“BİR SİNEK KOCA BİR DEVİ ÖLDÜREBİLİR AMA ŞIMARIKLIKLA ZAYIF ÖRÜMCEK AĞINDA ÖLÜR”
Düşman aramak, bulmak, bulupta kovalamak heveslisi değilim. Müslümanın işi de bu olamaz. Ama düşman zalim ve bir insanlığı küresel çapta uykusuz bırakacak korkunçluk ve zalimlikteyse mecbursun önlem almaya, okumaya, yazmaya ve de insanları uyarmaya, uyandımaya..10 tane işe yaramaz kardeşin olacağına 2 tane tatavacı yalakan olsun daha iyi derler. Bu sözü ülkemizdeki Ak Parti karşıtı olduğu kadar da Batı ve İsrail yağcısı yazarlara uyarlamak istiyorum. Asimetrik güçlerin yani az ama öncü, radikal, fanatik öncü birliklerin etkileri bire 10 ,100, hatta 300 gibi anormaldir.İsrail in konumuna asimetrik açıdan irdelemek de ayrı bir konu. Bu, sosyal ve psikolojik sosyolojinin tesbiti. 3 milyon İsrail e o kadar Arap yeniliyorlar entarili korkak adamlar vs. diyen ve hiçbir şeyden haberi olmayan insanların inandığı bu propagandaların arkaplanına değinmek lazım.
ONUN MEDYASI VAR
Yahudi asıllı ama dünyanın her tarafında yaşayan zengin Yahudilerin elinde küresel çapta tanınmış haber ajansları ve devasa medya kuruluşları. Dolayıısyla İsrail Yahudi devleti hayalinde olan TEVRAT deletini kurmak için atacağı bütün tarihi adımları bu küresel medya ajanslarıyla tandem halinde dolaşıma sokar..Adamların elinde olan kirli ve haram para her kapıyı açıp Yahudi değil hiçbir dini ve kutsalı olmayanları dahi Yahudilik için can vermeye hazır gönüllü Yahudi neferi kılıyor. Hatta Yahudi den fazla Yahudici oluyor bu paradan yemese dahi koklayanlar. Biz dahi hocalarımız ve bize şuur aşılamaya uğraşan fikir ağabeylerimiz Yahudiliğin bu”İHANET PLANLARINII” ve çevirdiği dalavereleri toplantı ve seminerlerde anlatırlarken ütopya sanıyorduk, hatta bu anlatanları paronayak sanıyorduk. Mavi Marmara nın ve yardım götüren kardeşlerimizin başına gelenler medyaya sirayet edince ben de okumak ve yazmaktan başka hiçbir özelliği olmayan bir gözlemci olarak gözümü medyaya çevirdim ve mercek altına aldım. Mili Selamet, Erbakan, Refah bahanesiyle din i İslamımıza ve onun ŞEAİR ine her türlü aşağılıkı yüklemi yükleyenler bunların başında geldi. Şimdi ne bahane edecekler nasıl bir ağız takınacaklar derken, inci ve mercan kabilinden kelamlar dökülmeye başladı. Bunlardan;Emin Çölaşan, Yılmaz Özdil, Fatih Altaylı, Oktay Ekşi, Fatih Çekirge, Oray Eğin,Bekir Coşkun ve Can Ataklı Yahudi yi yiğitçe savunlardı.
İSRAİL’İN HASSASİYETLERİNE SAYGI DUYALIM GERİSİNİ “….TİRET”Çİ TÜRK YAZARLAR.
