Seminerler, kültür gezileri ve GYK toplantılarının bir arada yapıldığı Mazlum-der Genel Merkezini, Şubeleri ve GYK üyelerini buluşturan toplantı Van’da gerçekleşti. 03.07.2010 Cumartesi günü başlayan etkinlikler 04.07.2010 Pazar günü sona erdi.
Biz Kayseri Şubesi olarak üç kişilik heyetle, Mavi Marmara gemisinde İsrail katliamında şehit düşen Diyarbakırlı kardeşimiz Ali Haydar BENGİ ve Siirtli kardeşimiz İbrahim BENLİ’nin ailelerine taziye ziyareti için 01.07.2010 Perşembe gecesi saat 12.00’de yola düştük.
Malatya, Elazığ illerine Kayseri’den selamlar götürerek Cuma sabahı Diyarbakır’a ulaştık. Kısa bir istirahatın ardından Şehit Ali Haydar BENGİ’nin babası ve kardeşi ile buluşarak taziyede bulunduk, acılarını paylaştık ve Kuran okuduk. Diyarbakır’dan Siirt’e ulaşmak için 11.30’da yola çıktık. Cuma namazımızı Batman’da ifa ettikten sonra saat 15.00’de Siirt’e ulaştık. Siirtli şehidimiz İbrahim BENLİ’nin oğlu ve Mavi Marmara gemisi gazilerinden Metin Beyle buluştuk. Acılarını paylaşıp, taziyede bulunduk. Van iline gitmek üzere saat 16.00’da Siirten ayrılıp Bitlis, Tatvan, Gevaş ve Edremit güzergâhından akşam 21.00’de Van’a ulaştık. Yol boyunca edindiğim izlenimler, harika doğa güzellikleri içerisinde sık-sık yol yapım çalışmalarının yoğunlukla devam ettiği güzergâhta kültürel zenginliklerinde çok fazla görüldüğü yerler… Hele ki Bitlis, beni çok etkiledi. Sık-sık kamera ve fotoğraf çekimlerimle bu geziyi anlamlandırdım.
Akşam istirahatından ve sabah kahvaltısından sonra Gökkuşağı Derneği Başkanı Faruk DEMİR Beylerin yakın ilgisi ile Memur-Sen Van temsilciliğini, Van kalesini, eski Van evlerini ve harika bir ortam olan Van kahvaltı salonlarını gezdik. Saat 13.30’da ki Mazlum-der Van Şubesinin ve bileşenlerinin ortaklaşa düzenlediği basın açıklamasında bulunduk.
Van Belediyesinin Kültür etkinlikleri programını izledik. Saat 14.15’deAkdamar Adası’na gitmek üzere şehir merkezinden ayrıldık. Bindiğimiz deniz aracı ile Akdamar Adası’na indiğimizde saat 15.30’u gösteriyordu. Van gölü muhteşemdi ama o gölün ortasındaki Akdamar Adası büyüleyici bir güzellikti. Yer-yer yıpranmasına rağmen adada bulunan kilise yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyordu. Fotoğraflarla süslediğim Akdamar Adası ziyaretimde dalgalanan Türk bayrağını resimlerken :”Ne güzelde yakışmış Türk bayrağı “ sözlerime tanımadığımız bir genç tarafından :” Beyefendi, eskiden Türk bayrağı idi artık Türkiyeli bayrağı oldu.”deyince şok oldum. Cevap vermeme fırsat kalmadan hızla uzaklaşan genci belediye kültür etkinlikleri çerçevesinde halay çeken diğer gençlerin ararsında gördüm. İzleyenler içerisinde yoğunlukla yabancılar vardı. Türkçe konuşmaların olmadığı sadece Kürtçenin konuşulduğu o ortamda, hele bir de ellerinde Kürdistan bayrağı taşıdığını görünce şaşkınlık içerisinde izlemekle yetindim.
Saat 17.00’de ayrıldığımız Akdamar Adası’nı gölün ortasında hayranlıkla izledim. Akdamar Adası muhteşem görünümü, seyir zevki ve orada yaşananlar düşündüren argümanlardı. Konakladığımız eğitim tesislerini şehre çok uzak ve yol güzergâhının iyi olmaması, ulaşımı önemli ölçüde aksatıyor. GYK toplantısının Pazar günü saat 14.00’te tamamlanmasından sonra saat 15.00 te Van ilimizden ayrılırken, gördüğüm güzelliklerin tadını çıkarıyor, beni şaşırtan bazı görsellikleri hala düşünüyordum.
Bu güzel seyahatimizde bizlerle yakından ilgilenen eğitim camiasından Mehmet Bey ve ailesine, Gökkuşağı Derneği Başkanı Faruk Demir Bey’e ve Mazlum-der Van Şube Başkanı Abidin Bey’e teşekkür eder, şükranlarımı sunarım.
Yaşadığım üç günlük izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Sabır gösterip okuduğunuz için de ayrıca şükranlarımı sunarım.
SAYGILARIMLA…