaldir diye haberler çıkar, soruşturmalarda Jitem sözü geçer. Askerin İstihbarat birimi nedir desek artık küçük çocuklar bile Jitem der Jit der, plakalara bile JT harfleri konulur ama iş resmiyete bindiğinde mahkeme sorduğunda askerden cevap gider hayır efendim Jitem diye bir kuruluş yoktur. Hiç olmamıştır. Tabi buna da herkes inanır(?)
Öte yandan bir dinleme kaydı çıkar MİT der ki biz dinlemedik, Tuncay Güney çıkar herkes ona MİT elemanı der, ama MİT açıklama yapar hiçbir zaman elemanımız olmamıştır der. Türkiye bunlara alıştı. Vatandaş da biliyor her şeyi.
MIŞ
*Kayseri’de bu yıl yılbaşı eğlenceleri ve kutlamaları anormal derecede artış gösteriyormuş. Hemen tüm oteller yılbaşı eğlencesi düzenliyormuş. Bir de derler ki ülke dindarlaşıyor.
DAMLA
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin, basit bir adamı dost edinmek isterseniz onu methedin.