Dün yaşanan gözaltılar şimdiye kadar Ergenekon’un dalga dalga gelen operasyonlarının hepsinin boyundan daha büyük bir dalga olarak adeta tusinamiye dönüştü. HSYK’nın Erzurum özel yetkili savcılarını tırpanlamasının ardından yargıda reform tartışmaları yaşanırken dün sabah bir de baktık ki emekli kuvvet komutanları, emekli orgeneraller, korgeneraller gözaltına alındı. Belli ki Balyoz darbe planını her ne kadar bir kısım siyasetçiler, bir kısım medyacılar, bir kısım sivil toplum örgütleri ve hatta bizzat Genelkurmay Başkanı inandırıcı bulmasa da sivil yargıçlar ve savcılar 5 bin sayfalık dokümanları belgeleri titizlikle inceleyip hukukun gereği olarak düğmeye basmışlar. Hem de HSYK’nın son gözdağından hiç de korkmadan, hatta üstüne üstüne giderek.
Olağanüstü günler yaşıyoruz. Resmen tarihe tanıklık ediyoruz. Türkiye değişiyor, yeni bir iklime adım atılıyor sanki. Demokrasinin daha güçlendiği, hukukun üstünlüğünün yerleştiği, imtiyazlı gurupların ortadan kalktığı bir iklim. Hem de HSYK’nın kılıcına rağmen adaletin terazisi. Kuşkusuz bu hukuksal girişimleri ve işlemleri savcılar mahkemeler, hakimler yani bağımsız yargı yapıyor ancak bu bağımsız yargının arkasında sağlam duran siyasi iktidar da bir hayli önem arz ediyor. Eğer ki HSYK’nın son girişiminden tabiri caizse tırsıma olmuş olsaydı, geri adım atılsaydı tüm süreç geri sayıma uğrayabilirdi. İzlediğimiz tablo gerçekten olağanüstü. Düşünün bir sivil savcı, bir sivil mahkeme eski ordu komutanlarını, kuvvet komutanlarını gözaltına alıyor, evlerinde aramalar yaptırıyor. Dünkü olayı görünce düşünmeden edemedim. Bu büyük ve tusinamiyi andıran dalga, son operasyondan sonra geriye ne kaldı? Yani daha ileride kim ya da kimler var. Bundan daha büyük operasyon ne olabilir ki? Kuvvet komutanları, ordu komutanları… Bur kuvvet komutanından daha yüksek kim olabilir ki?
Kimileri bu operasyonlara 28 Şubatın rövanşı diyor, kimileri asimetrik psikolojik harekat diyor, kimileri ülke darbelerden arındırılıyor diyor, kimileri askeri vesayetin ortadan kalkması olarak yorumluyor kimileri ise özellikle dış basın Türkiye’de kansız bir iç savaş yaşanıyor şeklinde tarif ediyor.
Evet bir şeyler oluyor, hem de büyük bir şeyler. Ortalık toz duman. Arınç’ın sözleri ile sular bulanmadan durulmaz şeklinde ifade etmek de mümkün. Her adımdan sonra karşılıklı adımlar geliyor. 3. Ordu komutanını şüpheli sıfatıyla ifadeye çağıran Erzurum savcısına karşı HSYK tırpan kullanınca kimilerinin yorumuna göre bu adıma karşılık Ergenekon savcıları daha büyük bir adımla karşılık verdi. Ben bu aşamadan sonra Yargıtay Başsavcısından bir kapatma davası bekliyorum çünkü zamanlama tam yerine oturmuş olacak. Her şey milletin gözleri önünde cereyan ediyor. Genelkurmay Başkanı Başbuğ tüm programını iptal etti. Bakalım neler düşünüyor.?