Bu köşe ağalarımız siyonist İsrail’i savunmaya başladı olayın ilk sadmesi biraz geçince. Emin Çölaşan’ın da yazdığı kartelin tetikçisi SÖZCÜ, hükümeti suçlayarak, “Bile bile ölüme gönderdiler” diye yazdı. Emin Çölaşan ise Filistinli Müslümanlar ile PKK cı Kürtleri bir tuttu.. Yazısında gemi hakkında haberler yapan medya kuruluşlarına da saldıran Çölaşan, gemide şehit olan kişilerin sorumlusunun AK Parti olduğunu iddia etti. İsrail’in gemilere izin vermediğini büyük bir şevkle yazan Emin Çölaşan, insani yardım gemisini organize eden kişileri, katili protesto eden duyarlı vatandaşları kınadı. Hürriyet ise konuyla ilgili olarak barış eylemcilerine ithamda bulundu. Yılmaz Özdil de köşe yazısında, Türkiye’de yaşayan Musevi çocuklarının tedirginliğini, Gazze’de yaşayan çocuklarla aynı kefeye koydu Herkes Türkiye de hangi Yahudi çocuğuna saldırı oldu ki diye sordu... Habertürk yazarı Bekir Coşkun da İsrail korosunun makamına ses uydurmada mahirdi. O da, yardım gemisini organize edenlere “aptallar”diyen mealde, İsrail lilerden aferin ve dahi madalya alacak mürekkepler işedi köşesinde. Fatih Altaylı, Habertürkteki programında, “Yapılanlar savaş nedeni değildir. Şunu da unutmamak gerekir, İsrail’in hassasiyetlerine de saygı göstermeliyiz. Diyelim ki Avrupa’dan bir grup serseri, ‘Biz PKK’ya yardım götüreceğiz’ deseler ve İskenderun Limanı’na demir atmak isteseler, Türkiye ne der?” diye konuştu.Aldığı dayanılmaz tepki üzerine her zaman yaptığı gibi kıvırdı, bir sonraki yazısında İsrail hükümetini istifaya çağırdı.Adamlarda yüz yoksa mezhepte geniş.
Hürriyet’ten Oktay Ekşi, kısaca ve utanmazca” Bu işe devletimiz karışmasın” dedi. Gemimize el koyan onların gönüllü kuruluşları gibi. Yardım gemisindekileri oranın sivil insanları katletmiş gibi. İnsan başka bir ülke insanını niçin bu kadar sevebilir diyor ve zihnin arka taraflarında küflenmiş komplo teorileri ayaklanıyor, insanı oturamaz kalkamaz uyuyamaz ediyor billahi.Bu ne Yahudi aşkı hümanizma diye buna derim Oktay Amca.. Anlı şanlı bir başka kartel şövalyesi fatih Çekirge ye göre ise” PROTESTOLARIN İSLÂM GÖRÜNÜMLÜ”olması kötü. Adam İlyas Salman ın kendi kendisiyle konuşmasını hatırlıyor ve “ONLAR MÜSLÜMAN OLMASA GAZZE DE TÜRKLERİN İŞİ NE”..ne diyesi geliyor. Onlara göre İslami olan her şey kötü. Darbeci, cuntacı MUCİP ATAKLI nın kökünden gelen darbeci tohumu Can Ataklı da hükümeti gavur ilan edenlerdendi. Eşcinsel,şeşcinsel, beşcinsel dedikleri cinsten olduğu yazılan Oray Eğine göre de “İSRAİL MAĞDUR”du sevgili okuyucu. Adam kendi kendine; “Eğer Yahudi dışarıdaki yazar, çizer ve medyatörlere para veriyorsa doğru adamlara yatırım yapıyor diyorum.” O yönden insan hayran kalıyor. Kendi Ortodoks Yahudi yazarları bunların onda biri etkili olamaz Türk kamuoyunun kafasını karıştırmakta.
ŞİDDETİ YAPTIRAN BOZULMUŞ KİTAPTAN..
