Kültepe’nin tarihi çok eskilere dayanır: M.Ö 2. bin Asur ticaret kolonileri Çağı. Bu dönemde Anadolu’da, özellikle Kayseri Kültepe’de yazılı tabletler çok sayıdaydı. Bunun öyküsü şöyledir: Kayseri Kültepe yerleşmesinde toprağın altını kazıp eşeleyen küçük sevimli bir köstebek yavrusu tesadüfen yerin altından yazılı bir tableti toprağın üstüne çıkarır.
Burada gezinen bir köylü bu küçük köstebek yavrusu’nun çıkarttığı yazılı tableti tesadüfen görür ve tamamen maddi düşünceyle hareket edip İstanbul’a gider ve bu yazılı tableti bir antikacıya satar. Bu sıralarda İstanbul’a gelen Çek asıllı Viyanalı Profesör Bedrich. Hrozny (Hitit dilini çözümleyip bizlere kazandıran kişi) tesadüfen bir antikacıda Kayseri Kültepe yerleşmesine ait olan bu yazılı tableti görür. Bu yazılı tablet Hitit dilini çözümleyen Profesör B.Hrozny’nin dikkatini çeker ve bu tableti satın alır. Profesör B.Hrozny bu tablet üzerinde uzun süre çalışır, tabletin üzerindeki yazıları çözümler, bu tabletin Kayseri Kültepe yerleşmesine ait olduğunu anlar ve aceleyle Kayseri’ye gider ve böylece Kayseri Kültepe yerleşmesinde ilk Arkeolojik kazılar başlar.
Peki, biz Kayserili olarak tarihimizi, kültürel değerlerimizi ne kadar tanıyor, ne kadarına sahip çıkıyoruz. Bir bananecilik ,bir vurdumduymazlıktır gidiyor ,peki nereye kadar ? Eğer bugün bizler Kültürel değerlerimize ve mirasımıza sahip çıkmazsak yarın Batılı devletler bu mirasa sahip çıkacaklar ve yavaş yavaş bizi biz yapan değerler ortadan kaybolacaktır. Böylelikle bir milleti millet yapan değerler ortadan kalkacaktır. Bugün Kayseri’de yaşayan kaç kişi Kültepe yerleşmesine gidip burayı ziyaret etmiştir? İnsanlar kalkıp Dünya’nın çeşitli yerlerinden Kayseri Kültepe yerleşmesini ziyaret ederken neden bizler ayaklarımızın altında olan bu yeri ziyaret etmiyoruz! Üniversitede öğrencilik yıllarımda Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kültepe yerleşmesi kazı alanı gezisine gitmiştim. Tabi bu arada orda bulunan meslektaşım olan bir Doktora öğrencisiyle konuştum. Bu kişi bana :’’ İnsanların aklındaki soru hep şu :‘’ Buradan kaç kilo altın çıkıyor abi? ’’ duyduklarıma çok şaşırdım. İnsanlarımızın bu kültürel değerlere sahip çıkması gerekirken tamamen maddi düşünceyle hareket ediyorlar. Belkide bundandır bazı alanlarda ilerleyememizin sebebi ne dersiniz!
Peki İç Anadolu bölgesi insanı olarak Anadolu’nun geçmişini ne kadar biliyoruz! Anadolu M.Ö 3. Bin ortalarında ‘’ Prehistorik ‘’ (Tarih öncesi Dönem ) dönemden ‘’ Protohistorik ‘’ (yazılı dönem) döneme girmiştir.
Yazı ile birlikte Anadolu M.Ö 2. Binin başlarında ‘’ Protohistorik ‘’ ‘’ Historik’’ yani ‘’ Tarihi ‘’ döneme girmiştir. Bugün Batılı uluslar bırakın kültürel ve tarihi değerlerimizi önemli tasavvuf insanlarımızdan bir olan H.z Mevlana’ya sahip çıkıyorlar! Böylesine zengin tarihi ve kültürel değerlere sahipken onlara neden sahip çıkmıyor, gençlerimize bu tarih bilincini niçin aşılamıyoruz! Peki, daha söylemediğimiz birçok şey var: Kayserili Mimarsinan ve eserleri.
Yurdumuzun neresine gidersek gidelim bir Mimarsinan eserine rastlarız. Mimarsinan güzel Kayserimizin Ağırnas Kasabasında dünyaya gelmiştir. Gerçektende Ağırnas kasabası ve bu güzel belde’de bulunan yer altı şehri bırakın Kayserili hemşerilerimizin birçok dünya insanı’nın ziyaret etmesi gereken bir yerdir.
Ne yazık ki yine bizler burayı ziyaret etmiyoruz, yine yabancı ülkelerden gelen turistler burasını ziyaret ediyor!