Türkiye büyük bir değişimin tam ortasında. Sağdan soldan operasyonlar yapılıyor, derin yapılar deşifre ediliyor, darbe planları, kaos planları ayaklar altına alınıyor. Genelkurmay Başkanı’nın bizzat ağzından “artık darbe dönemleri bitmiştir” sözü çıkıyor, suç işlemişse Jandarma Alay Komutanı da olsa gözaltına alınıyor, hatta tutuklanarak cezaevine konuluyor. KCK’ya operasyonlar yapılıyor, yüzlerce kişi gözaltına alınıyor, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yurtdışına çıkmasına yasak konuluyor, El Kaide operasyonlarında 250 kişi gözaltına alınıyor. Kullanılmaya müsait guruplar artık derdest ediliyor. Türkiye büyük bir normalleşme sürecinin sonlarına yaklaşıyor. Yıllardır süren askeri vesayet iddiaları yerini milli iradeye bırakıyor
Millet olarak kışkırtmalara ve provokasyonlara karşı artık daha duyarlı haldeyiz. Vatan elden gidiyor diyerek milleti tahrik etmek isteyenler artık o kadar kolay insan bulamıyor. Türk milleti bu değişimi sessiz ve derinden izliyor. Türkiye artık daha hür ve cesur bir şekilde her şeyi konuşup tartışabiliyor.
İsrail’in höt demesiyle bacakları titreyenler kalmadı. Yeni dönemde İsrail bizden titriyor. Kimseye boynu bükük durma yok. Türkiye yükseliyor, güçleniyor, yıldızı parlıyor.
Hem dışarıdakiler hem de şimdiye kadar ülkeyi babalarının çiftliği gibi görenler artık Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını, milletin de eski millet olmadığını görüyor ve biliyor.
Türkiye kırmadan dökmeden tereyağından kıl çeker gibi kendi demokrasisini güzlendirip, Avrupa ülkeleri gibi bir demokrasiye kavuşmaya çalışıyor. Yapılması gereken anayasa değişikliği de bununla alakalı. Elbette bunlar sancısız, ağrısız olmuyor. Demokrasiyi güçlendirmeye çalışırken antidemokratik görüşler sancılanacaktır, hatta ülkeyi germeye çalışacaktır. Oyuncakları ellerinden alınan çocuklar gibi feryat da edeceklerdir. Ama ben inanıyorum ki yıllar sonra bugün yapılanların ne kadar doğru olduğu ortaya çıkacaktır. Bugün yapılmakta olan değişim geçmişte yapılabilseydi, örneğin 60’larda yaşanabilseydi Türkiye bugün son derece modern, son derece müreffeh, huzurlu, güvenli bir Türkiye olacaktı.Bir İngiltere olacaktık belki daha da ilerde. Ama olmadı nasip şimdiyeymiş. Değişime karşı direnenler kendi kişisel hesapları nedeniyle karşı çıkıyorlar. Ülkeyi düşündükleri için değil. Onlara kalsa memleketimiz üçüncü dünya ülkesi olarak kalsın, küçük olsun bizim olsun, istediğimiz zaman istediğimiz iktidarları tokatlayıp indirelim. Bazı kesimlerin ayrıcalıkları olsun¸diğerleri ikinci sınıf. Hep böyle kalsın, hep bizim dediğimiz olsun. Biz konuşunca akan sular durulsun, herkes korksun ve kabuğuna çekilsin. Yok artık böyle bir şey.