“Şimdi git… Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini öldür.” (Tevrat, I. Samual Bölümü, 15/3)
“Ve Tanrı’nın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acımayacaksın.” (Tevrat Tensiye Bölümü, 7/3)
“İşte benden ve miras olarak sana milletleri, mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın.” (Tevrat, Mezmurlar Bölümü 2/8-9)
“Ve Rabbin sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak.” (Tevrat, Tesniye Bölümü 7/16)
“Et yiyin ve kan için. Yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz… Sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.” (Tevrat, Hezekiel Bölümü 39/ 18-20)
“Onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü için onları hazırla.”(Tevrat, Yeremya Bölümü, 12/3)
Yer kürenin ve Allah ın arzının yüz karası olan cismi küçük ama zülmü büyük Yahudi Siyonist terör varlığına karşı alınan kararlar, ‘Yaptırımı olmayan tavsiye kararlar’ oldu asıl işlevinin ne olduğunu anlayamadığım BM de. Ve adam muharref –Aslı bozulmuş—tevrat adına diyerek kesmeye, öldürmeye devam ediyor. Şimdi herhalde bu batılları Kur an duvarına çarpmış gibi inşallah.
YAHUDİ TERÖRÜN DİP KÖKLERİ
İngilizlerin Filistin topraklarını işgal etmelerinin (1918) hemen ardından bu topraklara akın etmeye başlayan Siyonist Yahudiler ilk terör örgütlerini de bölgede 1920 yılında kurmuşlardır. (Diğer ülkelerde daha önce kurulmuş Siyonist Yahudi terör örgütleri bulunmaktaydı. Selanik’teki, Almanya’daki terör örgütleri gibi.) Bu terör örgütünün adı Hagana’ydı. Bunun ardından diğer Yahudi terör örgütleri de kuruldu. Bunların en ünlüleri; Irgun ve Lahome Herut adlı örgütlerdi. Bu örgütler hem Filistin’de yaşayan Müslümanlara karşı, hem de kendilerine Filistin’in kapılarını açan İngiliz işgal kuvvetlerine karşı terör eylemleri düzenliyorlardı. Bu örgütler tarafından gerçekleştirilen terör eylemlerinde çok sayıda insan öldürülmüştür. (Şunu da belirtelim İngilizlerle Yahudi terör örgütlerinin çarpışması bir oyundan ibaretti.)
Lahome Herut adlı terör örgütü Abraham Stern adlı Yahudi tarafından kurulmuştur. Bu örgütün mensupları haşhaş kullanırlardı ve ferdi terör eylemlerinde çok iyi yetiştirilmişlerdi. Bunlar eylemlerini daha çok işgalci İngilizlere yöneltiyorlardı. Başlangıçta İngilizlerle işbirliği içinde olan Hagana ve Irgun terör örgütleri II. Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizleri Filistin’den çıkmaya zorlamak ve kendilerinin Siyonist varlığını kurabilmeleri için şartları hazırlamak amacıyla İngilizlere karşı Lahome Harut terör örgütüyle işbirliği içine girdiler. Yukarıda adı geçen ve daha başka Siyonist terör örgütlerinin gerçekleştirdiği eylemlerden bazıları ise şunlardır:
CİNAYETLERİN KISA KRONOLOJİSİ
1--Kral Davud Oteli’nin Havaya Uçurulması (22 Temmuz 1946):
Irgun terör örgütünün militanları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu olayda 96 kişi öldü, 45 kişi de yaralandı. Ölenlerin 17’si de Yahudi’ydi. Irgun militanları bu oteli örgütlerine ait bazı eylem planlarının bu otele götürülmesi dolayısıyla vesikaları yok etmek amacıyla havaya uçurmuşlardı.
2--Deir Yasin Katliamı (09 Nisan 1948):
9 Nisan 1948 tarihinde yine Irgun terör örgütüne bağlı militanlar sabaha doğru Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyüne baskın düzenlediler. Bu baskında yaralı olarak kurtulabilen birkaç kişi dışında bütün köy halkı öldürüldü. Öldürülenlerin çoğu kadın ve çocuktu. Yahudi teröristler hamile bir kadının karnını yararak karnındaki çocuğu da öldürmüşlerdi.
Deir Yasin katliamının gerçekleştirildiği sırada Irgun terör örgütünün lideri olan Menahem Begin (Yahudi terör varlığının başbakanı 1978) olayla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır: “Bu önemli bir stratejik eylemdi. Bu eylemi gerçekleştirme şerefi sadece Irgun örgütüne ait değildir. Bu eylem Şatiron’un ve Balamah örgütündeki topçu birliğin katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.”
