“İLMİN EFENDİSİ OLMAK İÇİN ÇALIŞMANIN KÖLESİ OLMAK LAZIM.”Hz. Ali RA
“Yeryüzünün ölümlü ilk insanı ortaya çıktığında kötü ruhların atası olan şeytan da ruhu kararmış olarak görülür. Amacı bozgunculuk yapmaktır.Hemen lanet dolu tükrüğünü ilk insanın vucuduna fırlatıverir. Bu tükürük tam insanın göbeği civarına raslar. Böylece şeytan kötülüğünü ilk insanın içine yerleştirmek ister.
Tam bu sırada, insan cinsinin koruyucusu ve her zaman iyi olan Allah aceleyle gelip tükrüğü olduğu yerden alır, yere fırlatır. Fakat yere atılan tükürük ile onun yapışmış olduğu et parçası yeniden canlılık kazanır. Bunlardan köpek oluşur. Böylece köpekle insan hemen hemen aynı zamanda yaratılmış olur. Köpeğin yarısı insan eti, yarısı ise şeytanın tükrüğüdür.
Bu yaratılış özelliği Müslümanların üzerinde iki şekilde etkili olmuştur: Onlar köpeğe ıstırap vermek istemezler; ama evlerinde de ona katlanamazlar. Köpek insan etinden oluşmuştur. Müslümanlar onun için köpeği korurlar. Fakat o aynı zamanda şeytanın tükürüğünü de taşmaktadır, bunun sonucu olarak aşağılanır.
Köpek, sahbine bağlılığı insandan almıştır; içindeki vahşilik ve öfke ise şeytanın payıdır. Köpek, doğuda olduğu kadar hiçbir yerde çoğalmamıştır. Çünkü onun düşmanı aynı zamanda onun koruyucusudur.
Acaba son zamanlarda evlerde köpek beslememizin, onlara özel mamalar almamızın altında bu efsanenin payı varmıdır?”
Yukarıdaki efsane yahut hurafe 19. yüzyılda İstanbul a gelen ve orada oryantalist araştırmalar yapan Dr. İgnacs Künos tarafından derlenmiş, anlatılmış ve 101 Türk Efsanesi kitabına girmiştir. Kitabın yazarı Prof. Dr. Saim Sakaoğlu.
Prof. Sakaoğlu nun efsaneler yani hurafeler kitabında öyle orijinal hurafeler var ki hayatında hiç kitap okumamış ve okuyanı enayi gören bir kitap sevmez göz atsın baştan sona okumadan bırakamaz gibi geliyor. Zira insanlara hakikatın yüzü soğuk gelir. Hayali ve hurafe olanlar tatlı ve caziptir her zaman.
Yazıya hurafeden bir misalle başlamamın nedeni zaman zaman derslerini izlediğim Prof. Dr. M. Zeki Duman hocanın “Tefsir Dersleri”nde tuttuğum bazı notlarda tefsire giren bazı hurafelerden bahsedilmesi.Yıllar evvel Tefsirde İsrailiyyat isimli bir kitap okumuştum. Hocanın dersini izleyince çağrışım yaptı. Maalesef, hadis, kelam,tefsir, tarikat, tasavvuf gibi köklü gelenekler dahil bütün İslami disiplinlere maalesef pek çok hurafe bulaşmıştır.
Bir takım yazarlar ve düşünürler ilim adamını piriç yemeği yapan ve karpuz ikram eden usta aşçıya teşbih ederler. Pirincin taşlarını çöplerini ayıklayıp temizlemek yemeği yapanın vazifesidir, karpuz ikram eden de kabuğunu soyup çekirdeklerini ayırmakla yükümlüdür şeklinde düşünceler serdederler.
Prof. Dr. M. Zeki Duman İlim Yayma Cemiyetindeki derslerinde bu çok zor ve ince işi ustalıkla yapıyor Zeki Hocam.. Her Pazartesi akşam saat 8.00 de başlayan derslerinden aldığım natlardan kısa bir bölümü sizlerle paylaşmak konunun ehemmiyetini ve yapılan ilmi çalışmanın büyüklüğünü inşallah Kuran ve hakikat aşıklarının anlamasına katkı yapar umuduyla sunuyorum..
TEFSİRİN İLKELERİ.
Prof. Dr. M. Zeki Duman hoca tefsir derslerinde özellikle tefsirde “Sıyak, sıbak” meselesine yoğunlaşıyor. Yani ayeti kerimenin inmesine neden olan Rasulullah SAV zamanındaki sebebi nuzul olan olayın başının ve sonun yani ayeti kerimeyle ilgili olayın ayrıntılarının tam bilinmesi ve doğru anlatılmasının esas olduğunu aksi halde yanlış mana verilerek Müslümanların yanıltılıp vebal alınacağını vurguluyor tefsir derslerinde. Not aldığım birkaç ayeti kerime ve onlarla ilgili olarak alabildiğim kadarıyla notları sunuyorum. Konun ehemmiyetinin anlaşılmasına ve daha çok dikkat edilmesini sağlayacağını tahmin ediyorum inşallah.
