İsrailin hırçınlığı eksen kayması
ve önem yitirmiş olmaktan kaynaklanıyor.
Davosla başlayıp Başbakanın ABD gezisinde devam eden ve zaman zaman alevlenip hız kesen, bu güne kadar hiç kimsenin alışık olmadığı, yeni-farklı, sert Türkiye-İsrail ilişkilerinin herkesçe farklı açılardan ifade edilen bir çok sebeple beraber bana göre bir ana sebebi bulunmaktadır.
Bu sebep, İsrail açısından zor hazmedilebilir bir sebep olmalıdır ki, dünyada iyi ilişkilerini bozmayı göze alamayacağı iki ülkeden biri olan Türkiye ile (Diğeri ABD) bu kadar aleni-açık restleşmeye dönüşen riskli bir diplomatik kanala soksun.
İsrail büyükelçimizle ilgili skandal gündeme düşünce;
Anlaşıldı İsrail dışişleri bakanı Lieberman’ın başını çektiği Şahin ekip,
İsrail hükümetindeki ılımlılara bir kumpas kuruyor.
Ve bu kumpasında doku malzemesi Türkiye dedim.
Herkesi sinirlendiren büyükelçimize yapılan muamelenin arka planında yatan gerçek bence bu.
Neden Türkiye İsrail iç işlerinde bir doku malzemesi konusu haline getirildi ?
Bu sorunun cevabı, İlk paragrafımda ifade ettiğim, Türkiye-İsrail ilişkilerini gerginleştirerek kaygan bir zemine oturtan, İsrail tarafından zor hazmedilebilir olan şeyin ana sebebidir.
(Bir ülkenin bir ülkeye iç siyaset malzemesi olması, malzeme olan ülkenin iç siyaset malzemesi yapan ülkeden daha etkin ve güçlü olduğuna işarettir. Demirel´li-Erbakan´lı-Ecevit´li v.s siyasi iktidar-muhalefet geçmişimize bakıldığında, iç siyaset malzemelerinin ABD ve İsrail (Çekiç güç v.s) olduğu hatırlanır. Bu gün israil,in iç siyaset malzemesi, gazze-filistin-lübnan değildir...)
Bu ana sebebin 3 unsuru vardır;
1-Artık lobi faaliyetleri ile denetlenebilen-iç siyasetine kadar müdahele edilebilen bir Türkiye yok.
2-İç ve Dış düşman algılaması ile her şey kendisine dayatılarak istenilen çizgiye çekilebilen bir Türkiyede yok.
3- Küresel güç nezdinde, Ortadoğu da vazgeçilemez ülke olan İsrail yok.
Şunu demek istiyorum özetle;
Küresel eksen kayması, küresel gücün, stratejik önem algısını değişikliğe uğrattı.
Küresel gücün kendi içinde yaşadığı (özellikle denetlenen sermaye açısından) değişimin biçimlendirdiği siyasi-ekonomik-çoğrafi erk paradoksları yeniden değişerek tanımlandı.
Petrol-Ortadoğu-İsrail merkezli, genel strateji, en genel anlamda Enerji kaynakları- Doğu Afrika+OrtaDoğu+Avrasya+( )-Türkiye+...+...+ şeklinde değişti.
Küresel gücün çekirdeğinde bulunan ve önemli sermaye denetim kabilyetine sahip olan Musevi+Yahudi(İsrail milliyetçiliği anlamında) erki de küresel eksen kayması sürecinde, farklı eğilim kazandı.
bölündü (mekansal tercihleri itibarı ile) fakat parçalanmadı.
İsrail iç siyasi dizaynına yansıyan ılımlı- şahin farklılaşması bu bölünmeden kaynaklanmaktadır.
Bu anlamda artık vaz geçilemez bir İsrail yok.
İsrail, vaz- geçilebilir olmanın getirdiği derin paronayayı yaşamaktadır.
Küresel eksen kaymasını zamanında okuyan Türkiye, bu süreçte en önemli fırsatları yakalayan tek ülke olmuştur.
Tabiki yakaladığı fırsatları iyi kullanıp kullanamayacağına bağlı bir konum kazanacaktır.
Yakaladığı fırsatlardan dolayı, iç-dış düşman algısı değişmiştir.
Buna en çok üzülen ülkelerin başında İsrail gelmektedir.
Çünki İsrail, Türkiyenin iç işlerine-iç politik yapısına kadar nüfus etme imkanını buradan sağlıyordu.
Suriyeden başlıyarak, Irak-İran-Ermenistan-Yunanistan gibi dış tehtid konsept algılaması ortadan kalkınca, İsrail ile olan ittifak kapsamı kendiliğinden daralmış oldu.
İç düşman algısı, İrtica ve etnik kökene dayalı sorunlar, bir başka ülkenin bizim üzerimizde bizi kendisine mecbur ve mahkum eden etkin bir faktör olması ortadan kalkmış oldu.
İrtica- Kürt sorununun iç tehtid algılaması olarak ortadan tamamıyla kalkması, bu iç tehtid konseptine bağlı oluşmuş olan siyasi ve bürokratik yapının düşünsel tasfiyesine bağlıdır.
Şu anda siyasi iktidarın değil Devletin en önemli sorunuda bu zihinsel ve düşünsel değişimin bir an önce intaç etmesidir.
ABD merkezli lobi (Yahudi ve yahudi denetimindeki Ermeni lobisi) kuşatmasının dış politikamızadan-iç politikamıza kadar getirdiği karartma ortadan kalkmaya başladı.
Yani Türkiye, İsrail için bundan sonra hep ONE MİNUTE dır.
vesselam