3--Kibya Katliamı (09-18 Temmuz 1948):
12 Ekim 1958 gecesi Ariel Sharon (Yahudi terör varlığının başbakanı 2004) komutasındaki “Birlik 101″ adını taşıyan 500 kişilik Yahudi komando birliği Batı Yaka’da bulunan Kibya adlı Filistin köyüne baskın düzenleyerek 67 kişiyi öldürdü. 75 kişiyi de yaraladı. Baskında 45 ev de enkaz haline getirildi. Yahudi teröristler aynı gece iki Filistin köyünü de ateşe verdiler.
4--Tünel Olayı ve Kudüs Katliamı
Likud Partisi lideri Netanyahu (1996′da başbakan) iktidara gelmesinden sonra bu mukaddes mabedi yıkma amacına yönelik çalışmalarını açıktan yürütmeye başladı. Mescidi Aksa ile Hz. Ömer Camisi’nin içinde bulunduğu haremi şerif bölgesinin altından geçen tünelin açılışını yaptı.
Kudüs Müslümanları söz konusu tünelin ne amaç için kazıldığını çok iyi bildiklerinden Mescidi Aksa’ya yönelik Siyonist emellerin önünü kesmek gayesiyle ayağa kalktılar.
Terörist işgal yönetimi olayların sıcaklığının devam ettiği 27 Eylül Cuma günü de Cuma namazı esnasında Mescidi Aksa’yı 4000 askerle kuşatmaya aldı. Bu kuşatma esnasında, namaz kılan Müslümanların kafalarına kurşun sıkan terörist Siyonist askerler 12 Müslüman’ın şehit olmasına birçoklarının da yaralanmasına sebep oldular. Cuma günü gerçekleştirilen saldırıda şehit edilenlerle birlikte Müslümanlardan ölenlerin sayısı yetmişi aşarken yaralananların sayısı da iki bine yaklaştı. Yaralananların bazıları da daha sonra hastanelerde hayatlarını kaybettiler.
5--İsrail – Lübnan katliamı 16 – 26 Temmuz 2006
Ariel Şaron’nun başbakanı (2006) olduğu Yahudi terörist varlığı Silahlı Kuvvetleri Lübnan topraklarına saldırdı. 12 Temmuz – 14 Ağustos 2006 tarihleri arasında sürmüş olan silahlı çatışmadır. 1000′den fazla sivil Müslüman katledildi.
6-- şu an Gazze; “Terör çetesi yine iş başında!
Yahudi terör varlığı içerisinde iktidar kavgası ve çekişmeler yaşanırken bundan çıkış yolu olarak yaşanan katliam öngörülmüştür. Son dönemlerde birbirine düşen terör çeteleri nefes almak ve seçim öncesi birliktelik oluşturmak için Müslümanların kanlarını akıtmayı yeğlemişlerdir.
KISACA TERÖRİSTLERİN İDARESİNDEKİ İSRAİL
BM. Filistin topraklarının bölünmesine dair karar aldığında Yahudilerin eğitim görmüş silahlı yetmiş beş bin militanı bulunuyordu. İşte Yahudi terör varlığı bu terörist militanlar tarafından kurulmuş ve yöneticileri de onların arasından çıkmıştır. Yahudi terör varlığının ilk başbakanı Ben Gurion 1945 yılında Yahudi terör örgütleri arasında ortak koordinasyon kurulmasını sağlayan kişidir. Bu ortak koordinasyonun kurulmasından sonra Ben Gurion 01 Ekim 1945′de bütün Yahudi terör örgütlerine hareket emri verdi ve bu emir doğrultusunda çeşitli eylemler gerçekleştirdi.
