Yumruk olayı, son şehit cenazelerinde yükselen sesler, alınan sert güvenlik önlemleri, siyasetçilerin daha da sert açıklamaları derken ortaya çıkan önemli bir gerçek var ki Kayseri’de biriken bir enerji var. Bu tehlikeli durum bir taşkınlığın da habercisi olabilir. Hızla kutuplaşan şehirde istenmeyen olaylar da yaşanabilir. Bu durumu önlemek, biriken enerjiyi minimize etmek, şehrimizin eski huzurlu günlerine dönmesini sağlamak için neler yapılabilir? Düşünüyorum da geçmişte benzeri durumlarda nasıl tavır sergileniyordu? Yerel siyasetçiler bir araya geliyor, sağduyu çağrısı yapıyor, ortamı yumuşatmaya gayret ediyorlardı. Terör, maalesef bir gerçek. Evlatlarımız birer birer toprağa giriyor. Peki, şehit cenazelerinde bağırmak, çağırmak, taşkınlık yapmak, yumruk atmak, karşıt dünya görüşündeki insanlara sözlü veya fiili saldırılarda bulunmak bu şehre ne kazandırır, terörün bitmesine ne katkı verir, acıların dinmesine ne faydası olur? Koskoca bir hiç… O halde yapılması gereken bence şu: Yerel siyasetçiler başta bu şehrin belediye başkanları bir platform oluşturmalı. Bu platforma muhalefet partilerinin il başkanları, milletvekilleri mutlaka davet edilmeli, Ticaret Odası Başkanı, Sanayi odası Başkanı, KESOB Başkanı Organize Sanayi Başkanı, Bazı sendika başkanları, Bazı sivil toplum kuruluşları başkanları bu platforma davet edilmeli. Hatta Vali ve Emniyet müdürü de yer almalı bu platformda. Orada şehrin menfaati, provokasyonların önlenmesi, biriken enerjinin yumuşatılması, Kayseri’deki gerilimin düşürülmesi için çaba sarf etmesi gerekiyor. Hep birlikte fotoğraf verilmeli, şehit cenazesi gibi önemli toplumsal olaylarda bu platform toplumu yatıştırıcı açıklamalar yapmalı. Şehit cenazesine de iktidar partisinin milletvekilleri, il başkanı ve belediye başkanları ile muhalefet partisi milletvekilleri ve il başkanları omuz omuza durarak teröre karşı birlik mesajı vermek durumundalar. Emniyet ile vatandaşı, asker ile vatandaşı, asker ile polisi asla karşı karşıya getirmemek için nasıl bir tavır gerekiyorsa bu tartışılıp bu şekilde kararlar uygulamaya sokulması lazım. İktidar partisi ve unsurları ile muhalefet partileri ile onların unsurları şehri gerecek açıklamalardan kaçınmalı, herkes kendi tabanı ve uzantılarına gereken tavsiyelerde bulunmalıdır.
Aksi takdirde şöyle bir fotoğraf ortaya çıkıyor ki bu gerçekten çirkin oluyor: teröristler doğuda karakolumuzu basıyor askerimizi subayımızı şehit ediyor, cenaze törenleri iktidar partisine öfkeye dönüşüp muhalefet için miting alanı şekline geliyor. Bence bundan iktidar kadar muhalefet de rahatsızdır, rahatsız olmalıdır. Şehit hepimizin şehididir, vatan hepimizin. Kayseri’de hepimizin şehridir. Elbette siyaset devam edecektir, herkesin partisi ve teşkilatı ayrı ayrıdır. Ancak ben diyorum ki en azından Kayseri’nin kötü olaylarla anılmaması ve şehrimizin huzuru için ne gerekiyorsa yapılmalı.
Ha yeri gelmişken şunu da söylemem gerekiyor. Şehit cenazelerindeki insanların büyük bir çoğunluğu MHP’li olabilir. Bu en doğal hakkıdır. MHP’lilere ‘neden şehit cenazelerine katılıyorsun’ demek kimsenin haddi değildir. Bu şehirde Ak Parti % 60’a yakın oy almıştır. O halde Ak Partililer de ağırlıklı olarak şehit cenazesine katılmalı, CHP’lisi de katılmalı, Saadet Partilisi de katılmalı. Eşit oranda bir katılım sağlanmalı ki en azından tek tip görüntüler ortaya çıkmasın. Hangi siyasi görüşten olursa olsun Kayseri topyekûn şehidine sahip çıkarsa bir partinin mitingi haline dönüşmez. Bunu sorun olarak görenlerin en azından buna kafa yormaları gerekir.
Özetleyecek olursak Allah bir daha vermesin bir şehit cenazesi daha olursa bu şehrin akil adamları, iktidarıyla muhalefetiyle yöneticileri ya yüz yüze ya da telefon trafiği ile en kısa sürede bir araya gelip Kayseri’ye yakışır bir tavırla terör nasıl lanetlenecekse o şekilde bir davranış ortaya koyabilmeyi başarmalı. Kayseri bunu yapabilir ve yaptığı takdirde tüm Türkiye’ye örnek olabilir…. Şehit cenazesine kimsenin sevindiğini sanmıyorum. Kimsenin orada kendi siyasi görüşünü ön plana çıkarmak için gayret ettiğini düşünmüyorum. Başıboş kalabalıkların her şeyi söyleme ve yapma yeteneği ortaya çıkıyor o zaman işte ona işaret etmek istedim.