Yirmi beş yıldır savaş ağalarının zulmü altında inleyen zavallı ve fakir Afgan halkı ABD bombardımanına maruz kalmış hükümet de bu zulme alkış tutmuştur. Kardeş Irak ve kardeş İran halkları üzerine aynı zulme maruz kalacak ve hükümet buna çanak tutacaktır.
Sayın divan başkanı arkadaşımız gündem dışında tehlikeli şeyler söylüyor lütfen müdahale edin.
Otur eğitimci dostum dinle cevabını kürsüde ilk kez veriyordum.
28 Şubat cuntası sonrası cunta sermaye ve bürokrasi üçgen en büyük baskılarla halkımızı boyunduruk altına almaya çalışmıştır. Buna karşı bizim yapacağımız tek şey örgütlü bir güçle karşı durmak olmalıdır. Yaşasın tüm kamu çalışanları yaşasın eğitim bir sen yaşasın memur-sen
2001 yılında Ankara eğitim bir sen olağanüstü kongresinde yaptığım bu konuşma böyleydi. İlk kez böyle bir konuşma ile yüzleştikleri için eğitim-bir sen üyesi emekçi dostlarımız hemen yabancı sözlere karşı tepkilerini gösterdiler.
Kongrede yönetim kurulundan bir arkadaşımız biz buraya seni dinlemeye gelmedik seni dinlemek zorunda değiliz dediği anda ben bu sendikaya omuz vermişsem ben burada konuşma hakkına sahibim anlaşıldı mı? Biçiminde cevap vermek zorunda kalmıştım.
1997 yılında göreve başladığım zamanla beraber tamam bu sendika benimle beraber olabilir. Düşüncesiyle eğitim bir sen’in zor zamanda yardımcısı olmuş ve emek platformu içinde elinde megafonla milleti organize ederek yürüyüş halinde bir uyumun olması için çabalardım. O zaman ki sendikamızın başkanı aman başımıza bir hal gelmesin tedirginliğini korkma bir şey olmaz diyerek teskin eder. Eğitimci kardeşlerimizin yaşasın özgürlük sloganını şiar edinmelerini istiyordum.
1999 yılında Ankara’da IMF, TAHKİM, MAHİ karşı yapılan ve yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele eyleminde Memur-sen kortejinde olan on dört kişi arasında sadece pankartı taşıyan olmuştum. Önümüzdeki KESK’li bir arkadaş sen başka kimse yok mu? Sen biraz dinlen ben taşıyım sizin pankartınızı sözünü utançla duymuştum.
2001 yılının sonbaharında böyle sendikacılık yapılınca bir şeyler bahane gösterilip Tokat Atatürk Lisesinden Gözova Köyü’ne yer değiştirme yapıldı.
2002 yılından sonra ne olduysa oldu. Hiç anlaşılmaz bir şekilde Eğitim bir sende üye patlaması yaşanıyordu. Seninde önün açılabilir yıllarca sendikaya verdiğin hizmet var, bunları değerlendir. Fakat bir zamanlar uğruna onca mücadele ettiğimiz değerleri kendi elimizle yıkıyor muyduk? Yoksa kendi ilkelerimizin altında ezilip yepyeni ilkeler, sadece menfaat mi oluyordu? O zaman Eğitim-Bir-Senden istifa etmem gerektiğine inandım.
Yıllar önce söylediğim son cümleler hala benim cümlelerim oldu. “Yaşasın Eğitim bir sen yaşasın Memur sen.“ Yıllar önce emek verdiğim, omuz verdiğim sendika için bunları söylemenin bir izzet olduğunu biliyorum. Aynı sendika için yine aynı sözleri tekrar edebilmeyi o kadar çok istiyorum ki…