Camp David anlaşmasının imzalandığı sırada Yahudi Siyonist terör varlığı başbakanı olan ve Yahudi Siyonist terör varlığı tarafından bu anlaşmaya imza koyan Menahem Begin (1977′de başbakan) 1943′ten itibaren Irgun terör örgütünün liderliğini yapmıştır. Deir Yasin katliamı ve Kral Davud Oteli’nin havaya uçurulması eylemleri onun militanları tarafından gerçekleştirildi. Irgun terör örgütü bunların dışında da pek çok terör eylemi gerçekleştirmiştir. Aynı Menahem Begin 1978 yılında Mısır devlet başkanı Enver Sâdât’la birlikte Nobel barış ödülüne lâyık görüldü.
KATLİAMLARINI ANLATMAYA DEVAM EDELİM..MÜSLÜMANLARI ÖLDÜR ÖLDÜR BİTMİYOR
A-Kefer Kâsım Köyü Katliamı (29 Ekim 1956):
Yahudi siyoninst terör varlığı, Fransa ve İngiltere’nin işbirliği yaparak Mısır’a ortak saldırıda bulunmalarıyla başlayan 1956 Süveyş Savaşı’nın hemen başlangıcında 28 Ekim 1956 akşamı siyonist terörist askerler Sina’daki Kefer Kâsım köyünde büyük bir katliam gerçekleştirdiler. 28 Ekim akşamı saldırıya uğrayan köylülerin tümü bu saldırıda öldürüldü.
B-Ürdün Katliamları (15 Şubat, 04 Haziran 1968):
Yahudi Siyonist terör varlığı uçakları Ürdün nehri boyunca 15′ten fazla Filistin köyüne havadan napalm bombası yağdırdı. Saldırıda resmi rakamlarla 56 kişi feci şekilde can verdi. Haziran ayında İrbid şehrini bombalayan Yahudi Siyonist terör varlığı uçakları 30 Filistinlinin ölümüne neden oldu.
C--Abu Za’abel Katliamı (12 Şubat 1970):
Yahudi Siyonist terör varlığı uçakları Mısır sınırındaki Abu Za’abel’i havadan bombaladılar. Saldırıda hedef seçilen bir fabrikadaki 70 işçi öldü.
D--Sha’a Katliamı (08 Nisan 1970):
Mısır’ın başkenti Kahire’ye 80 kilometre mesafedeki Sha’a eyaletinde bir okulu bombalayan Yahudi Siyonist terör varlığı uçakları 46 çocuğu katletti.
E--Suriye Katliamı (08 Eylül 1972):
Suriye hava sahasını ihlal eden Yahudi Siyonist terör varlığı jetleri yedi köyü bombaladı. Saldırıda en az 200 kişi hayatını kaybetti.
F--Libya Katliamı (19 Şubat 1973):
Libya Havayollarına ait bir yolcu uçağı Yahudi Siyonist terör varlığı tarafından düşürüldü. İçindeki 107 yolcu ve mürettebat hayatını kaybetti.
G--Beyrut Katliamı (20 Temmuz 1981):
Lübnan’ın başkenti Beyrut’a hava saldırısı düzenleyen İsrail jetleri, 300 sivili öldürdü. Yüzlerce sivil aynı saldırıda yaralandı ya da sakat kaldı.
H--Sabra ve Şatilla Katliamı (15-16 Eylül 1982):
Sabra ve Şatilla katliamı Yahudi Siyonist terör varlığı askerlerinin 1982 yılında Lübnan’ı işgal ettikleri tarihte gerçekleştirilmiştir. Katliam, Yahudi Siyonist terör varlığı kuvvetlerinin başkomutanı Ariel Sharon’un (2001 tarihinde başbakan) gözetimi ve koruması altında Lübnanlı Hıristiyan falanjist milisler tarafından gerçekleştirildi. İşgalci Siyonist askerler 16 Eylül 1982 tarihinde Filistinli mültecilerin kaldığı Sabra ve Şatilla kamplarını buralarda ikamet edenlerin herhangi bir yere kaçmalarını önleyecek şekilde kuşatmaya aldılar. Arkasından Lübnanlı Hıristiyan Falanjist milisler Siyonist terörist askerlerin gözetimi altında kamplara girerek büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Lübnan hükümetinin açıklamasına göre bu katliamda toplam 991 kişi öldürüldü. Bunlardan sadece 328 kişinin kimliği tespit edilebildi.
