Her ayın ilk Cumartesi günü Kayseri Kocasinan Belediyesi Meclis salonunda saat 16.00 ila 19.00 arası gerçekleşen Kayseri Küçük Millet Meclisi programının bu ayki konuğu gazeteci- yazar Rasim Ozan KÜTAHYA’lı, gündem ise Gazze krizi ve çözüm yolları idi.
Nedendir bilinmez ama benim “YÜZLEŞME” adını verdiğim bu programa siyasiler hiç ilgi göstermiyor. Neden katılmadıklarına bir türlü cevap bulamadım. Sivil Toplum Kuruluşlarında da bir türlü istikrar sağlanamadı. Başladığından beri takip ettiğim bu programda Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri gündemin konusuna göre programa teşrif ediyorlar. Türk Milletinin ortak derdi olduğuna inandığım Gazze konusunda ve çözüm noktasında Kayserideki STK’ ların % 80 i yoktu. Kıymetli temsilciler bu konuları önyargılarımızı atarak bir araya geldiğimiz bu toplantıda konuşup birbirimizi anlaya mayacağızda başka nerede anlaşabileceğiz. Vereceğiniz cevap sadece kendinizi tatmin eder. Toplumu ve bizim gibi düşünenleri asla, gerisi hikâye.
Gazeteci-Yazar Rasim Ozan KÜTAHYALI gündemin konusu ile ilgili bir açılış konuşması yaparak moderatörlüğe başladı. Salona hâkim, dinleyicilere saygılı ve dikkatli, açık yürekliliği ve esprileri ile bence toplantıya hâkimdi. Salonda hiç karşılaşmadığımız yeni insanlarla birbirimizi önyargısız dinlememiz, çok seslilik ve demokrasinin bizlere sunduğu bir ortamdı. Kütahyalı açılış konuşmasında, İsrail’in Gazze ye yardım götüren İnsani yardım grubuna yaptığı katliamı alçakca ve devlet terörü olarak kabul ediyorum. Gemileri TC. Hükümetinin gönderdiği propagandası İsrail kaynaklıdır. İsrail Dış İşleri bakanı delinin teki. Görünen odur ki İsrail diplomatik çabalar ile sonuç alınabilecek bir ülke değildir. Asıl utanılacak şey dokuz şehitten sonra refah sınır kapısının açılmasıdır. Bu utanç Mısır’a yeter. Bu savaşı psikolojik olarak Türkiye kazanmıştır. Bu krizi başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız çok iyi yönetiyor. Beklentiler İsrail lobisinin mevcut hükümeti düşürme peşinde olduğudur. İsrail Türkiye’nin kontrolsüz saldırmasını ve kendini dünya devletlerine masum gösterme telaşındadır. Onun için İsrail’e anti semitik kozlar vermeyelim. TC. hükümetide yaptığı çalışmalarla Hamas’ı Uluslararası siyasete sokabilmenin gayretindedir. Türkiye’de darbelerin gerçekleşmesi için üç neden var diyebiliriz. Birincisi; halkın yıldırılması. Buna örnek olarak 12 Eylül darbesini gösterebiliriz. İkincisi, Batı ile ilişkilerin kesilmesi. Üçüncüsü, zayıf iktidarların yıkılması. Buna örnek olarak da Refah-Yol iktidarını yıkan 28 Şubat Post modern darbesidir. Batı illerimizde Kayseriye bakış bir küçümseme şeklinde tezahür ederdi. Şimdi bakıyorum da Kayseri adeta batı illerinden ve düşüncesinden intikam alıyor diyerek konuşmasını tamamladı ve söz hakkını talebim doğrultusunda bana verdi. Bende Gazze krizi ve çözümler noktasında aşağıdaki ifadelerimi sundum.
Gazze ye giden insani yardım konvoyunda katil İsrail’in katliamı ile hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
İsrail’in; silahsız insanlara silah ve bombalarla kanlı bir operasyon düzenlemesi insan haklarına, evrensel hukuka ve savaş hukukuna aykırıdır. Ayrıca bu vahşeti mazur göstermeye çalışması da alçaklıktır. Bu nedenle katil İsrail’i şiddetle kınıyorum.
