Hükümetin halkoyuna sunmayı tasarladığı anayasa değişikliği taslağı; 12 Eylül askeri cuntası ve 28 Şubat cunta bozuntularından beri halkın özlemle beklediği anayasa değişikliğinin yürütme ile yargı arasında var olan itilafın eş güdümlü hale getirilmesi çabası olarak görmek ; “dağ fare doğurdu” sükûtu hayalini yaşatmıştır.
12 Eylülden ve daha öncesinden beri var olan kurallar değişmediği sürece kadroların değiştirilmesi sadece göz boyamadan başka bir şey olamaz.
Çağdışı Baas Partisi rejimlerinde olan ve ülkemizde dokunulmazlık zırhına büründürülmüş ilkelerin ve kuralların artık son verilmesini sadece insana hizmet eden ve insanı mükemmelleştirme yollarını gösteren bir anlayışla anayasa taslağının düzenlenmesini Özgür Eğitim-Sen olarak talep ediyoruz.
İnsanın nesne olarak görülmediği, insanın bir “özne” olarak bilindiği bir ülke içinde yaşamak ve bizden sonraki nesillere “özne insan” olma mutluluğunun yaşandığı bir ülkede, doğmalarını istiyoruz.
İnsan, yıllar boyunca devlet kurumlarına hizmet eden bir aygıt olan nesne olarak görüldü. Artık insanın özne olarak söz sahibi olduğu bir ülkede bu hakkın anayasal teminat altına alınmasını talep ediyoruz.
Özgür Eğitim-Sen olarak yeni anayasa taslağı için taleplerimiz herkese özgürlük ve adalet ilkemiz gereği şunlardır:
1)Her kesimin inancın mecliste belli bir oranda temsil edilebileceği bir düzenlemenin yapılması
2) Bütün inanç ve kimliklerin anayasa engeline takılmadan özgürce kendini ifade etme ve ibadet ve diğer yaşam biçimi hakkının tanınması
3) Bütün resmi idari ve siyasi kadrolarda ve sivil toplum örgütlerinde başkanlık ve müdürlük temsilciliğinin iki dönemle sınırlandırılması. Zira lider merkezli idareciliğin sona ererek herkesin eşit katılıma ve temsile sahip olduğu lider sultasından kurtulduğu kurumların genel kabulü anayasal güvence altına alınmalı
4) Tevhidi tedrisat kanunun kaldırılarak eğitim- öğretimin önündeki resmi ideolojiye uygun birey yetiştirme mantığı terk edilmelidir. Tek tip insan yetiştirme anlayışı Milli eğitim politikamızdan çıkartılmalıdır.
5) Yoksul halk kesimlerinin insani temel ihtiyaçları olan ekmek, su, enerji, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının belli bir kısmı devlet yada yerel yönetimler tarafından desteklenmeli.
6) Düşünce suç olmaktan çıkarılmalıdır.
7) Devlet eliyle zorunlu dersi ve din görevlisi yetiştiren kurumlar kaldırılmalı. Din eğitimini talep eden özgürce istediği yerden bu eğitimini alabilmeli.