İ--Kudüs Katliamı (08 Ekim 1990):
Yahudiler Mescidi Aksa’nın daha önce Süleyman Mabedi’nin diğer adıyla Siyon Mabedi’nin bulunduğu yere inşa edildiği iddiasındadırlar. Bu yüzden Mescidi Aksa’yı yıkarak yerine Siyon Mabedi inşa etmeği amaçlarlar. Müslümanlar Mescidi Aksa’ya yönelik herhangi bir eylemi önleyebilmek için o gün bu mescide toplandılar. Bu arada terörist Yahudilerin amaçlarını gerçekleştirmek için ısrarda bulunmaları ve dolayısıyla Müslümanlarla terörist Yahudiler arasında tartışma çıkması üzerine önceden Mescidi Aksa çevresine mevzilenmiş olan terörist Yahudi askerleri ve polisleri Müslümanların üzerine gaz bombaları atmaya ve silahlarla ateş etmeğe başladılar. Yahudi Siyonist terörist askerler Müslümanlara vahşice saldırılarda bulunmakla kalmadılar. Yaralı Müslümanlara acil müdahale yapılmasına, yaralıları hastanelere nakletmek için gelen ambülânsların olay yerine girmelerine de engel oldular. Olayları yaşayanlar, Müslümanlardan bazılarının acil tıbbi müdahale yapılmadığından öldüğünü bildirdiler.
J--Hz. İbrahim Camii Katliamı (25 Şubat 1994):
25 Şubat 1994 Cuma günü Filistin’de Siyonist Yahudiler korkunç bir katliam gerçekleştirdiler. Müslümanların sabah namazını kılmakta oldukları bir sırada Siyonist Yahudilerin Halil İbrahim Camii’ne düzenledikleri saldırıda 50′den fazla Müslüman şehit edildi, 300′e yakın Müslüman da yaralandı.
K--Kana Katliamı (18 Nisan 1996):
Saldırıda Kana mülteci kampının havadan bombalanması sonucu çoğu çocuk ve kadın yüzden fazla insan hayatını kaybetti. O katliamda kafaları kopan çocukların oluşturduğu acı manzaralar zihinlerden silinmiş değildir.
L--Cenin Katliamı (3-15 Nisan 2002):
Batı Şeria’daki Cenin Mülteci Kampı’na zırhlı birliklerle saldıran terörist, Siyonist Yahudi varlığı ordusu yaklaşık 1.300 sivili katletti.
M--Nuseyrat Katliamı ( Mart 2004):
Gazze’deki Nuseyrat ve Bureyc mülteci kamplarına giren terörist, Siyonist Yahudi varlığı askerleri aralarında dört çocuğun da bulunduğu 14 sivili öldürdü. Daha da katletmeye devam ediyor…
Son mavi Marmara hadisesiyle de İsrail Türk kanı dökmüş oldu. Devlet derken aslında haysiyetli ve saygıdeğer bir yapı çağrıştırıyor zihin. Artık bundan sonra devletlik haysiyeti ve onuru kalmamıştır İsrailin terör örgütü ….gibi bir vahşet oluşumu ortada olan. Ona yazılarıyla sözleriyle destek verenler de terörist oluşumun, örgütün destekçileridir. Artık Allah ın CC gayretine dokunacak işlere kalkışıyor yeryüzü egemenleri ve çağdaş firavunlar. İnsanlıkta bıktı bu zülümlerden.. İnşallah iyi olur.. Yeryüzünün en büyük ve onurlu sivil itaatsizliğini gerçekleştirerek terörist Yahudi nin maskesini düşüren ve onu dünya çapında kepaze eden İHH yı saygıyla selamlıyorum efendim….Şehitlerimize RAHMETULLAHİ ALEYHİM ECMAİN..Esselam..