Zilzal suresinin 7-8. ayetlerinde “Femen yemal miskale zerretin……ahrette insanlar amellerini görür. “Karşılığını” değil. Tefsirciler ayette olmayanı ilave ediyorlar.
Yine İbrahim suresi 18. ayette “İnkar edenlerin amelleri ahrette rüzgarlı bir günde rüzgarın savurduğu kül yığını gibidir. Hiçbir şeye malik olamayacaklardır”
“İnkar edenlarin amelleri ahrette çölde serap görenlerin hali gibidir. Su görecek koşacak ama su bulamayacaktır.”
“Eğer siz yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız sizin diğer günahlarınızı örter cennete girdiririz”mü min olarak” bu saydığımız ayetlerde sıyak sıbak ilişkisi yani sebep sonuç ilişkisi vurgulanıyor. Pasaj bütünlüğü olursa anlam bütünlüğü de oluyor.
Maide 93 de”İman edip Salih amel işleyenler Allah CC tan korktukları Salih amel işledikleri müddetçe “Daha önce işlediklerinden dolayı”günah yoktur.”
“”Daha önce””Ayette yoktur. Onun dayanağı şu: Bu ayeti kerime inince Hz. Ömer RA Osman Bin Mazun u vali tayin etti. Birisi bunu duyunca Hz.Ömer e koşuyor Ya Ömer vali tayin ettiğin Osman içki içiyor diyor.
Hz.Ömer RA onu çağırıyor sen içki içiyor musun diye soruyor. Osman Bin Mazun da içiyorum ama diyor ve “İman edip Salih amel işleyenler…ayetini okuyor.. Hz. Ömer onu sahabenin yanına götürüyor ve o ayeti kerimeyle ilgili resulullahtan duyduğunu anlatmasını istiyor ve beni bu adamdan kurtarın diyor. Ayetteki “Daha önce”ilavesi o şekilde ekleniyor ayetin anlamına.
Ayetle ilgili olarak Hz. Abbas RA diyor ki Rasulullah SAV e sorduk: İçki haram kılınmadan olanlar ne olacak diye sorduk. “Onlar iman edip takvaya sarıldıkları için günah yoktur, onlara”dedi ama Osman Bin Mazun o orya girmez diye itiraz etti, hala içki içiyor diyor.
Maide 87—93. ayetleri şunun için indirildi. Bazı sahabiler indirilen ayetlerin tesiriyle gelin kendimizi ruhbanlaştıralım, husyelerimizi aldıralım dediler Resulullah SAV o meclise geldi ve konuşulanları dinledikten sonra “Allah a yemin ederim ki ben böyle bir dinle gönderilmedim. Benim sünnetimi terk eden benden değildir.”buyurdu. Yukarıda adı zikrolunan Osman Bin Mazun RA takva bir sahabiydi o olay uyduruldu ve bilmeyen tefsirciler tarafından tefsire girdi. Meseleyi tekrar ediyorum ki ayetleri pasaj bütünlüğü içinde okuyalım ki doğru mana verelim.
“Ey iman edenler Allah ın size helal kıldıklarını haram sayarak –dindarlık manasında—haddi aşmayın. Dünya nimeti dünya hayatında iman edenler içindir. ahrette ise ameli Salih işleyenler içindir. Allah CC haddi aşanları sevmez”
Ayete mana verilirken nerede nazil olduğuna bakılır. Mekke de mi, Medine demi. Mekke Müslümanlarının durumu neydi perişandı.
“Bana meveddet gösterin –Akarabalık ve kardeşlik haklarıma riayet edin.” Ayetleri indirildiği zaman ve zemin yani tarihi arkaplan göz ardı edilemez. Rasulullah SAV kendisini öldürmeye gelene beni sev diye nasihat etemedi.
--“İnsan olarak en az yaşama hakkıma saygı gösterin dedi. Hakkı hayat talep etti. Akıl Lütfi ilahidir. Aklı kötülemek günahtır ama rasyonalizm değildir. En üstün akıl Kur an aklıdır. Beşer aklı yanılabilirde isabetli karar da alabilir ama Kur an ın aklı yanılmaz ve asla yanıltılamaz asıl akıl Kur an aklıdır.”Şeklinde notlar “Tefisirin İlkeleri”nin işlendiği derste tutabildiğim notlar. Hatamız varsa evvela Allah Teala sonra da sayın hocamızın affına sığınarak şehrimizde İlim Yayma Cemiyetinin imza attığı son derece hayati bir Kur an faaliyetine dikkat çekmeye çalıştım…
İLİM YAYMA CEMİYETİNDE VERİLEN DERSLER
Tefsir Okumaları, Sahih Buhari Okumaları, Akaid Okumaları, Celaleyn Okumaları, Tarih Sohbetleri, Fıkıh Okumaları, Tefsir Okumaları “Bayanlara Cansever Dokuz tarafından” Cuma günleri.Ayrıca İngilizce, Arapça ve Emsile, Bina dersleri ile diğer pek çok alanda faaliyetler başarıyla, verimli şekilde yürütülmektedir.