Yaşam o kadar kolaylaştı ki bunun herkes farkında.
Sabah kalkıp işine gideceksin.
İşini bitirip eve döneceksin.
Evde dinlenip istirahat edeceksin.
Hafta sonu tatilinde, daha da çok dinleneceksin.
Sorun yok.
Devlet maaş veriyor.
İşin iş.
Özel sektördesin.
İşinde var.
En mutlu sensin.
Bak bu zor günlerde işine de son vermemişler.
Bunun içinde mutlu olmalısın.
Ne mutlu sana.
Çok duyduk bu lafları.
Kimlerden duyduk?
Vakti saati geldiğinde gece aç yatıp, sabah varlıklı kalkanlardan duyduk.
Bu güzel insanımıza kimsecikler sormaz.
Nerden kazandınız? Diye.
Bu yetenekli insanlarımızın bir anda her şeyleri değişir.
Konuşmaları birden derin manalar kazanır.
Kılıfları renkleşir, renge renk.
Hayatta dik durmak için olmadık çareler arar dururlar.
Bilmez ki bu güzel boş çuval dik durmaz.
Biz akıllı insanlarız.
Biliriz, biz boş çuvala nasıl yan çıkılır, nasıl destek verilir?
Vereceğimiz destek günlüdür, saatlidir.
Amacımız vardır, çuvala yönelirken.
Herkes gibi.
Döner dururuz, bu yetenekli insanımızın ardına.
O döner, biz döneriz.
Bilir dönemeç, sevilmediğini.
Anlar ama çaresizdir.
Yakınında ister, hep bizi.
Dokunmayın artık bize.
Amacımız var ya yaparız hepsini bir bir.
Onda yalnızlık korkusu.
Bizde amaç gayreti.
Çalışır dururuz.
Aman ha, bozulmasın bu düzen.
Hayat böyle devam ederken,
Birden çok severiz.
Uğruna can verilen değerleri.
Vatanı.
İnsanı.
Hakkı.
Hukuku.
Gözyaşına dayanamaz.
Namus koruruz.
Bayrak.
Özgürlük.
Vatan borcu.
Şehitlik.
Din.
Eğitim.
Sağlık ise en iyi bildiklerimizdir.
Yetim hakkı.
Mazlum hakkı.
Uzak diyarlarda ağlayan insanlara yardım.
Çocukları korumak.
Gençleri sevmek.
İşsizlere iş vaat etmek en iyi duyduklarımızdır.
Açları kollamak.
Ağzımızdan düşmeyendir.
Aman bozulmasın bu düzen.
Çalışalım amacımız için.
Aman yılmak yok.
Biraz daha gayret.
Başarmalıyız.
Az kaldı sözleriyle amacımız için çalışır dururuz.
Üzülme güzel insan.
Unutmayalım ki;
Bu yaşamın içinde,
Anadolu’da Toroslarda elinde bir avuç kavurgayla yoksulluk içerisinde övün geçiren insanlarımız da var.
Torosların bir bağ çirişiyle bir günde 5 nüfus doyurmaya çalışan insanlarımız da var.
Yaklaşıp selam veriyorsun bu zirvede ki mazlum insanlara.
Saygıyla alıyorlar selamınızı.
Halini vaktini geçimini soruyorsun.
Allah bu günleri aratmasın diyor.
Kaç evlat yetiştirdin Ahmet Amca diye sordum.
Üç derken boynunu büktü.
Nedenini soruyorum.
Biri şehit dedi.
Gözü doluyor, duruşu dikleşiyor,
Sesi başkalaşıyor Ahmet Amcanın.
Saygıyla selamlaşarak ayrılıyorum yanından.
O her şeyi biliyor Toroslu Ahmet Amca.
O her şeyin farkında.
Umudun farkında.
Umutsuzluğun farkında.
O ne yapsın?
İnsan insanlık için gerekeni yapmadıktan sonra.
Toroslu Ahmet Amca ne yapsın?
Vatan bizim, devlet bizim, görev bizim,