| | | | | | | | |
Ana Sayfa Künye İletişim İhbar Hattı Gazete Manşetleri Sitene Ekle 5 Şubat 2012, Pazar  
Karakter Boyutu: 101214
ÇANAKKALE ZAFERİ

Kemal DEMİRCİ yazıyor...

kemaldemirci41@hotmail.com

18 Mart 2010 Perşembe

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.

1914 yılında I. Dünya Savaşı´nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada´dan Boğaz´ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan birliklerimize doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havan topu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.

24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. Bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz´a girdi. Yedi yüz elli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on´u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.

19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzil­li bir bombardımana girişti. Boğaz´a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.

İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlar­dı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan­mayla Boğaz´a saldıracağını, yakında İstanbul´da olacağını Londra´ya bildir­di.

Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz´a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey, Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz´a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz´daki mayın sayısı on bir hat olarak 400´ü aşmıştı.

18 Mart 1915 te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı´na girdi.

Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.

İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.

İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz´ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye bulunan birliklerimize yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos´a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atış­larıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı yazar şöyle anlatıyor:

«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlardı. Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun­ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»

Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren´e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.

«Saat 13.45´de Suffren´in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla­mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»

Türk tabyaları, Boğaz´ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralan­dı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı´nı denizden aşamadılar. Büyük kayıp­lar vererek: Çanakkale Boğazı´nın geçilemeyeceğini öğrendiler.

İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı´nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı­yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir´den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders´in görüşü ağır bastı ve askerler o yöreye yerleştirildi.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal´in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen´de Conkbayır´da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra;

— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır´a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı´nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal´in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.

Kısa sürede Türk Ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı.

Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar´dır. 19 – 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8–9 Ocak´ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.

Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.

Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal´in başarısı ilerde başlayacak Kurtuluş Savaşı’mızın kaynağı oldu.

Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.

Sonsuza denk ordunla özgür yaşa Türk Milleti.

 

                                                                      

