Geçenlerde başbakan bir söz söylemişti: “TOBB kârlarından bir miktar feragat edip iki işçi daha alırsa işsizlik sorununun çözümüne önemli bir katkıları olur.” Bu sözler reyting kaygısı gütmediği için gündeme hiç alınmadı bile. Sadece işsizlik sorunu yaşayanlar başbakanın sözlerini dikkatle dinledi; ama işveren çevresi kendilerinden fedakârlık istenen böyle bir talebe karşı kulaklarını tıkamayı seçti.
Her zaman olduğu gibi ekonomik bir dar boğaz, çalışan insanlara ödetmek ileri de ciddi problemleri de beraberinde getirecekti. Banka hesaplarına, İMKB hisselerine, yatırım amacıyla alınan mülklere; güvenlik sistemlerine, kamera kayıtlarına, emniyet güçlerine güvenmeye çalışan işadamı çevresi onlara fazla güvenmeyin. An gelir onların da gücü yetmez olur. Hiç bilinmez bir şeye bağı ve uğraşı olmayan insanın ne yapacağı…
Ölmüş bir hayvan bize zarar vermez ve ondan korkmayız. Sonra ölmüş hayvanın leş kokusu bütün mahallemizi sarınca, tek dileğimiz:”Aman birisi bizi bundan kurtarsın” diye serzenişte bulunuruz. Bu örnekle işsizlik arasında benzer bir ilişki her zaman görülür, görmek istemeyenler ise onu es geçince sanki sorun yokmuş gibi gelecektir.
İşçisizliğin sürekli olarak yaygınlaşması ardından ciddi sorunları çok daha fazlasıyla getirecektir. O sorunlar leş kokusunun etrafı sarması gibi olacak; her ne hikmetse, hiçbir fert bu leşi oradan kaldırmayı düşünmeden bir başkasından onu bekler durur.
Artık ülkemizde diplomalı işsizlerin sayısı düşünülmesi gereken oranlara ulaştı. Üniversite mezunu işsiz insan oranı (resmi istatistiklerle) %34,
Lise mezunu işsiz oranı %18.
Bu rakamsal değerler bize bir şeyler ifade etmesi gerekir. Eğer bir insan yıllar boyunca uzun emekler verip, okul hayatını sürdürüp, sonra aldığı öğretim sonrasında kenara atılmış bir paçavra gibi görürse; o insan, artık her şeyi yapmaya aday olur.
“TÜSİAD KAYSİAD GESİAD MÜSİAD” gibi işadamı topluluklarına üye olan TOBB üyeleri kendi içinizde böyle var olan işsizlik problemine karşı hiçbir çözüm yolu geliştirmeden işçilik maliyetlerini nasıl aza çekebilirim hesabını yapıp bütün sorunları çalışma sosyal güvenlik bakanlığına havale ederseniz büyük bir sorumluluktan kaçıyorsunuz demektir. Sizin sahip olduğunuz servet sadece sizin tasarrufunda bulanabileceğiniz varlık değil.