1984 yılında ülkemizin doğu bölgesinde görülen terör olayları, bu güne kadar devam ede geldi. Bugünlerde gencecik 20 yaşındaki körpe bedenler yine toprağa düşüyor.
Terörde geride bırakılan süre oldukça uzun.
Tabi ki bu süre içinde adı geçen bölgede oldukça farklı bir değişim yaşandı.
Yöre insanı bu bölgede terörden çok hem de çok çekti.
Yıllarca büyüklerinin yaşadığı, kendinin yaşadığı, kısacası atalarının yaşadığı köyünün topraklarını viran halde bırakarak, kendilerince daha güvenli yerlere gittiler.
Yürekleri yandı, baba topraklarından, köylerinden koparken.
Ellerinde ki topraklardan rızasız kopma sonucu üretim güçlerini de resmen yitirdi.
Bu cefakâr insanların kimileri canlarını kayıp ettiler.
Tarımda kayıp ettiler.
Hayvancılıkta kayıp ettiler.
İşte ve aşta kayıp ettiler.
Bütün bu kayıplar yaşamda ayakta kalmak uğruna yapıldı.
Şimdi bu insanlarımız çok zor durumdalar.
Dün başkalarına ekmek veren insanlar, bugün ekmek almaya muhtaç duruma düştü.
Yıllardır, bu bölge insanının gözyaşı kurumadı.
Kimdir bu gözyaşının sorumlusu?
Elbette terördür.
Eli kanlı terördür.
Terör yöre insanın canını, malını, almakla kalmadı, yarınına, geleceğine de ipotek koymaya çalışıyor.
Terör hedefine ulaşabilmek için yöre halkına, kanlı eylemlerini, vahşet denilen saldırılarını yapmaktan hiç çekinmedi.
İnsanları sindirmek için olmadık kanlı eylemler yaptı.
Dün kundak da öldürülen bebekler unutulmadı.
Terör acımadan bölgede binlerce ocak söndürdü.
Yaban ülkelerine gencecik fidanları sürükledi.
Bu genç fidanların çoğu, tanımadıkları yaban ellerinde, adını dahi bilmediği bir hiç uğruna,
yaşamlarını yitirdi.
Şimdi sorarım?
Bu bölge insanı mutlu mu?
Bu mutluluğu yöreye terör mü getirdi?
Iraktan beslenen terör, bölgeye huzur ve mutluluk mu dağıtıyor?
Terör belasıyla komşu Irak baştan sona değişmedi mi?
Ummadık ellerce komşunun en değerli milli kaynaklarına ve şahsiyetine el konulmadı mı?
İnanın işgalcilerin bu bölgede geçerli bir mazeretleri de yok.
Ülkeyi işgal eden işgalcilerin, Irak’tan ayrılma tarihi de keyfiyete bağlı değil mi?
İnanın dün aç gezen Irak, bugün ve yarın da aç gezecek.
Yanlış okumadınız yarın da aç gezecek bu insanlar.
Terör bölgede yağmacılara kapı araladı.
Bu yağmacıların adres ve yurtları açık seçik belli.
Bütün dünya Onları tanıyor.
Biz kendi bölgemizde biz ne yaptık?
Mehmetçik canı pahasına korudu, yurdun her köşesini.
Bazen kahpe kurşunlarla gencecik bedenlerini verdi, vatan uğruna.
Analar en acılı günlerinde taş bastı bağılarına.
Yörede öğretmenlerimizi şehit verdik terör uğruna.
Yöre insanına hizmet veren köylerde ki sağlık çalışanlarını şehit verdik.
Kışın köy yollarını açmaya çalışan devletin işçilerini memurlarını görevlilerini şehit verdik.
Yüreklerimiz yandı, her acı haberde.
Devlet geçen bu süre içerisinde vatandaşımızı korumak için çeşitli çözümler üretti.
Terörle ilgili yasalar uygulamaya konuldu, insanlarımızı korumak için.
Geçen bunca sürede Türk Halkı olarak şunu net olarak öğrendik ki terör dış desteklidir.
Bizi zor duruma düşürmek isteyen devletlerle de yan yanayız, kol kolayız.
Durum böyle iken biz millet olarak, teröre karşı farklı politika üretmek zorundayız.
İçerdeki terörü bitirebilmek için dışarıdaki terör destek noktaları mutlak silmeliyiz.
Bu yapılması gereken acil bir durumdur.
Bu karar ileri bir tarihe bırakılamaz.
Çünkü aciliyeti var.
Terör başlarının adresleri bellidir.
Destekçiler bellidir.
Unutmayalım, Türk Milleti büyüktür.
Haklı olduğu durumda esareti asla kabul etmez.
Yarın bu ülke çocuklarının mutlu olması şarttır.
Bu nedenle terörle mücadelede farklı, hem de çok farklı çözümleri uygulamaya koymak kaçınılmazdır.
Çözüm yeri ve adresler kesin bellidir.
Bu A veya B de yer alan adreslerdir.
Unutmayalım
Türk Milletinin mutluluğu ve geleceği için, terör her nerde besleniyorsa kökü kazınmalı,
1984 yılı başlangıçlı bölge Terör Ahtapotunun kolları budanmalıdır ki ölümü kolay olsun.
Bunun içinde Yasal ve Türk Kolluk Kuvvetlerinde yapısal alanda ne değişiklik gerekiyorsa,
tez elden yapılmalıdır.