Hatırlayalım bundan 3 yıl önce Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan bir şahsın yaptığı taksi durağı dolandırıcılığı bizzat belediyenin suç duyurusu ile mahkemeye intikal etmiş, Gesi Belediyesi’nden Büyükşehir’e geçen H.A.H ceza almış, ceza kesinleşmiş ve cezasını doldurmak için cezaevine konulmuştu. O zamanlar yani ilk olayın patlak verdiği anda şehrimizde bazı kesimler nasıl bir yaygara koparmıştı hatırlayalım. Büyükşehir’de dolandırıcılık, yolsuzluk falan filan. Neler söylemiyorlardı neler. Sanki bu şahıs ile belediye başkanı bu işi ortak yapmış gibi bir kanaat oluşturmak için gayret etmişlerdi. Peki, ne oldu? Bu şahıs cezaevinden bir gün izin aldı, İstanbul’a gitti, orada Mason üstatlarına suikast iddiasından yakalandı. İfadelerinde ise fotoğrafın bir kısmı ortaya çıktı. Adam bizzat kendisi Ergenekoncularla bağlantılı olduğunu açıkladı. Tolon’dan Eruygur’dan fişlemeden, Kayseri’nin Erzincan gibi yapılacağından bahsetti. Ertosun’un isminden bahsetti. Tolon’un kendisine belediyeyi sorduğunu iddia etti. Demek ki biz Kayseri’de sessiz sedasız otururken elin adamı şehri karıştırmak için neler yapıyormuş neler?
Neyse konuyu dağıtmayalım önce bu şahsın hangi merkezli olduğuna bakalım. İlk olarak Gesi Belediyesi’ne Sami Eker tarafından alınmış. Daha sonra da Hinterlant meselesinde Eker’in özel şoförü kadrosundan Büyükşehir’e geçmiş. Kimler referans oldu, neden Ukome’ye girdi onları tam olarak bilmiyoruz. Babası MHP’nin eski il genel meclisi üyesi olduğu söyleniyor.
İfadelerindeki senet olayına gelince. Diyor ki ‘bendeki 10 trilyonluk senetten dolayı Veli Küçük’ün adamları belediyeyi kurşunlattı’. Kendisindeki senedin belediye tarafından miktarı boş bırakılarak verildiğini söylüyor. Şimdi herkes şunu iyi bilir ki bir kamu kurumu hele hele bir Büyükşehir Belediyesi her hangi bir şahsa miktarı boş bırakılmış bir açık senet verebilir mi? 10 trilyonluk bir senet verebilir mi? Daha doğrusu senet verebilir mi? Hatta bir şahsa çek verebilir mi? Hayır veremez. Böyle bir şey olamaz. Belediye her hangi bir şahsa 10 trilyonluk bir senet veresiymiş. Akıl izan almaz bir şey. Hadi diyelim tersinden bakalım olaya güya komplo teoricilerinin dediği gibi bakalım. Susturmak için şahsa senet verdi diyelim. Ama yine belediye olarak veremez. Hadi belediye başkanı ya da ona yakın biri verdi diyelim. Kardeşim adam susturmak istiyorsa para verir susturur neden eline belge verip ömür boyu kendisini sıkıntıya sokacak şeye imza atsın ki? Yani tüm bunlar düzmece ve kurgudan ibaret. Zannımca kendileri senet düzenleyip şantajvari bir şeyler yapmış olabilirler. Yani para koparmak için, senin adını da veririm, beraber yaptı derim şu senedi karşılarsan kurtulursun demiş olabilirler, alamayınca da bu olayı bir patlatalım demişlerdir. Herkes bilir ki Başkan Özhaseki asla şantaja ve tehdide asla boyun eğecek kişilikte bir siyasetçi değildir. Bu olay tam bir Ergenekon komplosu şeklindedir. Madem senetlerine güveniyorlarsa çıkarsınlar o senedi ve gitsin adli tıbba, incelensin, imzalar sahte mi gerçek mi? Gerçekse o zaman ne yapılsa yeridir. Ama akla mantığa da ters olan bu senet hikayesi bana öyle geliyor ki tam bir uydurma. Haberimiz yokken Ergenekon bu memleketi de sarmış ve sarmalamış. Allah korusun Erzincan gibi yapmayı düşünüyorlarmış. Dindarları fişlemek, belediye başkanlarını fişlemek ve komplo kurmak, Cumhurbaşkanının memleketini karıştırmak… Ama Allah doğrunun yardımcısıdır. Tüm tuzaklar kuranların ayaklarına dolaşır.
NELER OLUYOR NELER…?
Erzincan Başsavcısı Cihaner’in telefonunun dinlendiğini Yargıtay’dan bir faks çekilerek kendisine haber verildiği skandalı patlamış. Yani bir savcının telefonu dinlenirken Yargıtay’dan birileri yahu kardeşim senin resmi olarak telefonun dinleniyor diye ona haber sızdırması nasıl bir şeydir?
Yaşar Okuyan anılarını yazdığı kitabında Türkeş’in Musevi cemaatlerinden yardım aldığını anlatmış. Fehmi Koru MHP’nin tek derdi CHP’yi iktidar yapmaktır demiş… 12 Eylül anayasasının hazırlayıcılarından biri olan Mümtaz Soysal ‘AK Parti mutlaka kapatılmalı’ demiş
Toplumda anormal bir kutuplaşma başlamış. Anayasa değişikliği üzerinden memleket ikiye ayrılmış. BDP’liler, CHP, MHP anayasa değişikliğine şiddetle karşı çıkıyormuş. İngiliz gazeteleri bu Anayasa değişikliği laikliğe meydan okuma mıdır diye yazıyormuş. Balyoz davasında Çetin’i kurtarma girişimleri hız kazanmış. Kayseri’den 100 avukat Genelkurmay Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Öyle garip şeyler oluyor ki Allah sonumuzu hayra getirsin.