Amerika’nın işgal için hazırladığı Irak ve Bağdat üzerine Amerika tarafından bombalar atılırken sanki o bombaları üzerimize atıldığını hissederdik. Sanki ölen ve evleri yıkılan zavallı ırak halkı olmaz biz olurduk. Acı dolu sahneler kimi zaman vicdanımız rahatlatmak için ekranlarımıza gelir kimi zaman da içimizin yanmaması için ekranlarımız kararıverirdi.
Camimizde, evimizde mektebimizde, mahallemizde bizi rahat bırakamayan; ölenler için, evsiz kalanlar için bir şey yapamama acısı, içimizi kemirir dururdu. İçinde ölenlerin acısını hissetmeyenlere karşıda derin bir öfke duyar, “neden böyle duyarsızsınız”, demek gelirdi içimizde.
Aynı duyguları Akdeniz kıyısının doğusunda kalan Gazze şehri bombalanırken, insanların evleri başlarına geçirilirken, kuşatma içinde kalan zavallı insanlar içinde yaşadık. Kâfir düşman, zalim Yahudi’ye yardım etmek için sayısı belirsiz haçlı seferlerinden birini yine yapıyor. Zaten gâvurdan dost, domuzdan post olmaz. Bizim necip milletimiz, Müslüman ümmetimiz böylesi barbarlığı yapamaz. Yapsa da muhakkak içinde bir hikmet vardır.
Zalim Haccac Yusuf sadece Allah’ın gazap ateşi olur. Allah cezalandıracağını Haccac eliyle cezalandırır. Medine’de bin kişiyi öldürten, yedi yüz kıza tecavüz ettiren Yezid yaptığında mutlaka bir hikmet görmüştür ki kendi iktidarını korumak için orantısız güç kullanmıştır. Saddam kâfire karşı dirençle duran bir kahraman ve idam edildi ne yazık ki…
Aptalların kanacağı bu kepazelikler maalesef cüppe altında din kisvesine bürünmüş, zalim çanağını yalayanların kitaplarında asırlar boyunca millete okundu durdu. Allah istese o zalimi alt eder, belki de başımızda öyle zalimlerin olması bizim iyi zikir çekemeyişimizden, sünneti yaşayamayışımızdan geldi diyerek insanlar uyutuldu.
Mısır’ın firavunu Hüsnü Mübarek değil mi? Gazze’yi bir dilim ekmeğe muhtaç eden. Suudi Arabistan değil mi? Yemen çocukları gece gündüz bombalayan. Diğerlerini saymıyorum. Biliyorum ki bu ikisine ne hikmetse eleştirmeyi bile akledemeyenler diğerlerini ağızlarına bile alamazlar.
12 Eylül sonrası dört on yedi yaşında genci idam ettirebilmek için yaşını büyütenlere ve idam cezasını onaylarken acaba diyemeyenlere Müslümanların emiri diyecek kadar adileşenlere, Allah rızası diyerek izzet ve şeref sahibi insanlara kara çalmaktan çekinmeyenlere, bakınca düşmanı sınırlar dışarıda aramak ne kadar beyhude olur.
Kimse düşmanı dışarıda aramaya kalkmasın, bizim düşmanımız içimizde büyüyor ve insanları afyonlayarak düşmanlığına devam ediyor.
|