1948’den beri işgal altında bulundurduğu Filistin’de özellikle Müslüman halka insanlık dışı muameleler yaparak insani değerleri yok eden İsrail, zaman zaman bu zulmünün derecesini artırarak Filistinli Müslümanlara dünyayı dar etmeye devam ediyor.
İsrail bu güne kadar yaptığı insanlık dışı katliam ve soykırımlarda on binlerce Filistinliyi katletti, on binlercesini Filistin’den ayrılmak zorunda bırakarak Lübnan, Ürdün, Suriye ve Irak gibi ülkelerde oluşturulan mülteci kamplarında zorluklarla dolu bir hayatı yaşamaya mecbur etti.
Bu yetmiyormuş gibi Filistin’de Müslümanların yaşadığı bölgeleri kalın duvarlarla çevirerek onları her türlü ihtiyaçtan yoksun dış dünya ile ilişkisini sadece, hava alarak sağlayan açık hava hapishanesi hayatına mahkûm etti.
Eli kanlı bir terör teşkilatı halinde orta doğuda sanki bölgenin eşkıyası konumundaki İsrail’in 2008’in sonlarında başlayan ve 1500 kadar masum insanın ölümü,5000’den fazla insanın yaralanması ve on binlerce binanın oturulamaz hale gelmesinden sorumlu olması yetmiyormuş gibi, o günden bu güne Gazze’ye uyguladığı ambargo ile yaralılar çocuklar ve yaşlılara insan mantığının kabul edemediği bir işkence hayatını yaşatmaya başladı.
İşte Gazze’deki İsrail zulmü altında inim-inim inleyen bu insanlara yardım için insanlık harekete geçti. Daha önce karayoluyla yapılan ve öncülüğünü İHH (uluslar arası insani yardım vakfı)’nın yaptığı Gazze’ye yardım organizasyonunun bir yenisi yine İHH’nın öncülüğünde ve Deniz yoluyla yola çıktı.
Büyük çoğunluğu İHH yönetici ve gönüllülerinden oluşan, bunun dışında dünyanın 32 ayrı ülkesinden olup; Dinleri, dilleri, kültürleri ve etnik grupları farklı olup, ortak özellikleri Gazze’de zulüm altında yaşayan masum ve mazlum insanlara insani yardımda bulunmak olan 700’ ün üzerinde insan, topladıkları ilaçtan, çimentoya, gıdadan inşaat malzemelerine kadar birçok ihtiyaç malzemesinin bulunduğu 9 gemi ile Gazze’ye yardım için yola çıktılar. Amaçları sadece insani yardım olup üzerlerinde bir çakı bile yoktu.
Bu yardım konvoyuna İsrail silahlı kuvvetleri 31 Mayıs sabahı vahşice bir saldırıda bulundu. Üstelik uluslar arası sularda yani korsanca.
Saldırı sonucu şuana kadar elde edilen bilgilere göre 9 kişi öldü, elli civarında yaralı var, yaralılara bile kelepçe takarak tutuklayan İsrail, Türkiye’nin notası, dünya kamuoyunun baskısı ile yaralı, ölü ve aktivistleri Türkiye’ye göndermek zorunda kaldı. Ama hala haber alınamayan kayıplar var.
Son anda İsrail saldırılarında şehit olduğu otopsi sonucu tespit edilen Kayserili Furkan DOĞAN’IN da şahadetini öğrenmiş olduk. Henüz 19 yaşında olup lise son sınıf öğrencisi olan bu gencin Gazze’ye yardım aşkı ve bu uğurda Yahudi kurşunlarıyla şehit düşmesi bizleri oldukça duygulandırdı şahadeti mübarek olsun Allah rahmet eylesin, yakınlarının ve hepimizin başı sağ olsun.
Olayın başlangıcından bu güne kadar, başta Türkiye olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde İsrail vahşeti protesto edildi, şehitler için Kuran-ı kerimler okundu, gıyabi cenaze namazları kılındı ve kılınmaya devam ediliyor.
İstanbul havalimanında beyanat veren İHH Genel Başkanı Av. Bülent YILDIRIM: İsrail’in yaptığının bir vahşet olduğunu, yaraladıkları Gazze’ye yardım Konvoyu yolcularını acımasızca denize attıklarını, kayıpların bu sebepten olduğunu, yapılan bu vahşi saldırı ve katliamın İsrail’i dünyada yalnızlaştırdığını söyledi.
Hangi yönden bakarsak bakalım, bir insanlık ayıbı olan bu saldırı, insanlık vicdanına vurulan büyük bir darbedir.
Şu anda dünyanın birçok ülkesinden Gazze yardım gemilerinin yola çıkması, Mısırın refah kapısını açarak Gazze’ye geçişleri geçici süre için bile olsa açması acımızın ve insanlık dışı ambargonun sona ermesine bir başlangıç olmasını diliyorum. Kim bilir bizim şer gördüklerimizde hayır olabilir. Gazze yolunda şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı, yaralılara acil şifalar ve dönen gazilere kazanız mübarek olsun diyorum.