Dünyada en zor olan şey nedir diye sorsalar şüphesizki, aklımız yetiyor ama gücümüz yetmiyor derdim. Çünkü, işte yine şehit cenazesi, yine gözyaşı. Yine ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Fakat bizlerde hep aynı sözleri konuşmaya ve dinlemeye devam ediyoruz.
Bir avuç çapulcu diye diye terörü küçük gördük ve kısır siyasi çekişmelerimiz yüzünden terörün büyümesini göremedik. Sönen ocakları, akan gözyaşlarını, dul kalan hanım kardeşlerimizi, öksüz kalan çocukları, bozulan nişanları, kolunu, bacağını, gözünü ve önemli uzularını kaybeden gazilerimizi çok sık gördük ama çabuk unuttuk ve unutmayada devam ediyoruz. Şehitler ölmez, vatan bölünmez diye diye kaybettiğimiz ana kuzuları mehmetçiklerimizi, komutanlarımızı kara toprağa verdik ve vermeyede devam ediyoruz. Ben artık terörü destekleyen dış devletlere de hiçbir şey demiyorum ve hatta kınamıyorum. Onların kendi milletine ve kendi askerine nasıl sahip çıktıklarına bakıyor ve ibret alıyorum. Çünkü bizim birbirimize verdiğimiz zararı bütün dünya devletleri biraraya gelse veremez olduğunu gördüm. Çünkü, şehit cenazeleri geldiği zaman gönüllü ve serbest olarak hepimiz günlük yaşantımızda mutlaka ulusal matem içerisinde bulunmamız gerekirken, maalesef bazı istisnalar dışında kimse zevkinden, eğlencesinden geri kalmıyor. Ben şahsen bu duruma üzülüyorum ve milli birlik ve beraberliğimizi hem özlüyorum hemde arıyorum. Her şehit cenazesi geldiğinde her evden bir şehit gelmiş gibi hepimizi duyarlı olmaya davet ediyorum. Çünkü Yüce Türk Milleti bütün zorlukları milli birlik ve beraberlik sayesinde aşmıştır. Bu itibarla her şehit cenazesinde, sık sık şehitler ölmez ayetini okuyup hatırlatıyoruz ama hatırlamadığımız çok önemli bir görevimiz var onuda maalesef unutuyoruz. O görev şudur; şehitler ölmez, diye buyuran Yüce Allah, yarın bize şöyle bir soru sorarsa ne yapacağız. Size şehitler ölmez dedik. Fakat kendi vatanınızda ve kendi evinizde bu kadar fazla şehit verin demedik derse o zaman Yüce Allah’a ne cevap vereceğiz. Yine Yüce Allah size birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır dedik. Siz birliği bırakıp, ayrılığı ve tefrikayı seçtiniz derse ne cevap vereceğiz. Şu halde, Allah’ın emir ve yasaklarını tek taraflı okuyarak, sorumluluktan kurtulacağımızı zannediyorsak yanılıyoruz ve bu konuda başta siyasiler ve yetkililer olmak üzere hepimizin sorumluluğu ve vebali büyüktür. Artık şehit cenazesi görmek istemiyoruz. Bunlara mutlaka bir çare bulmalıyız diyor ve satırmalırı bir güzel sözle bağlamak istiyorum. Ey yüce Türk Milleti. Artık söz bitti. Elini vicdanına koy, titre ve kendine dön.
GÜNÜN SÖZÜ
MİLLİ BİRLİK
Milli birlik ve beraberlik
duygusu güçlü olan insanın dini duygusu da
güçlü olur.
ŞEHİTLER ÖLMEZ
Şehitler ölmez ama kendi vatanımızda, kendi evimizde bu kadar fazla şehit ve gazide
verilmez.
|