ALKIŞ
*İran sorununu çözme konusunda yoğun gayretler gösteren Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na,
DUYDUNUZ MU?
*CHP’nin ortadan ikiye bölündüğünü,
*Baykal’ın planlarının tutmadığını ve hiç ummadığı bir şekilde kendi partisinin kendisine karşı çıktığını,
*Kılıçdaroğlu’nun kurultay sonrası Genel Başkan seçilmesinin kesin gibi göründüğünü,
*Medyanın Kılıçdaroğlundan yana takındığı tavrı devam ettirdiğini,
*Başbakan Erdoğan’ın Obama’ya İran konusunda mektup yazacağını,
*Kayseri Gazeteciler Cemiyeti seçimlerinin cumartesi günü yapılacağını,
*CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu’nun partisindeki bölünmede sessiz kaldığını, Kılıçdaroğlu’na destek vermediğini,
*Kayseri il başkanının ise en hızlı davranan il başkanlarından biri olarak Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini,
*Zonguldak’taki maden kazasının yürekleri dağladığını,
*Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırımın bir gün istifa edip ertesi gün döndüğünü bunu sürekli tekrarladığını,
İRAN’DA NELER OLUYOR?
Amerika, Avrupa ve İsrail İranı uzun süredir sıkıştırıyordu. Uluslar arası alanda yaptırımların ağırlaştırılması ve hatta askeri seçenekten bahsediyordu. Türkiye ise bölgesinde bir savaşın daha çıkmasını istemiyor aynı zamanda ticaret hacmini iyice geliştirdiği İran’a ekonomik yaptırımlar meselesine katılmak istemiyor. Hal böyle olunca bu gerilimi düşürmek için büyük bir diplomasi atağı başlattı. Son olarak İran’ın da Türkiye’nin çabalarına cevap vererek Uranyum takasını kabul etmesi ve anlaşmanın imzalanması Türkiye açısından büyük bir başarı olarak algılandı. Anlaşma imzalandı ancak Amerika, Avrupa Birliği ülkeleri ve İsrail halen bastırmaya devam ediyorlar. Bu anlaşma sorunu çözmez demeye başladılar. İsrail İran konusunda Amerikanın daha sert davranmasını istiyor. Avrupa Birliği ülkeleri aynen Amerikanın seviyesine geldi. Sadece Rusya, Çin ve Türkiye farklı düşünüyor. Şimdi son gelinen noktada Başbakan Erdoğan Obama’ya mektup yazacak. Artık diplomatik yolla çözümün yaklaştığını belirtecek. Yaptırımların gündemden kaldırılmasını isteyecek. Eğer Türkiye bunu başarabilirse dünya barışı noktasında çok ama çok büyük bir başarı elde etmiş olacak. İran’ın da Türkiye’nin çabalarını desteklemekten başka çıkar yolu yok.
TÜRKİYE DIŞPOLİTİKADA ŞAHA KALKTI
Hiç durmuyorlar. Bir gün bile yerinde çakılı kalmıyorlar. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Başbakan Erdoğan’dan bahsediyorum. Daha düne kadar savaşmaktan bahsettiğimiz Suriye artık bir mahallemiz haline geldi. Neredeyse Türkiye’ye katılacak. Düne kadar büyük düşman olarak görülen Rusya ile güçlü ilişkiler kuruldu. Vizeler bile kalktı. Yine düne kadar ebedi düşman olarak gördüğümüz Yunanistan bize kuçak açıyor, hatta el açıyor. İlişkiler güçlendi anlaşmalar yapıldı. İran’ın tek umudu Türkiye. Irak’la ilişkiler bahar havasında. İşadamlarımız harıl harıl oralardan iş alıyor. Türkiye sadece Amerika’ya bağlı kalmak istemiyor, sadece AB süreci ile uğraşmak istemiyor. Yepyeni bir alan açıyor kendisine. Bu çalışmaları başarı olarak görmemek vicdandan yoksun olmayı gösterir. Türkiye’nin itibarı her geçen gün daha da artıyor.
TÜRKİYE’NİN AMERİKAYA İHTİYACI KALMADI
Beyaz Saray’a en yakın ve Amerika’nın en etkili gazetesi şöyle yazmış. Türkiye’nin artık Amerika’ya ihtiyacı kalmadı. Türkiye kendi nüfuz alanını genişletiyor. Bu yüzyıl içinde Türkiye daha İslamcı bir Türkiye olacak. Evet özet olarak aynen böyle yazmışlar. Gerçekten de son hadiselere baktığımızda artık Türkiye’nin kendi kendisine yeten güçlenen ve bir güç olarak ortaya çıkmak için sabırsızlanan bir ülke olduğunu görüyoruz. Keşke daha önce bu şekilde güçlü olsaydı Türkiye. O zaman Amerika Irak’a da giremezdi Afganistan’a da.
MIŞ
*Eğitim sisteminde bir türlü reform gerçekleştirilememiş.
DAMLA
Yeryüzünde bütün ıstıraplar, aza kanaat etmemekten doğar.