Firmaların yeni rekabet koşullarında mal ve hizmet üretimini artırmak amacıyla tasarım, kampanya, reklâm ve yeni teknoloji geliştirme işlerinin geneline verilen isimdir.
Yani bu çaba sayesinde standart üretimini yapan firmalar tüketimi daha cazip hale getirerek tüketim çılgınlığının devamını sağlar. Biz de zannederiz ki yeni bir indirim, yeni bir tasarım, yeni bir teknoloji hayatımızda çığır açacak. Paris’te başlayarak, her sene iki kere değişen giyim modası inovasyonun bir başlangıcıdır. İhtiyacı olmamasına rağmen bireyler yeni moda giyim kuşam ürünlerini tüketmek için çabalar. Mobilya işlerinde sadece tasarım değişimleri ile taksit kampanyaları yeni çıkan mobilya ürünlerini kapışma telaşesini peşinden getirir… “İnovasyon”un en yoğun olarak görüldüğü sektör elektronik ve bilişim sahasıdır.
Cep telefonu ve bilgisayar sektörü içinde giyim ve mobilyada olmayan bir rekabeti görürüz. Giyim ve mobilya fiyatları sezona göre artış gösterirken sezonluk fiyatlar bir anda %50 oranında düşebilir. Ne oldu ki böyle bir fiyat indirimiyle karşılaşıldı. Üretilen malın girdiler maliyeti aynı kalmasına rağmen sezon sonunda bir düşüş yaşandı.
Cep telefonları ve bilgisayar sahasında hatırlayın bir zamanlar 2000 dolar eden bilgisayarlar 1500 ytllik cep telefonları şimdi ise hangi fiyatlardan satıldığını bilmeyen yok. Tüketimle mutluluğun körüklendiği yeni ürün tüketmenin modernizm olduğu, firmaların daha çok kar etmeyi amaç edindiği tasarım, kampanya, reklam ve yeni teknolojinin arasına insanın sıkıştığı anlayıştır inovasyon.
Yukarıdaki araştırma yazısını birkaç yıl önce kaleme almıştım.
Altına bir okuyucum şu yorumu yazdı. Bu yazıyı ve yorumu sizinle paylaşmak istedim.
Uzun zamandır tasarım işinde olmama rağmen olayın felsefesine yoğunlaşsam da şu anki üretim kolaylığı bundan yıllar önce ön görülen herkesin her şeyi rahatlıkla erişebileceği ütopik anlayışın önüne üretimi fiyatı düştü. Ama marka anlayışı ile hizmet sunum maliyeti fazla gibi gösterilmeye ve var olan tüm ön görülerin önünde bir engel teşkil etmekte. yani kısacası evdeki hesap özel sektörün işine gelmediği için uygulama aşamasında sorunlar yaratılmakta. Çünkü bir şeye sahip olma istediğindeki en temel dürtü: sınıf farkı yaratma isteğidir. Yani burada moda bir değişim; ama asıl sorun insan psikolojisinin bilinçaltı ile bilinç arasındaki çocuksu bir intikam alma kısmından öteye geçemez. Çünkü insan sahip olamadıklarını görünce kendisiyle onu yani ona sahip olanla kıyaslar temel düşünce sadece rakibinin fizyolojisine bakar belki rakibinden daha sağlıklıdır ama işte sonuç olarak ona sahip değildir ve benim niye buna sahip olamıyorum diye öfke duyar. Yani bu açıdan müşteriye çocuk gibi davranmak veya çocuk gibi davranması daha doğru bir ifadeyle kişinin egosunun şımartılması ki maalesef en büyük sorun bu yani kısacası herkesin sahip olduğuna değil, herkesin sahip olamayacağı bir şeye sahip olma dürtüsü ve isteği sayesinde, dünyamız ve insanlık kültürümüz ilerlemektedir.
Kısaca şeytan daha doğru ve bilimsel ifadesiyle ego, yüzünden hiç bir zaman özel ve lüks tüketim ürünleri konusunda belli bir standart olamaz. Anca ve anca kabul edilen standartların üzerinde olursa işte o zaman ürün tüketim toplumu tarafından ulaşılacak bir hedef olarak benimsenecektir.
|