Bir imtihan yeri olan Dünya’dan faydalanmak, yararlanmak için önümüzde Rabbimin rızası dışında hiçbir engel yok. Kâinatta geçici bir takım heva ve hevesler, mutluluk kırıntıları için Ahireti unutanlara Rabbimiz kolaylıklar sağlamıştır. Bu Dünyadan kazanılan tüm nimetlere sahip olmanın, sahip olunan mallara çok kıymet vermenin Ahiret yurdundaki ebedi mutluluğu kaybetmeye yol açan hataları da beraberinde getirecektir. Dünyayı Ahiret hayatına tercih edenler hüsran içindedirler. Onlar iflas etmiş bir tüccar gibidirler.
Dünyayı çok sevip sadece Dünyanın geçici nimetlerini arzulayanlara Rabbimiz yığın-yığın bağışlamış, elde etmeyi kolaylaştırmış ama İlahi irade ile belli bir sınırda tutmuştur. Eğer tutulmamış olsaydı Dünyaya tapanlar iradelerini insanlığın tümünü zalim bir toplum haline getirmede kullanacaklardı. Bu nedenle ömrünü Dünya kazanımları için harcayanlar amaçlarının bir kısmına ulaşırlar. Çünkü Allah sınama amaçlı sınırlı bir imkân verir.
Dünya nimetlerine bağlanan insanlar ölçülü olmadığı için çirkin tuzaklarına da düşüp ebedi mutluluklarında heba ederler. Bu tür insanlar için muktedir olmak zulüm aracına dahi dönüşebilir.
Bu hayatın sınırlı imkânlarına dalıp gidenler, huzuru, mutluluğu bu geçici Dünya da arayanlar aldanmış olduklarını gördüklerinde maalesef iş işten geçmiş olacak. Dünya hayatının vereceği mutluluklar kısa süreli ve illetlerle mukayyettir. Bu nedenledir ki insanlar rahat ve görkemli bir hayata alıştıklarında, ölümün mutlaka kendilerini yakalayacağını unuturlar.
Dünya sevdası ile ilgili bir yazarımız ( Ramazan KAYHAN) ne güzel söylemiş. “ Dünyevileşen insan Külli aklı değil Cüzi aklı rehber edindi” “Biz Dünyanın içine girebiliriz, yeter ki Dünya bizim içimize girmesin” “Dünya ile meşgul olabiliriz, yeter ki kalbimizi işgal etmesin” İslam’ın kendisi ile çatıştığı en ciddi tehlike Dünyevileşmektir”
Dünya bir işyeridir. Dünya da cehenneme götürücü tuzaklar vardır. (Oyun-eğlence-ziynet-öğünmek vb.) Dünya kendisine bağlananlara, âşıklarına mihnet (Sıkıntı) yeridir. Dünya sevgisi bütün günahların, kötülüklerinde başıdır. İsyanı, günahı çok olanın Nisyanı, unutkanlığı da çok olur. Peygamberimiz (A.S.) bir hadisinde;” Dünyaya burada kalacağınız kadar, ahretdede orada kalacağınız kadar çalışınız” buyurmuştur.
Peki, Dünyaya tamah edenleri, Dünyayı çok seven insanları analiz etmeye çalıştık. Biz Müslümanların Dünyaya ve Ahrete bakış açıları nasıl görünüyor. İşte burada biraz bulanık bir hava görüyoruz. Müslümanlar arasında İmanla-Münafıklık arasında sıkışmış kalbi hastalıklı kimselerde mevcut. Bu gerçek inkâr edilemez.
Sokakta gördüğümüz herhangi bir Müslüman’a sorsak; Ahiretin Dünyadan daha önemli olduğu gerçeğini ifade eder. Fakat aynı Müslümanlar iş hayatında Allahın rızası ile kazanç arasında tercih yapma durumunda ne yazık ki kazanca, kara meyletmekteler.
Genelde sorgularsak Üniversitelerde okuyan kızlarımıza Başörtüsü mü yoksa diploma mı desek, çalışan Müslümanlara işin mi yoksa ibadetin mi dersek acaba Dünyalık mı isterler yoksa Ahiret sevabını kazanmakta istekli mi davranırlar.?
Allah; rızası ölçüsünde bir hayat süren kullarına, müminlere, müminelere hasene bahşeder. Her türlü güzel ve helal nimetler olan Hasene yi kazanmayı kim istemez. Müminler için Dünya sevabı; yaşam koşulları ister bol, ister kıt olsun kalpleri manevi huzur ve doyum içinde olmak anlamındadır.
Geniş imkânlara, zenginliklere, servetlere, makamlara sahip olurken, bunların bizlere emanet edildiği bilinciyle, İlahi emirlere uygun yaşarsak Dünya sevabını Ahiret sevabına dönüştürerek sonsuz mutluluğa ulaşabiliriz. Unutulmaması gereken bir hakikat Dünyanın İslam davasının zafer kazanma yeri olduğudur. Ahiret ise; müminlerin sözlerinin Allah tarafından sağlamlaştırılıp destekleneceği bir âlemdir. “ Öyleyse Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak, yalnızca Ahiret yurdunda iyi bir yer tutmanın yolunu ara, bu arada pek tabi bu Dünyadaki nasibini de unutma..” (Kasas 28/77)
Ahiret âlemi Dünya âleminin bir devamı olması açısından kişi bu Dünyada nasıl yaşadı ise Ahirette de bu yaşamın devamını yaşayacaktır. Yani Dünya ile Ahiret arasında bir devamlılık, bir bütünlük vardır.
Dünyayı doğru okuyanlar hayatlara değer katar ve İlahi ölçekte değer kazanırlar. İnsanların Dünyaya gelmesinde kendilerinin bir iradesi söz konusu değildir. Ancak yaşayacağı hayatı yönlendirmesinde aklı ve iradesi bilfiil devrededir.
Ahiret için Dünya mı, Ahret için Dünya mı sorusuna vereceğimiz cevap; Dünya Ahiretin tarlası ise, Dünya Ahiret için sınav verilen bir kısa yaşamsa elbette Ahiret için Dünyadır.
En önemlisi ben ruhani temizlikten yanayım. Kibrimizden arınalım, Nefsimizi kontrol edelim, Helal kazanalım, helal yiyelim, helal yedirelim, Yetimin hakkını gözetelim, Düşkünlere yardım edelim, Allah rızası için İslam’a hizmet edelim ve daima Allah’a şükredelim.
Saygılarımla