İsrail’in böyle bir vahşeti gerçekleştirmesinin nedenleri ne olabilir. Hafızalarımızı yoklarsak, one minute krizi ile başladığını düşünebiliriz. Bunun yanında Türkiye de sermayenin el değiştirmesi olayı da bir neden olabilir. İsrail’in desteklediği işadamları yerine Türkiye de yeşil sermayenin güçlenmesi İsrail’in düşmanca tavır beslemesine bir nedendir. Bence en önemli neden sayabileceğimiz olay İsrail’in kurguladığı Türkiye’nin laik batıdan uzaklaşmaya başlayıp, Orta Doğuda lider olma strajedisine karşı duyulan tepkidir. Yıllardır tehdit oluşturmayan Arap ülkelerinin Türkiye’nin liderliğinde hareket etmesi, İran ve Suriye’nin Türkiye ile iyi ilişkileri İsrail için tehdit oluşturmaya başlamıştı. İnsani yardım gemilerine Türkiye hükümetinin Türk-sat üzerinden yayın izni vererek destek olması, İsrail’in kudurmasına sebep oldu. Bu nedenlerden dolayı katil İsrail bu affedilmez katliamı gerçekleştirdi. Kanaatim odur ki bu korsanlık Osmanlı zamanında olsa idi bir savaş sebebi sayılırdı. Ama bugün için savaş sebebi olabilir mi bilmiyorum.
İsrail Türk halkının nefretini kazanarak bir yere varamaz. Türkiye’nin BM Güvenlik Konsey’indeki geçici üyelik statüsünü kullanıp 139 üyeden imza alıp, uluslararası konferans çağrısı yapıp Orta Doğuda kalıcı barışa engel nükleer silaha sahip İsrail’in nükleer silahlardan arındırılmasını sağlamak için yaptığı bu çalışmalar İsrail’i çileden çıkarttı.
İsrail için bahane denizi tükendi. İsrail sadece silah ve şiddetten anlar. İsrail meşrutiyetini kaybetti. Suçu savunması acizliğin, edepsizliğin itirafıdır. Eline Türk kanı bulayan İsrail Camii duvarına pisledi.
Bu krizin çözümü nedir? Öncelikle bu katliamın nasıl cereyan ettiğinin iyi anlaşılması için eksiksiz ve tarafsız bir soruşturma yapılması gerekir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey’inin kınaması yetmez. Kesin yaptırımlar uygulanmalıdır. Ekonomik ve siyasi boykot uygulanmalı. Nükleer silahlar elinden alınmalıdır.
Bundan sonra İsrail Türkiye’den ve tüm dünyadan özür dilemelidir. Katlettiği ve işkence yaptığı tüm gönüllülere yüksek miktarda tazminat ödemelidir. Gemiler derhal iade edilmeli, giden yardımlar Gazze’ye ulaştırılmalıdır.
NATO yu olağan üstü toplantıya çağıran Türkiye NATO barış gücü kararı çıkarttırmalıdır. NATO bünyesinde Türk barış gücü Gazze şeridine yerleştirilmelidir.
Artık Filistin devleti kurulmalıdır. Gazze’ye ambargo kaldırılmalıdır. Kudüs’e uluslararası kent statüsü verilmelidir. Kudüsün tüm inançlara açık, politika dışı bir şehir haline gelmesi ve güvenliğininde NATO Türk gücü tarafından sağlanması son çaredir.
Benden sonra diğer konuşmacı arkadaşlar söz alarak konu hakkında taşıdıkları misyon doğrultusunda fikirlerini beyan ettiler. Programı moderatör Rasim Ozan KÜTAHYALI tüm katılımcılara teşekkür ederek tamamladı. Fikirlerinden, cesaretinden ve saygısından, birikimlerini bizle paylaştığından dolayı ben de kendisine teşekkür ederim.
Saygılarımla