Her geçen gün dünya nüfusu sürekli artmaktadır.
Nüfus artışı, dünyada ki nüfus hareketini de etkilemektedir.
Dünyada ki nüfus artışı sadece bulunduğu bölgeyi etkilemekle kalmıyor,
tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor.
Nüfus akışında ki tehdi tartışabiliriz.
Nüfus hareketi, suya atılan bir taşın oluşturduğu dalgaları gibi, önce yakın çevreyi, sonra ise geniş bir çevreyi etkilemektedir.
Dünyamızda bazı bölgelerde nüfusta hızlı artış gözlenirken, bazı bölgelerde ise nüfus durağan, hatta bazı bölgelerde ise nüfusta gerileme var.
Nüfustaki azalma her ülke için bir tehdittir.
Nüfus çoğalması da bir tehdit ise durağan olan, artmayan nüfusta bir tehdittir.
Genç nüfusa sahip olmak her devlet için bir kazanımsa, her devlet genç vatandaşına yaşam şartlarını en iyi şekilde vermek zorunda değil mi?
İnsanın doğasında kendini koruma, ihtiyaçlarını giderme, sonrada sorumluluğunu yerine getirme çalışması gelmez mi?
Boşa çekilen bir küreğin hiç kimseye yararı yoktur.
Günümüz dünyasında iletişim o kadar yaygın durumda ki, saniyeler içerisinde çok uzaklarla görüntülü iletişim yapabilirsiniz.
Uzakları yakın eden bilgi akışı, insanı daha da ileriye götürmek için elinden gelenin fazlasını yapıyor.
Dünya ya birazcık dışarıdan bakınız.
Doğudan, batıya ve okyanuslar ötesine hızlı bir nüfus akımı var.
Bu nüfus akımını kimse inkâr edemez.
Nüfus akımında cazibe gibi görünen devletler, nüfus hareketini önlemek için almadıkları tedbirler kalmamış.
Bu tedbirlerin başında ise vizeler gelmekte.
Bin güçlükle alınan vizeler bile, ülkelere insan akımını engelleyememektedir.
Cazibe merkezlerine olan nüfus akımı azgın bir sel gibi devam etmektedir.
Bu sel her zaman kendine uygun bir yatak bulmaktadır.
Nüfus akımı bu yatağın içinde sürekli hareket halindedir.
Nüfus akımı o kadar belirgin ki, bu akım kendi içerisinde bir sektör oluşturmuş durumdadır. Günümüzde izinsiz taşımacılık suçtur.
Kaçak insan taşımak daha da suçtur.
Yasakların çok olduğu bu alan da, nüfus akımı devam etmektedir.
Karadan ve denizden izinsiz taşımacılığın dorukta olduğu bilinen bir durumdur.
Ortada bilinen bir durum var iken yasaklar delinerek bu işler yapılmaktadır.
Bu işlerin ilerlemesinde her insan birinci derecede sorumludur.
Neden sorumludur?
Çünkü kaçak insan taşımacılığı kanunen yasak olmasına rağmen, taşımacılık engellenemiyorsa, bir yerde yanlış var ve yanlış devam ediyor demektir.
Onun için her insan sorumludur.
Yanlışı düzeltmek için her birim bir şeyler yapmalı.
Siyah, beyaz ve aç insanların bir yerden bir yere gitmemeleri için gerekenlerin yapılmasına bir an önce başlanmalıdır.
Bu başlamda küreği ilk tutan medeni dünya olmalıdır.
Yoksa yaşamda;
Her insan için memleket önemli değil mi?
Dil, renk, din, ırk bir anlam ifade etmez mi?
Kültürel değerlerin hiç mi kıymeti yok?
Doğduğunuz toprakların hiç mi anlamı kalmadı?
Yeni yılda yeni umutlar insanların yüreğinde.
Nerde olursa olsun, güzel olanı, doğru olanı yapmak, tüm insanların onurlu uğraşı olmalıdır.
Aksi takdirde geride bırakılacak kavram, onur ve erdem olacaktır.