İsrail’in döktüğü Türk kanı onun sonuna getiren adım oldu. Çekirge misali bir sıçradı, iki sıçradı ama üçüncüsünde yanlış yere sıçradı. Yıllardır ülkemizin temel dinamikleri ile oynayan Siyonist İsrail şimdiye kadar yaptıklarının bedelini artık ödemelidir. Yaptığı ahlaksız ve vahşi saldırılar son bulmalıdır. Başbakan Erdoğan’ın dün grup toplantısında yaptığı konuşmada İsrail’le çok sert sözler söylemesi ve üstü kapalı tehdit etmesi büyük bir gelişmedir. Kimi çevrelere göre hamaset kokan sözler olarak yorumlanan Başbakanın sözleri, bence ne kadar hamasette koksa söylenmesi gerekenlerdir. Çünkü onu Recep Tayyip Erdoğan olarak değil Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı olarak söylemektedir. Şimdi diyebilirsiniz “Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit Kıbrıs’a harekât düzenlemişti. Neden Erdoğan’da İsrail’e savaş açmıyor?” Ülkelerin savaşa girmeleri öyle kolay bir olay değil. Oturduğumuz yerden “Savaşalım. Asalım, Keselim” demek kolay. Ama işler eskiden olduğu gibi kılıç kalkanla olmuyor. Uluslar arası dengelerde çok önemli. Bazen söylenen bir iki söz ya da gösterilen bir tavır savaşmaktan çok daha etkili bir hal alabilir. Ama Türk’ün dökülen kanını hesabı da mutlaka sorulmalıdır. Türk kanı dökmenin bir bedeli ve hatta çok ağır bir bedeli vardır ve bu bedeli İsrail ödemelidir.
Dün Ankara’da hareketli saatler yaşandı. Erdoğan’ın, uçaktan inerken yaptığı konuşmasında, “Son attığımız adımlar, son aldığımız kararların da ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum” sözlerini sarf etmesi ve kısa süre içerisinde yaptığı görüşmeler "Ankara’da neler oluyor, Türkiye yoksa İsrail’e karşı filli yaptırım mı uygulayacak?" sorusunu akıllara getirdi.
Belki bu sözler İsrail’e yapılacak olan bir fiili müdahalenin sinyali olabilir. Tabii ki bu açıklamaların ardı arkası kesilmeyecek ve komplo teorilerinin sonu gelmeyecektir.
Bu arada Kayseri’den giden 10 kişi’den hala bir haber yok. Yalnız; Ali Yunusoğlu’nun babası Mehmet Yunusoğlu, tek oğlunun İsrail’in elinde olduğunu duyduğu andan itibaren perişan olmuş ve hastaneye kaldırılmıştı.
Televizyondan takip ettikleri haberlerde kameraların bir an yardım gönüllülerini gösterdiği sırada oğlunu gördüğünü ve yaşadığını öğrenen babanın mutluğu görülmeye değerdi. İnşallah hepsi sağ salim dönerler.
İnşallah çıktıkları bu yol ve yaşadıkları olaylar Filistin halkının kurtuluşuna ve yıllardır çektikleri çilelerin bitmesini bir vesile olur. Amin.