Bu yazı toplam 756 defa okunmuştur
 
Yazarın Tüm Yazıları

KADINA ŞİDDET 825 okunma 18 Eki 2011

EĞİTİM YILDIZLARI 605 okunma 03 Eki 2011

NERDE YANLIŞ YAPTIK? 1508 okunma 25 Tem 2011

ZOR DÖNEMEÇ 623 okunma 11 Tem 2011

ZOR DÖNEMEÇ 242 okunma 10 Tem 2011

ÖNCE OLGUN DURUŞ 890 okunma 21 Haz 2011

ÇALIŞKAN OLMAK MI, ÇALIŞMAK MI? 950 okunma 14 Haz 2011

HAZİRANA NE KALDI? 844 okunma 15 May 2011

PARTİ KAPATMALARI 2261 okunma 20 Ara 2010

ÇELİK 575 okunma 06 Ara 2010

ÇOK MU OLDU ÖĞRETMENLER? 941 okunma 29 Kas 2010

ELEŞTİRİ KOLAY 942 okunma 12 Kas 2010

FARKLI BİR BAKIŞ DİL EĞİTİMİ 876 okunma 01 Kas 2010

BİR DAMLA 724 okunma 15 Eki 2010

ASKERLİK DEMEK KOLAY 662 okunma 06 Eki 2010

ASKERLİK DEMEK KOLAY 591 okunma 04 Eki 2010

TERÖR 1183 okunma 07 Tem 2010

GELİŞMEK VE OLGUNLAŞMAK 969 okunma 29 Haz 2010

HERŞEY KOLAY 793 okunma 08 Haz 2010

KANLI BASKIN 702 okunma 02 Haz 2010

BİRAZ GAYRET 653 okunma 01 Haz 2010

MADEN İŞÇİSİ 827 okunma 25 May 2010

KAYSERİ DE SAĞLIKLI YAŞAM 1067 okunma 18 May 2010

YAKINMA, MAZERET VE TEMBELLİK 900 okunma 09 May 2010

BUGÜN 1 MAYIS 758 okunma 02 May 2010

SOKAK ÇOCUKLARININ BAYRAMI YOK MU? 698 okunma 26 Nis 2010

İLETİŞİMDE GÜZEL BİR KONUŞMA NEDENLİ ETKİLİ? 1560 okunma 08 Nis 2010

EĞİTİMDE DİKKAT NE DERECE GEREKLİ Kİ 1411 okunma 24 Mar 2010

ÇANAKKALE ZAFERİ 756 okunma 18 Mar 2010

EĞİTİM Mİ? 3217 okunma 03 Mar 2010

İZDİHAM 1573 okunma 24 Şub 2010

OLUMLU DÜŞÜNCENİN GETİRİSİ 3389 okunma 17 Şub 2010

BİR YOL 1175 okunma 10 Şub 2010

GELİŞEN KAYSERİ VE SAYIN BAŞKAN 1363 okunma 28 Oca 2010

BU ÇOCUKLAR BİZİM 940 okunma 20 Oca 2010

NÜFUS AKIŞI 1006 okunma 13 Oca 2010

YENİ YILIDA YENİ UMUTLARA 872 okunma 06 Oca 2010

DÜŞÜNCELERİN GÜCÜ 777 okunma 31 Ara 2009

TASARRUF VE EĞİTİM 1907 okunma 23 Ara 2009

PARTİ KAPATMALARI 1099 okunma 16 Ara 2009

KIŞ SPORLARI BU İLE NE KAZANDIRIR 1234 okunma 09 Ara 2009

GRİP BU AY ZİRVE YAPARSA 1109 okunma 02 Ara 2009

24 KASIM 1099 okunma 25 Kas 2009

KÖY KORUYUCULARI 1698 okunma 11 Kas 2009

KOMŞU IRAK 1310 okunma 28 Eki 2009

SİYASET BİR BAŞKALAŞIYOR 1309 okunma 21 Eki 2009

HEDEFE NASIL ULAŞALIM? 1361 okunma 08 Eki 2009

ETİK OLMA VE EĞİTİMCİ KİMLİĞİ 2260 okunma 02 Eki 2009

OKULLU OLDUK 1383 okunma 10 Eyl 2009

ÇİN ÇOK SIKINTI YAŞAR 1536 okunma 22 Tem 2009

GİRİŞİMCİLİK VE KAYSERİ 2155 okunma 09 Haz 2009

SARIZ VE KAYSERİ 3083 okunma 02 Haz 2009

NELER OLUYOR 1038 okunma 29 May 2009

ÖDÜN VERMEK 2595 okunma 21 May 2009

GENÇLİK VE GENÇLİK İÇİN 1042 okunma 18 May 2009

 
  PAYLAŞ: Google  |    Facebook  |    Twitter  |    Digg  |    Del.icio.us
 
           
 
 
Toplam ( 0 ) adet yorum yapılmıştır  
Bu yazıya ilk yorumu yapmak için tıklayınız
 
Mehmet UĞURLU Mehmet HOCAOĞLU
Faruk AYDEMİR Erkinbeğ UYGURTÜRK
Mansur T. TAŞÇI Osman Gerçek
İhsan Görücü Cengiz TAŞTAN
Kuddusi AVCIL Dr.Mustafa Işık
Süleyman Yaşar Ahmet Taş
Mustafa Delice Kemal DEMİRCİ
Mevlüt Güllü Muallim Ayhan
M.Fatih DERVİŞOĞLU Yasin Efe Alkan
Arkeolog Mustafa Öztürk Olgun Halit Şimşek
Halk Filozofu Ömer Çolakoğlu Sami Paksoy
Kayseri´de Cinayet(4000)
Kayseri´de Kan Donduran İddia(3413)
İşte Kayseri´nin Yeni Meydanı(2926)
Kayseri´nin Nüfusu Kaç Oldu?(2715)
Kayseri Sağlık Müdürü Soruşturma Başlattı(2640)
Kayseri´de AK Partili Belediye Başkanı Görevden Alındı(2213)
Türkiye’nin en büyük meydanı KAYSERi’DE OLACAK(1989)
Pompalı Tüfekli Yol Kavgası Kameralarda(1)
Kayseri´de Kan Donduran İddia(2)
Bakanlardan, Kayseri´de Namaz Sonrası Çorba Keyfi(1)
Kayseri´de Cinayet(1)
Kayseri´de Maskeli Soyguncular Yakalandı(1)
Kayseri Şeker Fabrikası Başkanından Çarpıcı Açıklamalar(1)
Akaryakıt istasyonunda kar maskeli soygun(1)
 
Kayseri Gündem Gazetesi      BİZE YAZIN | ANASAYFAM YAP | SIK KULLANILANLARA EKLE | KÜNYE | GAZETE MANŞETLERİ

Sahabiye Mah. Ahmet Paşa Cd. Sunullah Bey Apt.Kat: 4 No: 10 KAYSERİ
Tel : (0352) 222 32 64 - 232 11 98
Telefax : 222 19 29


Abdullah Gül
Mehmet Özhaseki
Kayseri
Kayseri Haber
Kayseri Haberleri
Kayseri Gündem
Kayseri Büyükşehir Belediyesi
Kayseri Valiliği
Kayseri Milletvekilleri
Erciyes
Tekir Yaylası
Kayseri Meydan
Kayseray
Sultan Sazlığı
Kapuzbaşı Şelaleri
Yamula Barajı
Kayseri Kalesi
Kapalı Çarşı
Pastırma
Kayseri Mantısı
Kayseri Sucuk
Kayseri Yemekleri
Kayseri Özel Hastaneler
Erciyes Üniversitesi
Melikşah Üniversitesi
Kayseri Emniyet
Kayseri Asayiş
Kayseri Milletvekilleri
Sadık Yakut
Taner Yıldız
Mustafa Elitaş
Yaşar Karayel
Ahmet Öksüzkaya
Sabahattin Çakmakoğlu
Mehmet Şevki Kulkuloğlu
Mahmut Cabat
Süleyman Korkmaz
Enver Özdemir