23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını büyük coşku ve gururla kutladık.
Kutlamalar oldukça coşkulu geçti.
Katılım her yerde yüksekti.
Bu yüksek katılım, bir kez daha gösterdi ki, bu millet, milli değerlerine gereğinden fazla değer veren asil bir millettir.
Ayrıca Türk Milleti barışçıdır.
Milletimizin kavgayı ve kargaşalığı sevmeyen asil bir özelliği var.
Kargaşalardan ve fırtınalardan her zaman aklıselim davranarak çıkmıştır.
Uzlaşmacıdır.
Barışçıdır.
Hoşgörülü ve paylaşımcıdır.
Tarih de çocuklarına en fazla değer veren bir yapıya sahip.
Su küçüğün sözü, bu millete aittir.
Ayrıca zeki ve çalışkanlık bu millet için söylenmiş bir özdeyiştir.
Çocuklarını bu kadar çok seven millet, nedense son yıllarda bazı çocuklarına bakamaz duruma geldi.
Hangi çocuklara bakamaz duruma geldi? Derseniz;
Tabii ki sokak çocuklarından söz ediyorum.
İnanın bu ismi alan çocukların hiçbir suçu yoktur.
Biliyorsunuz ark ne yana açılır ve akım da o yöne verilirse su o yöne akar.
Toplumda her insanımız iyi niyetli değildir.
İyi niyetli olmayan insanımızın sayısı az ama yaptıkları işlerlerle, her zaman toplumun huzurunu kaçırabiliyorlar.
Kısa yoldan emeksiz kazanmak bu insanların asıl hedefidir.
İşin ne şekilde olacağı, onlar için önemli değildir.
Sonuç ve getiri önemlidir.
Bu insanlar sokak çocukları kullanarak, onların körpe bedenlerinden çok kazanmayı kendilerine meslek edinmişlerdir.
Sahipsiz çocukları okul ortamından alarak zorla çalıştırmaktadırlar.
Bu çocuklara yaptırılan işlerin en başında ise dilencilik gelmektedir.
Hırsızlık, kap kaç, organ nakli ve cinsel istismar da bilinenlerdendir.
Bu çocukların içinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını, uzaktan da olsa izleyemeyen çocuklar vardır.
İzleselerdi belki sevinecek, beklide güzel hayaller kuracaklardı.
Olmadı.
Eğer bayram kutlamalarına katılsalar idi, mutluluklarının sınırlarını tarifte zorlanabilirlerdi.
Onlarda bu bayramda yaptıkları için alkış alacak, saygı görecek ve sevineceklerdi.
Belki de gözlerinden akan yaşlar, sevinç yaşları olacaktı.
Belki de gülücükler açacaktı körpe yanaklarında.
Başkaları da onların mutluluklarına ortak olacaklardı.
Olmadı.
Bu yılda olmadı.
Sen ağlama çocuğum.
Sende mutlu olmayı hak ediyorsun.
Bu bayram gülmedin ama belki gelecek bayram.
Unutma, unutulmadın.
Yüreğini sıcak tut.
Mutlaka sana da sıcacık bir el uzatılacaktır.
Unutmayın sevgili çocuklar, kartal için bir güvercini mağlup etmek, bir şeref değildir.
Sizlerde asalakların ellerinden kurtulacak ve kendi kanatlarınızla uçacaksınız.
Katılamadığınız bayramınız kutlu olsun.
Küçük kalplere büyük sevgi sığmaz deseler de, ben inanıyorum, sizlerin küçücük kalplerinde kocaman sevgiler vardır.
Bu çocuklara mutlu bir gelecek dileğiyle.